Altın fiyatlarında güçlü yükselişin ardından yeni haftaya yatay bir başlangıç yapılırken, Ekonomist Murat Özsoy hafta içerisinde iki önemli gelişmenin fiyatların yönünü değiştirebileceğini söyledi. Murat Özsoy, çarşamba günü ABD'den gelecek öncü enflasyon verileri ile cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'un Jackson Hole Toplantısı'nda yapacağı konuşmaya dikkat çekti.
tv100'de konuşan Ekonomist Murat Özsoy şu ifadeleri kullandı:
Güçlü yükseliş trendinin ardından yeni haftaya başlarken şu anda normal, yatay bir başlangıç görüyoruz. Ancak bu yatay başlangıç, hafta içerisinde iki önemli kırılma yaşayabilir. Bunlardan biri çarşamba, diğeri ise cuma günü. Çarşamba günkü gelişme bu haftaya doğrudan yansıyabilir ancak cuma günkü gelişmenin etkilerini daha çok önümüzdeki haftalarda görebiliriz.
Çarşamba gününün detayına baktığımızda ABD'den öncü enflasyon verilerini karşılıyor olacağız. Bu veriler ABD ekonomisi ve Fed'in politikaları açısından çok önemli. Eğer çarşamba günü gelecek öncü enflasyon verileri, enflasyonun tahmin edildiği ve korkulduğu gibi bir risk teşkil etmediği, yukarı doğru hareket etmediği mesajını verirse bu durum altın fiyatlarını pozitif anlamda yeniden yukarı yönlü tetikler. Bunun perşembe ve cuma gününe de yansıyan bir etkisini görme ihtimalimiz oldukça yüksek olur.
Diğer taraftan cuma gününe geldiğimizde Jackson Hole Toplantısı'nda Fed Başkanı Kevin Warsh'un bir konuşması var. Bütün dünya piyasaları ve ekonomileri bu konuşmayı büyük bir merakla bekliyor. Konuşma Türkiye saatiyle 17.00'de olacak. Bunun etkilerini daha çok önümüzdeki haftaya sarkacak şekilde görebiliriz.
Burada da tema yine aynı. Eğer Fed'in faiz artırmayacağı konusu piyasalarda iyice fiyatlanmaya başlarsa ve enflasyonun savaşın etkileriyle korkulacak şekilde kendini göstermeyeceği mesajı verilirse ons altın fiyatlarında 5 bin dolara hızlı bir şekilde yaklaşma etkileri görebiliriz. Ons altında 4 bin 700, 4 bin 800 dolar seviyelerini görebiliriz. Bu da Dolar/TL'nin mevcut trendinde devam etmesi halinde gram altını 7 bin 600, 7 bin 700 TL seviyelerine taşıyan bir etki gösterebilir. Şu an altın fiyatlarıyla ilgili takip edeceğimiz ana gündem bu.
Ben altın için öncelikle pozitif olduğumu söyleyeyim Oya Hanım, yükseliş trendi açısından baktığımızda. Ancak 10 bin, 11 bin, 12 bin TL fiyatları şu an için oldukça iddialı. Çünkü bunun olabilmesi için öncelikle ons altın fiyatının 5 bin dolara gelmesi ve Dolar/TL kurunun da 55-56 TL seviyelerine ulaşması gerekiyor. Çünkü gram altın fiyatlanırken matematik hesabında Dolar/TL kuru da işin içine giriyor.
Ancak piyasa katılımcıları anketine ve Dolar/TL'nin normal gidişatına baktığımızda şu anda yıl sonunda 52 TL, gelebilecek en üst sınırlar arasında görünüyor. Bunun daha da ötesine herhangi bir şekilde müsaade edilmeyecek gibi görünüyor. O nedenle 11 bin liralık bir fiyat bence yıl sonu için oldukça iddialı. Ama daha sonrasında, 2027 yılı için bunları konuşabiliriz.
Bir de tabii yabancı bankalar ve yabancı yatırım bankaları fiyat revizyonu yapacaklar. Onları da bekliyoruz. O raporlarda özellikle ons altın fiyatları için hangi seviyelerin görüleceği önemli bir gösterge olacak. Toparladığımda, evet altın için pozitifim. Bu pozitif trend içerisinde hafif geri çekilmeler olabilir. Fakat 11 bin, 12 bin TL seviyeleri yıl sonu için şu anda oldukça iddialı.
Küresel belirsizlikler ve ABD-İran Savaşı'nın enerji fiyatları üzerinde yarattığı etkinin bir sonucu olarak enflasyonda yukarı yönlü ciddi artışlar gelmesi bekleniyordu. ABD Merkez Bankası'nın da enflasyondaki bu artışları engellemek için faiz oranlarını artırması bekleniyordu.
Değişen şey şu oldu: Enerji fiyatlarındaki artışın, beklendiği gibi ABD enflasyonunda yukarı yönlü bir tepki yaratmadığı ortaya çıkmaya başladı. Fed'in de faizi artırmaktan ziyade yıl bitene kadar sabit tutması yönündeki fiyatlamalar daha fazla ağırlık kazanmaya başladı. Bahsetmiş olduğunuz koşullar içerisinde en önemli ve belirgin farklılık bu.
