DEVA Partisi Eskişehir İl Başkanı Resul Ertürk şu ifadeleri kullandı;
Bugün burada emeklilerimizin sıkıntılarını, dertlerini ve her geçen gün ağırlaşan geçim mücadelesini konuşacağız. Ancak açıklamamıza geçmeden önce, dün Eskişehir yerel siyasetinde yaşanan önemli bir gelişmeye de kısaca değinmek istiyorum.
Dün Eskişehir siyasetinde Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığına ilişkin önemli bir gelişme yaşanmıştır. Biz DEVA Partisi olarak başka partilerin iç tartışmalarını siyasi polemik konusu yapmayı doğru bulmayız. Ancak hangi parti olursa olsun, siyasi partilerde karar süreçlerinin demokrasiye, hukuka, kurumsal teamüllere ve teşkilat iradesine uygun şekilde işlemesi gerektiğini düşünüyoruz.
Merkezden dayatılan kararların yerelde karşılık bulmasının son derece zor olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede, mevkidaşım Sayın Talat Yalaz’ın ve kendisine destek verenlerin Eskişehir özelinde haksızlığa uğradığını belirtmek isterim.
Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey; parti içi hesaplaşmalar değil, milletin gerçek sorunlarına çözüm üreten, emeklinin, çalışanın, gencin ve esnafın sesini duyan bir siyasettir.
Bugün Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emeklinin sıkıntılarını ve dertlerini konuşmalıyız. Siyaset ancak vatandaşın sorunlarına odaklanır ve bu sorunlara çözüm üretirse ülke için faydalı olur.
Emeklilik artık dinlenme dönemi olmaktan çıkmış, hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Bugün 20 bin lira emekli maaşıyla geçinmek mümkün değildir. Soruyoruz: Bu maaşla bir emekli hangi ihtiyacını karşılayabilecek? Kirasını mı ödeyecek, mutfağını mı dolduracak, ilacını mı alacak?
Bugün neredeyse her emeklimiz ikinci bir iş yapmak zorunda bırakılıyor. Kahvehanelerde, pazar yerlerinde, günlük işlerde çalışan birçok emeklimiz var. İnsanlar çalışmayı sevdikleri için değil, aldıkları maaşla yaşayamadıkları için ek iş yapmak zorunda kalıyor.
Peki bu 17 milyon insanın kaçı mutlu? Kaçı torununa harçlık verebiliyor? Kaçı ay sonunu borç almadan getirebiliyor? Kaçı pazara çıktığında filesini gönül rahatlığıyla doldurabiliyor?
Bugün emeklilerimizin büyük bölümü temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumdadır.
Bir başka önemli sorun ise sağlık hizmetlerine erişimdir. Emeklilerimiz hastanelerden randevu almakta zorlanıyor. İlaç fiyatları her geçen gün yükseliyor. Muayene katkı payları, ilaç farkları ve tedavi giderleri birçok vatandaşımız için ciddi bir ekonomik yüke dönüşmüş durumdadır.
Ev kiraları ise ayrı bir dramdır. Kirada oturan bir emeklinin 20 bin liralık maaşla hayatını sürdürmesi neredeyse imkânsızdır. Marketlerde ve pazar yerlerinde fiyatlar durdurulamıyor. Bugün huzurevlerinin aylık ücretleri bile birçok emekli maaşının üzerindedir. Kendi maaşıyla huzurevinde bile kalamayan emeklilerimizin yaşadığı tablo, ülkemizin sosyal gerçeğini açıkça ortaya koymaktadır.
Sosyal belediyecilikle övünenlerin ve ülkeyi yönetenlerin bu tabloyu ne kadar gördüğünü doğrusu merak ediyoruz. Çünkü biz pazarda filesini ancak yarısına kadar doldurup evine mahcup dönen emeklileri görüyoruz. Torununa harçlık veremediği için üzülen, evladına yük olmamak için kendi derdini içine atan emeklilerimizi görüyoruz.
Ne yazık ki ülkemiz yeniden yoksulluğun ve yolsuzluğun konuşulduğu bir ülke hâline gelmiştir. Ancak bu tablo kader değildir. Doğru ekonomi politikalarıyla, liyakatli kadrolarla ve adil bir yönetim anlayışıyla bu gidişatı tersine çevirmek mümkündür.
DEVA Partisi olarak emeklilerimizin yaşadığı sorunların farkındayız. Emeklilerimiz insanca yaşamayı, alın terlerinin ve yıllarca verdikleri emeğin karşılığını almayı hak etmektedir.
Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın da ifade ettiği gibi, emeklilerimiz yılda yalnızca 12 maaşla değil, 14 maaşla desteklenmelidir. Emekli bayram ikramiyeleri sembolik rakamlar olmaktan çıkarılmalı, bir tam maaş tutarında ödenmelidir.
Bununla birlikte, yüksek enflasyon karşısında emeklilerimizin maaşları altı ay boyunca erimeye terk edilmemelidir. Paranın değer kaybı dikkate alınarak emekli maaşlarına yapılacak artışlar altı ayda bir değil, üç ayda bir uygulanmalıdır.
Emeklilerimizin geçim mücadelesini hafifletecek, alım gücünü koruyacak ve onları kimseye muhtaç etmeyecek adil bir gelir düzeni kurulmalıdır.
Ekonomi denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın ekonomi yönetiminde bulunduğu dönemde emeklilerimizin alım gücünün çok daha yüksek olduğunu milletimiz çok iyi hatırlamaktadır. Geçmişte ortaya konulan başarı, gelecekte yapılacakların da en güçlü teminatıdır.
Türkiye’nin kaynakları vardır. Önemli olan bu kaynakları adaletli, şeffaf ve liyakatle yönetmektir.
DEVA Partisi olarak emeklilerimizi yeniden hak ettikleri refah seviyesine ulaştıracak bilgiye, kadroya ve iradeye sahibiz.
Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.