CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel şu ifadeleri kullandı;
"Bu partiyi, bu partinin belde binalarını açmışım. İlçe binası açmışım, il binası açmışım ve canımı verecek kadar sevmişim. Adını "Baba Ocağı" koymuşum. Bütün Türkiye'yi de oraya çağırmışım. Genel başkan olup 5 ay sonra, 47 yıl sonra partimizi söz verdiğim gibi 1. parti yapmışım. Tayyip Bey'i rahatsız etmişiz. Bizim partiyi bölmek için bize "butlan" oyunu yapmaya kalkmış. Çok beklersin Tayyip Efendi, çok beklersin.
Diyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi'ni Tayyip Bey'in yargı hamlesi ortadan ikiye bölecekmiş, karpuz gibi. Bir karpuza benzetecekse ne ortadan ikiye bölebildi, ne %60'a %40, ne %70'e %30. Karpuzun her bir tarafı bir arada duruyor. Tayyip Bey'e de sapı kalmış. Hayırlı uğurlu olsun. %1 değil, milletin %99'u bizimle beraber. O %1, ortadan böleceğim dediği karpuzun sapıdır. Biz milletimizle beraberiz. Milletimizle birlikteyiz. Gönül gönüleyiz, milletin gönlündeyiz.
Buradan şunu söyleyeyim. Burası... Yanımda Arif Başkan var. Çalışkan. Bana Halk Ekmek Fırını'nı anlatıyor. "18 kişiye istihdam sağlıyoruz" diyor. "Her tarafta büfeler açtık. Ekmeği 7 liraya, 7,5 liraya veriyoruz" diyor. Bugün memlekette çiftçi 1 kilo buğday satıyor, ona da 16 lira veriyorlar. Sözde 13 liraya alıyorlar. Çiftçi Niğde'de 1 ekmek alamıyor ama Melendiz'de 7,5 liraya ekmek dağıtan, sattıran Arif Başkanıma helal olsun.
Zorluklarını biliyorum. Kilit taşlarını ne zorluklarla döşemiş. Hizmet etmeye uğraşıyor. Ama size söyleyeyim; bizim elimizden güya partimizi, binamızı, otobüslerimizi, araçlarımızı aldılar ya, biz burada, çiftlikte bir bankın üstündeyiz ya... Aha da şöyle söylüyorum: Bir tarafta binalar, araçlar, paralar; bir tarafta bankın üstünde iktidara yürüyenler var. İktidara.
Size söz veriyorum. Yapılacak ilk seçimden sonra ben buraya geleceğim. Muhalefetin, ana muhalefetin değil; iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. Bu zor günlerde hizmet eden Arif Başkan'a ve Çiftlik'e tarihinin en büyük yatırımlarını yaptıracağım, Allah'ın izniyle.
Artık biz yenilgiden bıkmış, kazanmaya yemin etmiş, ilk girdiği seçimi kazanmış, Erdoğan'ın partisini tarihinde ilk kez yenmiş, yani kazanan CHP'yiz. Bugün Niğde'de hep tarihte yanlış tarafta duranlar "butlan" görevini kabul edebilirler. Partide hep kaybetmiş, kaybettirmiş olanlar, hele hele son yerel seçimlerde ihanet etmiş olanlar gidip de kendilerine partilerde, şehirlerde butlanın yanında yer bulabilirler.
Biz gerçek, kazanan, kaybetmemiş, kaybetmeyecek CHP olarak; bu partide bu partiye hiçbir gün kötülük etmemiş, yüreğinde parti sevgisi olanlarla, aha da bunlarla, aha da sizinle, aha da bu ahaliyle hep birlikte iktidara yürüyeceğiz. Hep birlikte, inşallah.
Bundan sonra tarihin yanlış tarafında duranlar dursun. Bizimle yürüyecekler önümüzdeki günlerde ya Cumhuriyet Halk Partisi'ni, partimizi geri alacağız ya da başka çare bırakmadıklarında yeni bir yol bulacağız. Ama illaki iktidara varacağız. İllaki.
İktidar. İktidar. İktidar.
Benimle birlikte bu yolda yürümeye var mısınız? Var mısınız?
Yolun sonunda çiftçinin bütün borçlarının, bütün faizlerinin silindiği, ana paranın yıllara bölündüğü, çiftçimize ikinci bir şansın verildiği bir süreci açıklayacağız. Çiftçiler için ikinci şans, ikinci bahar paketini açıklayacağız. Emeklileri açlıktan kurtaracağız. Emeğin, alın terinin hakkını tam olarak vereceğiz. Esnafı düştüğü zorluklardan kurtaracağız.
Biz halkın partisiyiz, milletin partisiyiz, Türkiye İttifakı'yız. Bütün Çiftlik'i, bütün Niğde'yi, bütün Türkiye'yi birlikte kucaklayacağız. Partimizi büyüteceğiz. Ülkede güçlük çekenin, yokluk çekenin sırtını sıvazlayacağız, arkasında duracağız. Yoksulu, garibanı, çiftçiyi, köylüyü, işçiyi kayıracağız. Bunların kayırdıklarını kayırmayacağız.
Şuna inanın ki yolumuzda bizimle birlikte sadece CHP'liler, sosyal demokratlar değil. Bugün bizimle birlikte geçmişte iktidara oy vermiş, pişman olmuş kararsızlar yürüyor. Cumhur İttifakı'ndan ayrılanlar yürüyor. Türkiye'nin muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları yürüyor. Bizimle birlikte bu millet iktidara, kurtuluşa, güzel günlere yürüyor.
Türkiye, güçlüklerin; Türkiye siyasi tarihi ise travmaların tarihidir. Ama ardından gelen büyük başarıların da tarihidir. Bugün görüyoruz ki bıçak kemiğe dayanmış. Bu millet sosyal patlamayı sandıkta yapar. Milletin sandık sabrı vardır. Elbette sabır taştı. Elbette erken seçim isteniyor. Elbette büyük bir mücadele veriliyor. Ama göreceksiniz; sandığa gidecek bu millet, hesapları altüst edecek bu millet. Öyle %50+1 ile değil, %70 ile bu iktidarı değiştirecek bu millet.
Ben arkadaşlarımla birlikte parti yönetimine gelince dedim ki: "5 ay sonra ya parti 1. parti olacak ya da bırakıp gideceğim." Bana dediler ki: "Yıllarca duran, 14 seçim kaybedenler gitmiyordu da sen nereye gidiyorsun, 4 aylık genel başkan?" Dedim ki iddialı olacağız, iddia koyacağız ki başaracağız. 4 ay, 4,5 ay sonra girdiğimiz ilk seçimde 47 yıl sonra 1. parti olduk. Yolumuza devam ettik. Bizi kimse durduramaz."