Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu şu ifadeleri kullandı;
"Seçime 1 buçuk sene var. Ana muhalefet partisinin içine girdiği bir süreç var biliyorsunuz. Mutlak butlan süreci. Bu süreçle ilgili Anahtar Partinin durduğu yer şurasıdır. Yargı kararlarıyla siyaset böyle örselenmemeli, seçim sathının üstünde parti rekabetine ve demokrasiye böyle gölge düşürülmemelidir.
Şimdi itiraz var. İtiraz ediyorlar. Mutlak butlan kararına itirazın Yargıtayda süresi en az 6 ay, normali 1 sene. 1 seneden de fazla sürebilir. Seçime zaten bu kadar kalmış. Seçime 1 sene zaman kalmışken ana muhalefetin mahkeme koridorlarında olduğu bir ülkenin görüntüsü demokratik ülke görüntüsü olamaz.
Efendim, hukukta boşluk varsa dolduracaksınız. Efendim, Yüksek Seçim Kurulunun kararlarıyla mahkeme kararları, asliye hukukun kararları birbirini böyle zora sokuyorsa ve buradan seçmen iradesi kaybediyorsa, seçmen sandığa darılıyorsa, siyasete güven kalmıyorsa, adalet siyasetin üstüne gölge yapıyor duygusu oluşuyorsa bir an önce kanuni düzenleme yapacaksınız bir an önce. Seçmenin sandığa küsmesinin önüne geçeceksiniz. Bir an önce ana muhalefet partisinin bu türbülansla seçime 1 yıl kala mahkeme koridorlarında olduğu bir ülkede sizin hissenize düşeni fark edeceksiniz. Otoriterleşen bir demokrasi 2026 yılında ülkeyi yönetemez.
Dolayısıyla kanun lazım, kural lazım. Efendim, usul yönünden inceler diyorlar Yüksek Seçim Kuruluna. Esas yönünden asliye mahkemeleri. İkisini birleştireceksiniz. Yüksek Seçim Kurulu hem usul hem esas yönünden bakabilecek, hemen karar verebilecek. Geriye dönük böyle mağduriyetler oluşturursanız seçmen sandığa küser. Seçmen sandığa küserse demokrasimiz kaybeder, hukukumuz kaybeder, ülke görünümümüz kaybeder. Uluslararası itibarımıza halel gelir.
Harcanan her kuruşa da bakacaksınız. Yolsuzluğa da bakacaksınız. Yoksulluğa sebep olan israfa da bakacaksınız. Kim yaparsa yapsın bakacaksınız. Kendinizden yapanı kayırıp rakibinizi ayırıp onların bir kısmına mahkeme, bir kısmına tehditle kendi siyasi beraberliklerinize kul açmayacaksınız. Hem usulsüzlüğün hesabını soracaksınız hem de milletin iradesini koruyacaksınız. Anahtar Parti meşru herkesle görüşüyor ama hukukun yanında oluyor. Ahlaki üstünlüğü korumak zorundayız. Ahlaki üstünlüğü korumak için ilkeli davranmak zorundayız. Demokrasiden yana, hukuktan yana itirazımızı yaptığımız için buradayız.
Biz Türkiye'de demokrasinin işlemesinin sadece sandığa değil, kurumlar hiyerarşisine bağlı olduğuna inanıyoruz. Sandık, sandık ortada diyorsunuz, sandığa giden bütün yolları engelli hale getiriyorsunuz. Sandık var diyorsunuz, sandığa gidecek insanların iradelerini baskı altında tutuyorsunuz. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Sandık demokrasinin en önemli rüknüdür ama demokrasinin bir kurumlar hiyerarşisine de ihtiyacı vardır. Kurumlarıyla demokrasisi güvence altına alınacak bir ülke haline gelmemiz lazımdır. Bunu da adaletin himayesinde yapabiliriz. Türkiye'de yaşadığımız süreçle ilgili adalete güven sarsılıyorsa, demokrasiye güven kayboluyorsa, milletin siyasete itimadı zayıflıyorsa işler yanlış yönetiliyor demektir. Anahtar Parti tam da bu yüzden kurulmuştur.
