Saadet Partisi Eskişehir İl Sorumlusu Selim Sait Terzioğlu şu ifadeleri kullandı;

“Genel Başkanımız Mahmut Arıkan Bey'in selamını iletiyorum hepinize. Partimiz geçtiğimiz 6 ay içinde, yani 31 Aralık 2025 ve 1 Haziran 2025 arasında muhalefet partileri içinde 67.244 üye yaparak 1. parti durumuna gelmiştir. Bundan dolayı öncelikle bu çalışmalarda emeği geçen, özellikle il başkanımız, Eskişehir'deki tüm teşkilat mensuplarımızı tebrik ediyorum. Ayrıca tüm ülkede bu hususta çalışan tüm teşkilat mensuplarımızı da tebrik ediyorum.

Neden 67.244 üye yaptık, nasıl yaptık? Demek ki ülkede bazı şeyler iyi gitmiyor. Dolayısıyla milletimizin geçmişinde bu ülkeye hizmet etmiş olan Millî Görüş camiasının 70'li yıllarda Kıbrıs, ağır sanayi hamleleri, 96-97'de bunları kısa geçiyorum, Refah-Yol hükümetinde 11,5 ayda ülkenin aynı günümüzde olduğu gibi devalüasyonların yaşandığı, enflasyonun %100'ün üzerine çıktığı günlerde geldi ve ülkenin ekonomisini rayına soktu. Demek ki milletimizin güveni artıyor, sorumluluğumuz büyüyor. Bu tablo bir sonuç değil, büyük bir yürüyüşün başlangıcıdır.

Genel başkanımızın liderliğinde teşkilatlarımızın azimli çalışması sonuç vermektedir. Bu sadece istatistiki bir rakam değil, yaklaşan değişimin ayak sesleridir. Milletimiz çözümün Millî Görüş'te olduğunu görmektedir, yani Saadet Partimize ihtiyaç vardır. Genel başkanımız ne diyor? Yeni nesil siyaset. Ne demek yeni nesil siyaset? Güven veren, kolay olanı değil doğru olanı savunan, sözünü sakınmadan söyleyen, temiz siyaseti ilke edinmiş, gençliğiyle, dinamizmiyle, tecrübesiyle sorumluluğu bir arada taşıyan, günü kurtarmayı değil yarını inşa etmeyi hedefleyen bir siyaset anlayışı.

Duruşumuz bu dava bir slogan değil, bu bir kimlik meselesidir. Önce ahlak ve maneviyat. Hak ile batılın; yani doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, faydalı ile zararlının, iyi ile kötünün mücadelesi. Bizler hakkın hâkimiyeti için çalışırız. Hak için çalışmamak batılın hâkimiyetine razı olmaktır. Tarih göstermiştir ki ekonomik krizlerin de sosyal çıkmazların da tek çözümü Millî Görüş ve adil sistemdedir.

Biz bu çarpık düzene razı değiliz. Akşam pazarındaki çürük sebzeye mahkûm edilen vatandaşa razı değiliz. Kredi kartı borcuna, haciz kıskacına, faiz düzenine razı değiliz. Esnafımıza, üretemeyen sanayicimize reva görülenlere razı değiliz. Biz bu çöküşe de razı değiliz. Sosyal ve ahlaki çürümeye de razı değiliz. Gençlik gelecek kaygısıyla ülkeyi terk etmek istiyor. "Bir iş olsa da kendimi adasam" diyen gençlerin umudunun tüketilmesine razı değiliz. Uyuşturucu ve kumarın salgın haline gelmesine, teşhirciliğin yaygınlaşmasına da razı değiliz. Milyonlarca insanımız antidepresanla yaşamaktadır. Bu duruma da razı değiliz.

Mevcut düzen sorun üretiyor. Çözüm ne? Borç, faiz ve vergi sarmalına karşı üretim ve planlama. Tüketerek büyüme ve varlık satışı değil, millî kalkınma hamlesi. Dışa bağımlılık değil; sanayi, tarım, teknoloji entegrasyonu. Bu 23 yıllık hatalar kendiliğinden düzelemez. Değişim zamanı gelmiştir.