Şimdi bunlara yavaş yavaş bir yenisi daha ekleniyor. Filizlenen başka bir konu var. O da kasım ayında yapılacak ABD ara seçimleri. Bu seçimlerde mevcut hükümetin Temsilciler Meclisi'ndeki temsil gücünün biraz azalması bekleniyor. Yani Donald Trump'ın etkisinin biraz azalması bekleniyor. Bu durum ABD dolarını zayıflatabilecek bir etki yaratabilir. O nedenle kasım ayında altın fiyatlarının tekrar güçlü bir ivmeyle artışa geçme ihtimalini görebiliriz.
Bir de şu oldu: Savaş ve enerji fiyatları ile altın arasındaki korelasyonun artık son iki, üç haftadır kırıldığını söyleyebiliriz. En önemli farklılıklardan biri de bu. Dolayısıyla bundan sonraki gündemde, yıl sonuna doğru pozitif bir seyrin hakim olmaya başlayacağını görme ihtimalimiz çok yüksek.
Hem Amerika'nın hamleleri hem de Trump'ın söylemleri yüzde 100 etki ediyor Oya Hanım. Çünkü mevcut trendde bir varsayım yapıyoruz, ekonomik verilere göre birtakım tahminlerde ve öngörülerde bulunuyoruz. Fakat Donald Trump'tan gelen bir açıklama bütün o öngörüleri, bütün tahmin mekanizmasını adeta darmadağın ediyor. Biz de her şeyi sil baştan yapıyoruz.
Benim görüşüm, her ne kadar sürpriz olarak nitelendiriliyor olsa da burada belirli bir ana stratejinin bulunduğu yönünde. Yani Trump'ın bir söyleminin çok sürpriz olmadığına inanıyorum. Bundan sonra gelebilecek söylemlerin de planlı ve programlı olduğunu düşünüyorum. Algı tabii ki bir şekilde yaratılmaya çalışılıyor.
Şimdi ABD'den İran'a yönelik ekonomik yaptırımlar açıklanmasını bekliyoruz. İran'a yönelik ekonomik yaptırımlar geldiğinde altın fiyatlarında aşağı yönlü birtakım hareketler görmezsek bu tahminimin, öngörümün ayağı daha da sağlam şekilde yere basmış olacak. Yani ABD-İran arasındaki gerginlikle altın fiyatları arasındaki ilişkinin koptuğunu net olarak görebileceğiz. Altın fiyatları önemli bir testten geçecek.
Dolayısıyla yatırımcılar şu gözle bakmalılar: Haberlerde ABD'nin İran'a ekonomik yaptırımlar açıkladığını gördüler. Bunun sonucunda ABD doları güçlenmedi ve ons altın yukarı yönlü çıktı. O zaman yatırımcılar şunu anlayacaklar: Artık bu bağ ciddi şekilde zayıfladı veya koptu. Altın hareketleri açısından ABD'deki enflasyonu ve Fed'in faiz politikasını takip etmemiz gerektiği görüşü daha fazla ağırlık kazanacak.
Merkez bankalarının altın alımları, altın fiyatları çok yukarı çıkınca biraz daha göze batmaya ve gündem olmaya başladı. Ama normal trendde Oya Hanım, merkez bankaları her zaman altın alırlar. Aslında bu normal bir trend. Fakat alımlar daha fazla artmaya başlayınca Çin Merkez Bankası'nı gördük. ABD Merkez Bankası da dediğiniz gibi ilk sırada. Çin'le beraber daha çok Asya merkez bankaları ön plana çıkıyor. Hatta hatırlayalım, bir ara Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahi sıralamalarda en üst sıralara, bir numaraya kadar çıkmıştı.
Bu durum tabii merkez bankalarının bundan sonraki döneme ilişkin koşulları nasıl gördükleriyle ilgili bize bir mesaj veriyor. Demek ki ABD Merkez Bankası, altın rezervlerini güçlü tutarak tekrar böyle bir küresel savaş ve jeopolitik ortam ortaya çıktığı zaman kendisini burada sigortalamak adına bir adım atıyor.
Çünkü diğer taraftan çok ciddi miktarda ABD tahvili elinde bulunduran Japonya ve Çin gibi ülkeler var. ABD'nin bu tarafta da birtakım cepheleri bulunuyor. Çin'in elindeki devlet tahvillerini bir anda satma riski var. O zaman ne yapacak? Elindeki altın rezervleriyle bu duruma karşı hamle yapabilecek durumda olmalı.
O nedenle merkez bankaları listelerinde ve sıralamalarında bu geliş gidişler, iniş çıkışlar olacak. Ancak şu yargıya varmamız için şu anda erken: ABD altın alımlarında birinci sırada, o yüzden altın fiyatları çok başka yerlere gidecek düşüncesine fazla odaklanmamak lazım.
Dediğim gibi bizim ana göstergemiz, ABD'deki enflasyonun tehdit oluşturup oluşturmayacağı ve Fed'in bundan sonra faiz artırıp artırmayacağı. Bununla ilgili de az önce bahsettiğim gibi cuma günü çok kritik. Yatırımcılar özellikle Fed Başkanı Kevin Warsh'un söylemlerine kulak vermeliler."





