Sosyal hizmet uzmanı Afife Erkan Sofuoğlu şu ifadeleri kullandı;

"Ben bugün burada bir veli olarak söz almış bulunmaktayım. Ancak konuşulan süre içinde şunu fark ettim; çocuklar adına konuşan çok da fazla kişi olmadı. Hep temennimiz, dileğimiz gelecekte güzel nesiller için. Ancak çocukların neler beklediğiyle ilgili, gelecekten neler beklediğiyle ilgili çok fazla söylem duymadım.

Bunu çocuklar adına dillendirmek istiyordum açıkçası. Biraz bu eksende de konuşmayı tercih ediyorum. Şimdi hepimiz çocuklarımız için aslında yaşıyoruz, öyle bir kurgumuz var yaşamımızda. İyi eğitim alsınlar, öğrensinler, kendilerini geliştirsinler, arkadaşlarıyla oynasınlar, mutlu olsunlar. Aslında hepimizin istediği tek şey bu. Bu minvalde devam ediyor bütün yaşamımızı böyle kurguluyoruz.

Yalnız şunu hiç kimse düşünmüyor; bu çocuklar okulda ne yiyecekler? Bu hayat pahalılığı, bütün konuşma eksenlerinden çıkan sonuca göre yaşamımız oldukça güç bir hale geldi. Kantinden temiz suya ulaşabilecekler mi? Harçlıkları ne kadar? Biz veliler olarak bu çocukların gerçekten ihtiyaçlarını karşılayabiliyor muyuz? Bu sorunlarla ilgili de biraz konuşulması gerektiği için açıkçası buradayım.

Harçlığı olmayan çocuk, beslenme çantasındaki diğer arkadaşıyla karşılaştıran veya kıyaslayan bir çocuğun duyduğu o üzüntüyü hepimizin paylaşmasını, paylaştığını biliyorum aslında. Bunun için çocuklar zaten evlerinde çok yeterli beslenemiyor, bunu biliyoruz. Ama en azından okulda sağlıklı bir öğün yiyebilmeliler diye düşünüyorum. Sabah evden çıkıp saatlerce okulunda ders dinleyen bir çocuğun açlığını düşünmemek zorundayız diye düşünüyorum. Karnı açken dersini nasıl dinlesin, kendisini bu çocuk daha iyi nasıl hissedebilsin?

Biz veliler bunları her gün düşünüyoruz. Markete gittiğimizde, beslenme çantası hazırlarken ya da okulda ne yiyecek, o gün harçlık verirken bütün bunları düşünmek zorundayız. Bir taraftan da yaşamın kendisine ait o zorluklar; kiralar, faturalar, ödenmesi gereken zorunlu ödemeler, biz bir yandan da çocuğumuzun istekleri... Sürekli bir şeylerden artık kısmak zorunda olduğumuzu hepimiz biliyoruz, bunlar gerçekler.

Bu yüzden bütün çocuklara okullarda en azından bir öğün sağlıklı, doyurucu yemek verilmesi herkes adına benim de temennimdir. Gün boyunca da aynı zamanda temiz bir içme suyuna da kavuşmaları gerekiyor. Bu çocukların en temel ihtiyaçlarıdır bunlar. Bunların karşılanması gerekiyor. Şu konjonktürde de bunun yapılmaması için Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir kaynağının olmadığını kimse bana artık bu saatten sonra inandıramaz. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Bu cümlem de çocuklar adına kurulmuştur.

Birkaç günlük yardımlarla, genelgeçer kampanyalarla bunların çözülmeyeceği ortada. Bunun düzenli olması lazım. Çocuklarımızın yediği yemeğin sağlıklı, içtiği suyun da temiz olmasından da emin olalım. Ayrıca okullarda yeterli hijyen şartlarının da sağlanması bir veli olarak benim talebim. Okulların okul açılışında aldığı ya da okul aile birliği aracılığıyla topladığı zorunlu paralar diyeyim, gönüllü esası güya ama bunların da gündeme getirilmesi, herkesin burada yan yanayken hatırında tutmasını istediğim birkaç nokta.

Gerçekten çocuklarımız aç kalmasın, laik ve bilimsel eğitim alsın. Ailesinin parası az diye başka bir çocuktan daha az bir imkana sahip olmasın. Bunu sadece kendi çocuğum adına değil, bu ülkede yaşayan her çocuk adına temenni ediyorum. Bir çocuğun beslenme çantası doluyken yanındaki arkadaşınınki boşsa, o sınıf için yani bunu oradaki öğretmen ve diğer veliler değil, bu ülkenin aslında temel, herkesin düşünmesi gereken bir sorunu.

Bu forumdan sonra belki de bununla ilgili bir hareket başlar. Okullarda veliler ve diğer kişilerle bununla ilgili buluşabiliriz. Veliler, öğretmenler birlikte bu talebin takipçisi olmalıyız. Çocuklarımızın ihtiyaçlarını duyurmalıyız. Karşılanması için de birlikte uğraşmalıyız diye düşünüyorum.

Bütün çocuklar için okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek, sağlıklı yemek ve temiz su. Bunu lütfen hep birlikte savunalım diyorum."