Allah nasip ederse önümüzdeki dönemin bütün yükü sizdedir. Devlet sizindir, millet size emanettir. Bu 86.000.000'un bütün dertlerine derman olmak mesuliyeti sizindir. Partili partisiz demeden, benden senden demeden, benim mezhebem senin mezhebin demeden ay yıldızlı al bayrağın altında ben varım diyen herkesin partisi olmak zorundasınız. Anahtar Parti bu cihetten Anahtar Parti, partiyiz bu cihetten. Tapulu seçmen dönemine son verecek partiyiz. Tapulu seçmen dönemine son vermek şu demektir. Anahtar Parti bu memlekette şimdi saya saya bizden dediğiniz tapulu seçmene biz varız diyebilen partidir. Kürdün partisidir, Türkmenin partisidir. Alevinin partisidir, Sünninin partisidir. Dindarın partisidir, modernin partisidir. Milliyetçinin partisidir, muhafazakarın partisidir. Bu topraklara ben kalbimle bağlıyım, bu ay yıldızlı al bayrağın altında şerefimle yaşayacağım diyen 86.000.000'un partisidir. Milliyetçinin de partisidir, muhafazakarın da partisidir. AK Parti'ye oy verdim, verdiğim oydan mahsunum diyen dindarlığımızın partisidir. Milliyetçi Hareket Partisine ömür verdim, bedel ödedim, zindan gördüm, zulüm gördüm, asla milletimin güçlü istikbalinden vazgeçmedim diyen ülküsünün mürüvvetini görememiş Türk milliyetçilerinin de partisidir. Cumhuriyetin, cumhuriyetin çocuklarımıza bir nimet olarak verilmesi gerektiğine bütün kalbimle inanıyorum ben. Cumhuriyetin 2. yüzyıl karnesi böyle olmamalıydı diyen cumhuriyetçilerin de partisidir.
Efendim Kürtsen HDP'ye oy verirsin, DEM'e oy verirsin diye bir kabul var. Kürdüm ve ben Türk milletinin evladıyım diyebilen Kürdün de partisidir. Ben bu toprakların evladıyım, ben bu vatanın evladıyım diyebilen, kendisine tapulu seçmen muamelesi yapılan her muameleye kızabilen, kalbiyle bu topraklara bağlı herkesin partisidir. Önümüzdeki dönem görecekler, Anahtar Partiyi izleyecekler. Tayyip Erdoğan, memleketi kime vereceğiz diyen bir şey diyorsa Devlet Bey, bu muhalefete memleket verilmez diyorsa ya biz bu memleketi kime emanet edeceğiz de gideceğiz diye endişe ediyorlarsa endişe etmeyin Anahtar Parti var.
Bizim için bundan sonraki süreç bizim için bizim için bundan sonraki süreç kimlik kavgasının, inanç, mezhep tartışmasının değil; demokrasinin, hukukun, adaletin, bereketin, bolluğun mücadelesidir. Yani parti dediğiniz şey aşı büyütüyorsa partidir. Parti dediğiniz şey insanca yaşamaya hizmet ediyorsa partidir. Parti dediğiniz şey esnafa siftah oluyorsa partidir. Adalet oluyorsa partidir. Parti dediğiniz şey çiftçinin hakkı oluyorsa, bu memlekette yaşama isteği olan herkesin insanca yaşama iddiasının, beklentisinin hakkı oluyorsa partidir. Parti bunlara değiyorsa partidir. Babanın cebine harçlık olmayan partiden, çocukların hayaline kavuşamayan partiden, bu memlekette kendisini 1. sınıf hissedemeyen, verdi olan ben kendimi iyi hissetmiyorum diyen herkesin partisi olabilirseniz partiniz partidir. Yoksa partinizin adı vardır, iddiası vardır, lafı vardır. İcraatı buna dönmüyorsa, berekete, bolluğa kavuşmuyorsa, sofraya kavuşmuyorsa, aşa, işe kavuşmuyorsa parti bize lazım değildir. O yüzden biz partimizin hangi mesuliyeti taşıyacağını bilenleriz. Tutunmak zorundayız. Bak buradan uyarıyorum, buradan söylüyorum Cumhurbaşkanımız dahil hükümetimize.
Öyle nüfus cüzdanı sallayarak demografiyi kurtaramazsınız. Öyle bakanları, rakamları değiştirerek enflasyonla mücadele edemezsiniz. Öyle hikmetli sözler söyleyerek, adalet sohbetleri yaparak memlekete adalet getiremezsiniz. Tasarruftan hutbelerde bahsedip memleketi ayağa kaldıramazsınız. Tasarruf dediğiniz şeyi hayatınızda, harcamalarınızda, adalet dediklerinizi icraatınızda yapmak zorundasınız. Öyle bayraktı, ezandı derken bizi meşgul ettiğiniz şeyleri görüyoruz. Bir bayrağın rüzgarının, bayrak diyorsunuz, bayrak inmez diyorsunuz, ezan dinmez diyorsunuz. Bileceksiniz ki bayrak, bayrağın rüzgarı işsizlikten işsizlikten mahsun olan çocuklarınız yüzünden bayrağınızın rüzgarı diner. Bayrağınızın esmesini istiyorsanız çocuklarınızın aşı, işi olacak. Ezanınız dinmesin istiyorsanız rüşvet, yolsuzluk girdabında ülkeniz boğulmayacak.
