Odunpazarı Belediyesi tarafından hizmete kazandırılan Dr. Nurten – Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi’nin açılış töreninde konuşan CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel şu ifadeleri kullandı;
"Böylesi önemli, anlamlı bir tesisin açılışında bulunmak, Doktor Nurten Hanım'la ve Lütfü Bey'le tanışmak, onların bu sosyal projelere yaptıkları katkılara tanıklık etmek, bunu Odunpazarı Belediyemizle birlikte yapmış olmalarını görmek büyük bir memnuniyet. Tabii siyaseten partimiz zorlu günlerden geçiyor. Burada grup başkanvekillerimizle, genel başkan yardımcılarımızla, milletvekillerimiz, parti meclisi üyelerimizle birlikte varız. Partimiz Adalet ve Kalkınma Partisinin 31 Mart 2024 tarihinde birlikte yarıştığımız bir seçimde tarihinde ilk yenilgisini almasını hazmedememesinden sonraki süreci yaşıyor. Türkiye bir zorlu sürecin içinde ve çoklu krizler ortamında en son da Cumhuriyet Halk Partisi parti içinde bir tartışmaymış gibi gösterilen ama esas meselenin iktidarı değiştirmeye karar vermiş olan milletle iktidardan gitmemeye inat etmiş olan bir iktidar arasındaki bir gerilimin bir tarafı olmuş durumdayız.
Böyle zor günlerde mücadele, sokakta mücadele, meydanlarda mücadele son derece kıymetli ancak bir yandan da Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin bütün zorluklara rağmen, bütün saldırılara rağmen var güçleriyle çalıştıklarını görmek, hizmet ürettiklerini görmek, geleceğe kalıcı eserler bıraktıklarını görmek çok çok anlamlı. Bu anlamda Eskişehir zaten fevkalade üretken. Tepebaşısı, Odunpazarı, tüm ilçe belediyeleri ve büyükşehirle birlikte ben bir kez daha her şeye rağmen görevlerini layıkıyla yapan ve bizleri gururlandıran başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Ben Nurten Hanım'ı ve Lütfü Bey'i biraz önce tanıdım. Binayı gezdik. Gezmeden önce de Kazım Başkan buranın bir kampüs olduğunu, kreşin, yaşlı bakımevinin, buradaki Alzheimer merkezinin, engelli bakımevinin kreşinin bir arada olduğunu, daha 2 parselin daha olduğunu, yine burada birbiriyle bütünleşik hizmetlerin binaların hizmet vermek üzere binaların yapıların ortaya çıkacağını ifade ettiler, büyük memnuniyet duydum.
Lütfü Bey biraz önce kendisi de ifade etti, Seyitgazi ilçemizin Kesenler köyünde tek sınıflı bir okulda okumuş. Daha sonra oradan kalkmış İstanbul Teknik Üniversitesini kazanmış, inşaat mühendisi olmuş, Kıbrıs Barış Harekatı'na katılmış. Ardından burada tavuk çiftliğiyle, yem, yağ fabrikalarıyla başlayan, yoğun istihdam yaratan, Eskişehir'de kazandığını Eskişehir'e yatırıma çevirme noktasında irade gösteren bir iş insanı olarak önemli başarıları var. Nurten Hanım da benim gibi bir memur çocuğu ve Ankara Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra başarıyla mesleğini yaptı, binlerce hayata dokundu. Şimdi ömür boyunca el ele geçen birlikteliklerini bu sefer de böyle güzel bir tesiste isimlerinin yan yana yıllarca anılmasını, hayırla yad edilmelerini, hayır dualar almalarını sağlayacak. İnsan yaşamının her evresi çok önemli ama özellikle Alzheimer gibi artık yavaş yavaş zihnin görevini yapmakta zorlandığı, iyisiyle kötüsüyle anıların unutulmaya başlandığı, o yüzden vücudun motor reflekslerinin de zayıfladığı, gerilediği süreçlerde ilerleyen yaşlarla birlikte böyle bir bakımevinin varlığı ve burada özellikle 6 ayrı etkinlik alanında, 41 odada, 108 yatak kapasitesiyle öyle göstermelik değil, Eskişehir'de önemli bir ihtiyacı karşılayacak olan bir tesisin yapılmasını son derece önemli buluyoruz.
Bundan sonraki süreçte de biraz önce Lütfü Bey'in kendisinin de ifade ettiği gibi imkan olup para kazanmak güzel ama o paranın nereye döndüğünü, neye harcandığını, nereye yatırım olarak konduğuna bakmak lazım. Lütfü Bey o anlamda herhalde çok içi rahat bir şekilde kazancını kendi şehrinde böyle bir tesis için ayırmış. Bundan sonra da bunların devamının geleceğini ifade ediyorlar. O konuda kendilerini bir kez daha kutluyorum. Günün günün son etkinliğinde burada Eskişehir'in bu sıcak havasında Eskişehir'in sıcak, güzel insanlarıyla birlikte olmak önemli. Eskişehir'e her geldiğimizde Eskişehir'den güç alıyoruz. Eskişehir'den ayrılırken geldiğimize göre kendimizi daha güçlü, daha mutlu, daha inançlı, mücadele için daha kararlı hissediyoruz.
Biraz önce sayın başkan ifade ettiler, buraya ben daha önceleri, siyaset öncesi Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri olarak geldim. Siyasetle birlikte milletvekili olarak geldim, grup başkanvekili olarak geldim, grup başkanı, genel başkan olarak geldim. Her geldiğimde Eskişehir'i, bu örnek kenti başka kentlere örnek getirecek anılarla, burada gördüklerimle buradan ayrıldım. Her uğurlanışımda da bir sonraki için çok sıcak davetler alarak gittim. Biraz önce ifade edildiği gibi bundan sonra da ümit ediyorum yine Eskişehir'de olmaya, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz. Çok uzun zaman sonra değil, çok yakında bu kez Eskişehir'in yerel iktidarında değil, Türkiye'nin genel iktidarında sorumluluk almış bir siyasi partinin, bugün ana muhalefet partisinin seçilmiş genel başkanı ama yarın iktidar partisinin genel başkanı olarak buraya geleceğiz, Eskişehir için, Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Yolculuğumuza iştirak edenlere, yolumuza inananlara, bize inananlara, güvenenlere selam olsun. Hayırlı, uğurlu olsun."