Elektrik Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Saymanı Salih Eğerci şu ifadeleri kullandı;
"Elektriksel güvenliği denetlenmemiş her tesis risk alanıdır. Denetimsizlik ve yetersiz mevzuat öldürüyor.
Hatay’ın İskenderun ilçesinde, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü 10. sınıf öğrencisi, henüz 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün staj yaptığı pastanede elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesi, ülkemizde iş cinayetlerinin, denetimsizliğin ve çocuk emeğinin nasıl ağır sonuçlar doğurduğunu bir kez daha göstermiştir. Acılı annesinin “Benim oğlum elektrikçi değildi, pasta ustası olmak için mesleki eğitim alıyordu” sözleri, yaşanan ihmaller zincirinin en çarpıcı özetidir.
Bir lise öğrencisinin “stajyer” adı altında ucuz iş gücü olarak görülmesi ve temel iş sağlığı ile güvenliği önlemlerinin alınmadığı bir işletmede çalıştırılması kabul edilemez. Özellikle pastaneler ve endüstriyel mutfaklar, yüksek güçlü elektrikli ekipmanların, metal yüzeylerin, suyun ve nemin bir arada bulunduğu, elektriksel risklerin son derece yüksek olduğu çalışma alanlarıdır. Bu nedenle bu tür işyerlerinde standartlara uygun elektrik tesisatı kurulması, koruma ekipmanlarının eksiksiz olması ve düzenli teknik denetimlerin yapılması hayati önemdedir.
İnsan yaşamını korumak amacıyla kullanılan kaçak akım koruma düzenekleri, topraklama sistemleri ve diğer elektriksel koruma önlemleri yalnızca kağıt üzerinde var olmamalı, düzenli olarak test edilmeli ve yetkili mühendislerce denetlenmelidir. Mahir Buğra Karagön’ün yaşamını yitirdiği işyerinde “elektrik işlerini yaptığı” belirtilen yetkisiz kişilerin tutuklandığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Elektrik tesisat işleri, mühendislik bilgisi, teknik standartlar ve yasal yetki gerektiren uzmanlık alanlarıdır. Bu alanın ehliyetsiz kişilere bırakılması doğrudan can güvenliğini tehdit etmektedir.
Elektrik Mühendisleri Odası olarak yıllardır ifade ettiğimiz üzere, iş cinayetlerinin temel nedenlerinden biri denetimsizliktir. Belediyeler tarafından verilen İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı süreçlerinde elektrik tesisatlarının teknik uygunluğu etkin biçimde incelenmeli, standartlara uygun olmayan hiçbir işletmeye ruhsat verilmemelidir. Ruhsatlandırma yalnızca bir belge düzenleme işlemi değil, kamusal can güvenliği sorumluluğudur.
Bu noktada Eskişehir’de önemli ve örnek bir uygulamanın hayata geçirildiğini özellikle vurgulamak isteriz. EMO Eskişehir Şubesi ile Odunpazarı Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi arasında imzalanan “İşyeri Ruhsatlarında Tesisat Denetim İşbirliği Protokolü”, kamusal denetimin güçlendirilmesi açısından son derece önemli bir adımdır. Söz konusu protokol ile işyeri ruhsat süreçlerinde elektrik iç tesisatlarının uzman mühendisler tarafından denetlenmesi ve teknik uygunluk raporlarının değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, olası faciaların önlenmesi açısından tüm yerel yönetimlere örnek olmalıdır.
Elektrik tesisatları zaman içerisinde yıpranabilir, koruma ekipmanları işlevini kaybedebilir ve işletmeler riskli hale gelebilir. Bu nedenle yalnızca ilk kurulum değil, periyodik kontrol ve ölçümler de zorunlu hale getirilmelidir. Topraklama ölçümleri, kaçak akım rölesi testleri, pano kontrolleri ve termal incelemeler düzenli aralıklarla yetkili mühendislerce yapılmalı, hazırlanan raporlar ilgili kamu kurumları ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından titizlikle takip edilmelidir.
Çocuk işçiliğini “mesleki eğitim” adı altında meşrulaştıran MESEM sistemi de acilen yeniden değerlendirilmelidir. Öğrencilerin staj yaptığı işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından uygunluğu bağımsız ve bilimsel kriterlerle denetlenmeden, elektrik tesisatı güvenlik raporları yetkili mühendislerce onaylanmadan öğrenciler bu alanlara gönderilmemelidir.
Diğer yandan meslek liseleri, meslek yüksekokulları ve üniversitelerde öğrenciler yalnızca staj alanlarında değil, laboratuvarlarda, atölyelerde ve uygulama eğitimlerinde de ciddi risklerle karşı karşıyadır. Mevcut sistemde staj yapan öğrenciler sigorta kapsamında iken, okul içi uygulamalarda bulunan öğrenciler çoğu zaman kapsam dışında bırakılmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu öğrenciler için doğrudan düzenleme içermemekte, 5510 sayılı yasa ise yalnızca stajyerleri kapsamaktadır. Bu hukuki boşluk nedeniyle öğrencileri kapsayan bütüncül bir güvence sistemi acilen oluşturulmalıdır.
Elektrik Mühendisleri Odası olarak, teknik denetimleri “maliyet” ya da “gereksiz prosedür” olarak gören anlayışın toplum sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Elektriksel güvenlik bir tercih değil, kamusal zorunluluktur. Teknik denetimleri ihmal edilmiş her tesis, yurttaşların yaşamını tehdit ettiği gibi, işletme sahipleri ve yöneticiler açısından da ağır hukuki ve cezai sorumluluklar doğurmaktadır.
Bu nedenle Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’ndeki eksiklikler bir an önce giderilmeli, TEDAŞ bünyesinde yürütülen güncelleme çalışmaları ivedilikle tamamlanmalıdır. Ayrıca yerel yönetimlerin ruhsat süreçlerinde mühendislik denetimini esas alan uygulamaları yaygınlaştırılmalı, Eskişehir’de hayata geçirilen protokol benzeri modeller tüm ülkeye örnek olacak şekilde geliştirilmelidir.
Mahir Buğra Karagön’ün acılı ailesine, arkadaşlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyor, Elektrik Mühendisleri Odası olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."