Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Başkanı Ali Paşa Şanlı şu ifadeleri kullandı:
"3 Temmuz Cuma günü alanda yaptığımız açıklamanın ardından DİSK Devrimci Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç'ın yaptığı açıklama üzerine böyle bir açıklama yapma ihtiyacı duyduk. Bu açıklamamız buna yöneliktir.
Biz; Tüm Emekliler Sendikası, DİSK Devrimci Emekli-Sen ve Emekliler Meclisi Sendikası olarak, 21 Haziran'da Ankara'da ortak gerçekleştirdiğimiz çalıştayın ardından, birlikte mücadeleyi ülke genelinde örgütlemek, emeklilerin hak ve taleplerini daha etkili şekilde kamuoyuna yansıtmak amacıyla Emekli Sendikaları Platformu'nu oluşturduk. Eskişehir'de 3 Temmuz'da yaptığımız açıklama da bu platformun çalışmaları doğrultusunda gerçekleştirildi. Yani birlikte alanlarda olacağız. Sonuçta bu sadece üç sendikanın değil; diğer bütün emekli örgütlerinin, derneklerin ve meslek odalarının da katıldığı, ülke genelinde ortak mücadeleyi örmeye yönelik bir platformdu.
Ancak 3 Temmuz Cuma günü alanda yaşananların tamamı sizin kamera kayıtlarınızda bulunmaktadır. Bu yaşananlar üzerinden DİSK Devrimci Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç'ın yaptığı açıklamalar, kayıtların aksine bizi karalayan, benim şahsım üzerinden hem beni hem de örgütümüzü hedef alan bir dil içermektedir. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Eğer gerçekten toplumsal mücadele içerisinde sendikal haklarımız, taleplerimiz ve demokratik Türkiye mücadelesi veriyorsak; dilimizi, üslubumuzu, tarzımızı ve tutumumuzu kişisel yaklaşımlar yerine örgütün ihtiyaçları ve toplumun beklediği doğru duruş doğrultusunda belirlememiz gerekir.
Hatice arkadaşımızın burada söylemediği, orada dile getirmediği hususlar da kayıtlarınızda mevcuttur. O kayıtları herkes inceleyebilir. Kayıtlarda yer almayan iddialarda bulunarak benim şahsım üzerinden örgütümüze yönelik bir karalama yapılmıştır. Bu tutumu doğru bulmadığımı özellikle ifade etmek istiyorum.
Ayrıca bu basın açıklamasına Genel Başkan ve Genel Sekreter de katılarak destek vermiştir. Kendileri gelmeden önce Genel Başkan ile görüşmüş, yaşadığımız süreci açıkça anlatmıştım. Buna rağmen gelip benimle görüşmelerini beklerken beni aramamış olmalarını büyük bir eksiklik olarak değerlendiriyorum. Elbette bu tür sıkıntılı süreçler yaşanabilir. Ancak ülkemizde birleşik mücadeleyi savunuyorsak, bu tür sorunlara neden olanların da bunun sorumluluğunu üstlenmesi gerekir.
Bu kapsamda biz burada bir yürütme oluşturduk. DİSK Devrimci Emekli-Sen'den üç arkadaşımız, bizden de üç arkadaşımız olmak üzere altı kişilik bir yürütme oluşturuldu. Yapılan açıklama da bu yürütmenin aldığı kararlar doğrultusunda gerçekleştirildi. Dönem sözcülüğü bizde olduğu için bütün yetki bendeydi. Dolayısıyla orada kimsenin söz almaması, açıklamaya müdahale etmemesi gerekiyordu. Bu kararlar önceden alınmıştı.
Ancak Hatice Kılıç'ın sahneye çıkarak önceden planladığı şekilde süreci yönlendirmeye çalışması ve kitlenin tepki göstereceğini bile bile Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü'yü alana getirmesi, yaşanan gerginliğin oluşmasına neden olmuştur. Belki kendisine göre farklı değerlendirmeleri olabilir ancak bu konuda ortak alınmış herhangi bir kararımız yoktu. Milletvekilini oraya çağırarak hem kendisine hem de örgütüne "mutlancı" damgası vurmuştur. Bu, kendi tercihidir. Bu hatanın daha sonra genel merkezin açıklamalarında bize yöneltilmesini doğru bulmuyorum.