Ezan dinmez, bayrak inmez falan diyorsanız, öyle diyorsanız, bileceksiniz ki memlekette haram yerseniz, yalan derseniz, zulmederseniz ezanınız diner. Bileceksiniz ki bayrak inmez diyorsanız, bayrağınız paranız itibarlıysa, pasaportunuz değerliyse, adaletiniz güçlüyse, çocuklarınızın kalbi, umutları bu topraklarda yeşerebiliyorsa bayrağınız inmez. Bunların hepsinin bir kabus olarak üstümüzde durduğu yerde siz sadece bize diyorsunuz ki ezan inmez, bayrak, bayrak inmez, ezan dinmez. Bu kadar haram yerseniz, bu kadar haram yerseniz, bu kadar yalan derseniz, bu kadar yolsuzluğa, bu kadar rüşvete, bu kadar iltimasa, bu kadar adam kayırmaya müsaade ederseniz ezanınız diner.
160.000 evladınız yurt dışına gitmiş. Konkordato firmalarınız var sıralarda, batma sıralarında konkordato firmalarınız var. Faize faize 4 ay ödediklerinizle Atatürk Barajı gibi 3 4 tane Atatürk Barajı yapıyorsunuz. Faize 4 ay verdiklerinizle. Bu kadar faiz yerseniz ezanınız ezanınız diner kardeşim.
168.000 evladınız beyin göçü yurt dışına gidiyorsa bayrağınız mahzundur kardeşim. Emeklilerinize 20.000 lira veriyorsanız, emeklileriniz çay içecek para bulamıyorsa, simit yiyemiyorsa bayrağınız mahzundur kardeşim.
8 10 milyon madde bağımlısının pençesinde evladınız varsa ay yıldızlı al bayrağımız mahzundur kardeşim. Evlatlarımız sokak ortalarında uyuşturucu baronlarının elinde yitip gidiyorlarsa, cezaevleri ağzına kadar evlatlarımızla doluysa ezanınız mahzundur kardeşim, bayrağınız mahzundur kardeşim.
O yüzden işinize bakacaksınız. Hamaset nutku atmayacaksınız, icra makamısınız. Anahtar Parti, yapamadığınızı gördüğü için kuruldu. Yapamadığınızı gördüğü için yola koyuldu. Anahtar Parti şimdiye kadar "yapın" diye sesleniyordu, yapamıyorsunuz, şimdi "alacağız" diye yola koyuluyor. Yapamadığınız için alacağız. Allah yolunuzu, bahtınızı açık etsin.
Memleketimizin bir bayram sofrasında olabildiği, her günün bayram tadında olabildiği bir memleket için mücadele ediyoruz. Siyasete terbiye, siyasete nezaket, siyasete ciddiyet getireceksiniz, mecbursunuz. Kavgadan yorulmuş memlekette bizim memleketimiz, milletimiz ayıranı sever, bağıran memlekette duyanı sever, dinleyeni sever. "Benden"di, "senden"di itip kakılan memlekette "bizim" diyeni sever. Kendinden olanı muhafaza edip rakip gördüğünün canını çıkaranı görür, rakibine adaletli davrananı sever. Dolayısıyla bizim memleket terbiye sever, ciddiyet sever, merhamet sever.
Anahtar Parti'nin hissesine bunlar düşüyor. Parti münakaşası yok, oy telaşına kimsenin kalbini kırmak yok. Parti münakaşası yaparken haksızlık etmek, haksızlığa menfaat umarak göz yummak yok. Anahtar Parti haktan, hakikatten ayrılmayacak, doğruluktan ayrılmayacak, mücadelesinin merkezine milletimizi koyacak, 86 milyon milletimiz. Güçlü demokrasi, güçlü adalet, zengin memleket idealinin partisidir. Partinizle iftihar edin, partinizle övünün. Milletinizin de sizinle övüneceği günlerin yakın olması temennisiyle."





