Banka hesabına yanlışlıkla veya kaynağı bilinmeyen bir şekilde para gönderilen vatandaşların bu tutarı kullanması hukuki ve cezai sorumlulukları gündeme getirebiliyor. Uzmanlar, IBAN’a gelen ve göndereni tanınmayan paranın çekilmemesi, harcanmaması veya başka bir hesaba aktarılmaması gerektiğini belirtiyor.

Türk Borçlar Kanunu’na göre haklı bir neden olmadan başka bir kişinin malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişi, elde ettiği kazancı geri vermekle yükümlü tutuluyor. Bu nedenle yanlışlıkla yapılan bir para transferinde, parayı alan kişinin “Hesabıma geldi, benim hakkımdır” düşüncesi hukuki açıdan geçerli kabul edilmiyor.

Yanlış transferi yapan kişi de ödediği tutarın geri verilmesi için hukuki yollara başvurabiliyor. Gönderici, gerekli şartların oluşması halinde açacağı dava ile gönderdiği paranın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep edebiliyor.

Konu yalnızca paranın geri verilmesiyle de sınırlı kalmayabiliyor. Yanlışlıkla hesabına gelen parayı durumun farkında olmasına rağmen harcayan veya geri vermekten kaçınan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri kapsamında işlem yapılabileceği belirtiliyor. Olayın özelliklerine göre “Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Tasarruf” veya “Kaybolmuş veya Hataen Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf” hükümleri gündeme gelebiliyor. Bu durumda para cezasının yanı sıra hapis cezası riski de ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlar, özellikle tanınmayan kişilerden gelen para transferlerinde iade yöntemine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Hesaba para gönderen bir kişinin telefonla ulaşarak tutarın başka bir IBAN’a aktarılmasını istemesi halinde doğrudan işlem yapılmaması öneriliyor. Paranın farklı bir hesaba gönderilmesi, hesap sahibini başka bir işlemin parçası haline getirebiliyor.

Bu nedenle kaynağı bilinmeyen para fark edildiğinde tutarın hesapta bırakılması ve bankayla iletişime geçilmesi gerekiyor. Müşteri hizmetleri veya banka şubesi üzerinden transferin hesap sahibine ait olmadığı bildirilebiliyor. İadenin de banka aracılığıyla “hatalı transfer” gerekçesiyle gerçekleştirilmesi öneriliyor.

Bankaya yapılan bildirimin ardından başvuru numarası, işlem dekontu veya görüşmeye ilişkin kayıtların saklanması da önem taşıyor. Böylece paranın fark edilmesinin ardından bankaya bilgi verildiği ve tutar üzerinde işlem yapılmadığı kayıt altına alınmış oluyor.