Ben özellikle şunu belirtmek isterim: Kadın hakları konusunda her zaman saygılı olmuş, kadınların mücadelesinde onların yanında durmuş insanlar olarak, sendika olarak orada hiçbir şekilde bir kadını aşağılamak gibi bir tutumumuz olmamıştır. Söylediklerimiz yalnızca üslubuna yönelik uyarılardır ve hakaret niteliği taşımamaktadır.
Kendisine söz hakkı verilmediğini iddia ediyor. Oysa görüntülerde mikrofonun uzatıldığı ve kürsüye davet edildiği açıkça görülmektedir. Bunun dışında beni kendisini ittiğim yönünde suçluyor. Oysa kendisine hiçbir şekilde dokunmadığım görüntülerde açıkça ortadadır. Bütün kayıtlar incelendiğinde söylediklerinin büyük bölümünün gerçeği yansıtmadığı ve kendisini haklı göstermek amacıyla dile getirildiği görülecektir. Biz bunu doğru bir davranış olarak görmüyoruz.
Bu tür davranışlar sergileyen kişilerin, temsil ettikleri örgütlerdeki sorumluluklarını nasıl yerine getirdiklerinin değerlendirmesini hem siz değerli basın mensuplarına hem kamuoyuna hem de o sendikanın üyeleri ile tüm emeklilerin takdirine bırakıyorum.
Bizim verdiğimiz mücadele bireysel sorunların yaşandığı bir mücadele değildir. Ülkemizde milyonlarca emekli bugün yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Ülke genelindeki eylemlerimizin amacı da buna dikkat çekmektir. Ancak arkadaşımızın ortak kararların dışına çıkarak bireysel davranması sonucunda oluşan olumsuz havanın sorumluluğu tamamen kendisine aittir. Örgütünün sorumluluğu da kendisine aittir.
Bütün uyarılarıma rağmen geri adım atmaması, fevri davranması ve kamuoyunu kendi doğrultusunda yönlendirmeye çalışması kendisini sıkıntılı bir sürecin içine sokmuştur. Ayrıca bana söylemediği hâlde söylenmiş gibi gösterdiği hakaret iddialarını da artık sizlerin kayıtları izleyerek değerlendireceğinize inanıyorum.
Biz Tüm Emekliler Sendikası olarak hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olamayız. Çünkü bütün partilerden bağımsız bir ilkemiz, devletten bağımsız bir sendikal anlayışımız vardır. Farklı siyasi görüşlere ve inançlara sahip bütün emekliler sendikamıza üye olabilir. Nitekim bugün de farklı siyasal görüşlerden birçok insan bu sendikanın mücadelesi içerisinde yer almaktadır.
Kamuoyuna yanlış şekilde aktarılan bu basın açıklamalarını, iftira niteliğindeki itham ve iddiaları kabul etmiyor, doğru bulmuyorum. Bir şube başkanının kullandığı söylem ve üslubu da kendisine yakıştıramadım. Elbette bu tür sıkıntılar yaşanabilir. Ancak bu bireysel sorunların sorumluluğunu kim taşıyorsa özeleştirisini de onun yapması gerekir.
Ben kendilerini de aradım. Sendikayı da aradım. Eylemden sonra buluşup görüşelim istedim ancak arkadaşlarımız gelmedi. Daha sonra telefonla da ulaştım, yine görüşme gerçekleşmedi. Çünkü o sıkıntılı süreci yaratanların sorumluluğu kendilerine aittir.
Biz ise bireysel sorunlar üzerinden değil, birleşik mücadeleyi büyütmek için hareket etmek zorundayız. Kişisel kaprisleri, egoları ve ayrıştırıcı yaklaşımları bir kenara bırakarak ülke genelinde ortak mücadeleyi örmek zorundayız.
Biz Tüm Emekliler Sendikası olarak; bütün emeklilerin insanca yaşam hakkı, talepleri, demokratik Türkiye hedefi ve çocuklarımıza, torunlarımıza onurlu bir ülke bırakma mücadelesini birlikte sürdürmekte kararlıyız. Yaşananları bu mücadelenin önüne geçmeyecek, aşılabilecek sorunlar olarak görüyoruz."