İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten şu ifadeleri kullandı:
"Limanı belli olmayan hiçbir gemiye rüzgar yardım etmezmiş, hiçbir rüzgar yardım etmezmiş. Bizler burada limanlarımızı belirlemek için, gerçekten Makyavelist anlayışlarla iktidara giden her yolu mübah gören bir anlayışa karşı yan yana durmak için buradayız. Bizler, mühendisler geleceği inşa eden, medeniyeti kurmaya çalışanlarız. Ama bunu yaparken toplumsallaşarak bunu götürmek zorundayız. Şunu bilmek zorundayız; toplumsallaşmayan hiçbir sorun çözülemez.
Sayın vekilim anlatırken bir film geldi aklıma, herkesin bildigi Braveheart filmi. Orada hatırlarsanız William Wallace nasıl bir mücadelenin içine girişmişti. Ancak Uzun Bacaklı Ceyk etrafındaki hepsini satın almıştı. Anlatırken gözümün önüne bu geldi. Yani bizler William Wallace mı olacağız yoksa Uzun Bacaklı Jack mi? Buna karar vermemiz gerekiyor. Hayatımızın her, her evresinde toplumsallaşarak büyümek zorundayız.
Bakın ben bir şey söylemek istiyorum. Bir emekli polis memuru geçinemediği için intihar etti. Ve hepimizin gözüne baka baka yaptı. Geçen hafta bir seçim gerçekleşti Eskişehir'de. Keşke o seçimin bittiği gün, daha doğrusu bittiği saat itibarıyla hep beraber Valiliğin önünde bir sessiz yürüyüş gerçekleştirebilseydik. Ve gerçekten siyaseti aslında bir yerde seçilmek için mi yoksa o insanlar ölmesin, kendini öldürmesin diye yaptığımızı göstermek içindir.
Acıyarak ve üzülerek şunu söylemek istiyorum; aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklememeliyiz. Bugün güzel bir şey duydum ve gördüm. Artık halkın seçtiği bir, üyenin seçtiği bir parti varmış. Bugün öğrendim bunu, çok mutlu oldum. Bu çok güzel bir şey, çok onurlu bir şey. Çünkü herkes artık doğrudan demokrasiyle istediği kişiyi seçebilecekmiş. Bu çok önemli ve çok değerli, bu konuda da sizlere teşekkür ediyoruz. Siyaset dışı unsurlar; meslek odalarıdır, sendikalardır, demokratik kitle örgütleridir ve bizler zaman zaman, affbuyurun ama, siyasetçilere istikamet çizmek zorundayız. Teknik ve güzel anlamda.
Neden mi yan yanayız? Üç matematik netiyle mühendisin yetişmemesi gerektiği, yetişmeyeceğini bu sisteme göstermek adına yan yana olmalıyız. Neden mi yan yanayız? Bir emekli polis memurunun kendini Türk bayrağına sarıp intihar ettiğini görmemek adına yan yanayız. Neden mi yan yanayız? Her depremden sonra bir günah keçisi ilan edilen bir mühendis kitlesinin yanında yer almak zorunda olduğumuzdan dolayı yan yanayız. Neden mi yan yanayız? Aç, yatağa aç giren insanların nasıl bir hisse sahip olduğunu anlamak için yan yana durmak zorundayız.
Bizler meslek odaları olarak sadece mesleğimizi icra etmiyoruz. Aynı zamanda toplumsal bir bilinci de aşılamaya çalışıyoruz. Fakat şunu da göz ardı etmemek lazım. Bakın, tanrılar bir şey istiyor. Tanrılar toplum mühendisliği ile dizayn etmek istiyor. Tanrılar muhalefetin %30 oy aldığını görünce bir B planı, C planı, A planı, D planı yaparak başka... O William Wallace'ın karşısında duran Uzun Bacaklı Jack gibi birilerini ortaya atıyor. Biz bunları görüyoruz arkadaşlar. Meslek odaları olarak, siyaset dışı unsurlar olarak görüyoruz. Biz siyaset dışı unsur olabiliriz ama mesleğimiz ve ülkemiz için politika üretmek zorundayız ve bu politikaları da siyasetçilere de göstermek zorundayız.
Ben bir anımı paylaşarak bitirmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, ben aynı zamanda bir... Yener Bey'le birlikte beraber bir dönem sendikacılık yaptım. Sendika görevimden dolayı... Aynı zamanda bir ETİMADEN çalışanıyım. Bir arkadaşımız geldi, dediler ki: 'Biz Mühendislik Meslek Kanununu çıkarmak için mücadele edeceğiz.' 'Bu meslek kanunu neyi içeriyor?' dedim. 'Mesleğimizin itibarını, geleceğini, ücretini alacağı ücreti vesaire.' 'Peki, bu çıkarılacak meslek kanunu Beşli Çete'yi rahatsız edecek mi?' dedim. 'Evet' dediler. 'Deneyin ama o çıkmayacak' dedim. Müzakere bir yöntemdir, bu kullanılabilir ama güçlüysen müzakere edebilirsin. Güçsüzsen, 3-4 kişiysen bunun bir anlamı yok. Sonra bu arkadaşlarımız hep birlikte bütün bakanları ziyaret ettiler, meslektaş olan bakanları. 'Nasıl?' dedim, 'İyi gidiyor mu?' 'Çok iyi gidiyor Oytun, bir sene sonra kesin çıkıyor, üç ay sonra kesin çıkıyor.' Bunu dedikten sonra tam 3 yıl geçti. En son geldik, dedim ki: 'Ne oldu, başarada bildiniz mi?' 'Oytun' dedi, 'olmadı.' Şöyle gelindi; müzakereniz bittiysen artık mücadeleye devam."