Kalkınma planımızda 41 adet projemiz var. Bu 41 adet proje 50 adet ilave tesisi getiriyor. 41 adet proje yaygın olarak ülkemizde tüm illeri kapsamak suretiyle 2,5 milyon insana iş, 528 milyar dolar yıllık gayrisafi milli hasıla artışı; işçisi, memuru, çiftçisi, sanayicisi zenginleşen Türkiye. Dünya ekonomi sıralamasında 17. sırada değil ilk 10’a giren Türkiye. Vergilerle ezilen değil üretimle zenginleşen Türkiye. Mahrum ve mağdur iller değil gelişmiş şehirlere sahip Türkiye. Enerjide, madenlerde, sanayide, teknolojide, ulaşımda tam bağımsız Türkiye. Kaynaklarını faiz, israf ve istismara değil üretime aktaran Türkiye. Montajcı değil katma değeri yüksek üretimler yapan Türkiye. Tam bağımsız süper güç Türkiye. Dış ticaret açığı veren değil ihracat fazlası veren Türkiye.
Şimdi burada 41 tane projenin isimleri var. Ben bir tanesiyle konuşmamı bitirmek istiyorum. Nedir? Toryum. Maden işletmeleri alanında doğrudan 792.000 ton toryuma sahibiz. Dünyada ikinci sıradayız toryum rezervinde. Bunları işlemek için kurulacak ülke bazındaki tesislerde 50.000 işçi çalışacak. Dolaylı istihdam 250.000 kişi. Ne? Toryum bizim enerji ihtiyacımızı giderecek. Elektrikli arabaların istasyonlarından tutun bu konuyu bile burada bir saat konuşuruz. Ama ben bu basın açıklamasında bu kadar uzun konuşacak değilim. Sadece Refahyol Hükümetinin yapmış olduğu işleri burada bir saatte bitiremeyiz, başlıklar halinde bile söylesek.

Devlet altın hisseye sahip olacak şekilde kendi madenlerini işletecek ve bu madenlere dayalı entegre sanayi tesisleri kurulacaktır. Derin madencilik teknikleriyle modern ocaklar 2.500 metre derinliğe inebilecek. Çelikten elektroniğe, enerjiden otomotive kadar katma değeri yüksek üretim desteklenecek. Özelleştirme sonrası ham şekilde ihraç edilen madenler yerine devlet işletmeciliğinde madene dayalı entegre tesisler kurulacak. Böylece yeraltı zenginliklerimiz yalnızca çıkarılmayacak; işlenip çelik, enerji ve elektronik gibi kritik alanlarda katma değer olarak yansıtılacak.

790.000 toryum üretimimizde dünyada ikinci sırada olduğumuzu söyledik. Toryum pilot reaktör tesisleri kurulacak. Patlama riski olmayan, çevreci teknolojiye sahip bu reaktörlerle ülkemizin enerji bağımsızlığına son verilecek. Yüksek enerjiye dayalı maden ve sanayi tesislerinin önü açılacak. Bu tesis toryum temelli yerli nükleer teknolojinin ilk adımı olacak ve stratejik enerji politikasında tarihi bir dönüm noktası oluşturacaktır.

Dolayısıyla 41 tane projeden bir tanesi, dolaylı 250.000, direkt 50.000 kişiye iş sağlayacak. Yani toplam 2,5 milyon kişiye bu 41 tesis hem yaygın kalkınmayı temin edecek hem de insanlarımız, gençlerimiz bulunduğu yerde, doğduğu yerde doyacak ve iş sahibi olacak. Bu 2,5 milyon çarpan etkisiyle ben inanıyorum ki planlı programlı yürütüldüğü takdirde 5 milyon kişiye iş sağlayacak. Sonuçta bizim 3 milyon işsizimiz var TÜİK’in rakamlarına göre söylüyoruz. Demek ki biz inşallah komşularımıza da bu konuda seviyesi yüksek, kaliteli insanları alarak burada öğretim yapacağız. Hani Almanya bizi kıskanıyordu ya, o zaman Almanya bizi kıskanacak.”