İlk olarak Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı;
“Erdoğan, sen Trump’tan korkan, tükürdüğünü yalayan, cesareti olmayan bir siyasetin insanısın. Erdoğan, ‘Kardeşim Maduro’ diyordu, bugün Trump’ın Venezuela’ya darbesine tek kelime edememiştir. Biz, 6. Filo’yu denize dökenlerin, ‘Geldikleri gibi gidecekler’ diyen anti emperyalistlerin partisiyiz.”
Daha sonra yanıt veren AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadeleri kullandı;
"Genel Başkanı Türkiye’yi Batı’ya şikâyet etme kuyruğuna girmiş, kapı kapı 'randevu dilenip' yüz bulamayınca 'terk edildik' diye ağlayan bir partinin yerel temsilcisi olarak, bağımsızlıktan bahsetmeniz tam bir siyasi akıl tutulmasıdır.
Recep Tayyip Erdoğan, dünya siyasetinde masayı kuran küresel bir liderdir, sizin gibi 'çapsız siyaset' anlayışıyla Batı’dan aferin bekleyenlerin bunu anlamasını beklemiyoruz.
Siz CHP'liler olarak ancak slogan atarsınız, biz ise ecdadımızdan miras aldığımız o tam bağımsızlık ruhunu bugün Mavi Vatan’da, Karabağ’da, Suriye'nin kuzeyinde ve dünyanın pek çok noktasında yerli ve millî teknolojilerimizle sahada yaşatırız.
Sayın Yalaz, siz bırakın küresel diplomasiyi de Eskişehir’de hangi caddeye duba dikip üç gün sonra hangisinden geri sökeceğinize, köstebek yuvasına dönen yolları hangi asırda yamayacağınıza, musluktan akan suyun derdine nasıl derman olacağınıza kafa yorun.
Vizyonunuz bir kaldırımı boyamaktan, başarınız ise Eskişehir trafiğini kördüğüm yapmaktan ibaretken, Türkiye’nin dünya siyasetindeki rotasına dair cümle kurmanız ancak bir mizah konusu olabilir.
Önce yönettiğiniz şehirdeki sorunları çözün, sonra cihan siyaseti üzerine konuşmaya heves edin. Kendinizi gülünç duruma düşürmeyin. Haddinizi ve yerinizi bilin."
Bu paylaşımın üzerine paylaşım yapan Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da şu ifadeleri kullandı;
Dış politikada bağımsızlık nutukla, hamasetle değil; ilke ve tutarlılıkla olur. Dün “kardeşim” denilen Maduro’ya bugün tek kelime edememek bağımsızlık değildir. Peki nedir?
Bir dönem “asla vermeyiz” denilen Rahip Brunson’un, Trump’ın tek bir mektubuyla apar topar uçağa bindirilip gönderilmesi mi bağımsızlıktır? İstanbul’da işlenen Kaşıkçı cinayetinin, önce “belgeleri vermeyiz” denilipte birden Suudi Arabistan’a devredilmesi mi anti-emperyalizmdir?
Dış politikada bir öyle bir böyle savrulanların, başkalarını “Batı’ya şikâyet etmekle” suçlaması ancak trajikomiktir. Cumhuriyet Halk Partisi kimseyi şikâyet etmez; millet adına hesap sorar.
Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin anti-emperyalist hafızasıdır. 6. Filo’yu denize döken iradedir. “Küresel lider” masallarına ihtiyaç duymadan, işgale de darbeye de açık ve net tavır alanların partisidir.
Hamasetle yerel yönetimleri hedef alarak konuyu saptırmak, dış politikada içine düşülen çaresizliğin üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir.
“Masada varız, masayı biz kurarız” diye slogan atmak kolaydır.
Zor olan, emperyal güçler karşısında dik ve tutarlı durabilmektir.
O dik duruş; Kurtuluş Savaşı’ndan 2. Dünya Savaşı’na, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan 1 Mart Tezkeresi’ne kadar CHP’nin tarihsel misyonunda açıkça ortadadır.
Emperyalizmi yedi düvele karşı diz çöktüren bir gelenek, hamasetle siyaset yapmaz.
CHP’liler slogan atmaz; bedel öder.
CHP biat etmez; boyun eğmez.
CHP korkmaz; susmaz.
Haddini bilmesi gereken dış politikadaki savrulmayı “bağımsızlık” diye pazarlamaya çalışanlardır."





