ESKİŞEHİR HABER

Anadolu Üniversitesi'nde flaş gelişme; Gürol Yer 'dilim varmıyor' diyerek detayları anlattı

Gürol Yer, Anadolu Üniversitesi Personeli Banka Maaş Promosyonu İhalesi sürecine ilişkin açıklama yaparak yaşanan gelişmelerin 4 bin 333 kişiyi etkilediğini ifade etti.

Abone Ol

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı:

"22 Ocak 2026 tarihinde yapmış olduğum Anadolu Üniversitesi Personeli Banka Maaş Promosyonu İhalesi ile ilgili açıklamalar üzerine gelişmeler ve neden-sonuç ilişkisi açısından yeni bir değerlendirme zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Konu tamamen çıkılmaz bir labirente dönüşmüş ne anlatıldığı bilinmeyen bir pandomim ya da Anka kuşu misali bir efsane hâlini almıştır.

Üniversite tarafından çalışanlara gönderilen açıklamalarda belirtilen teknik ve idari sorunlar nedir? Nasıl bu denli kapsamlı bir sorun oluşabilir?

İhale Eylül 2025 yılında yapılmıştır. Son ana kadar hiç mi aklıselim bir kişi bu teknik ve idari sorunları gidermek için bir şey yapmamıştır?

Ben burada bankanın sessizliğinin nedenini gerçekten düşünüyorum. Kamuoyu ve aynı zamanda müşterisi konumunda olan çalışanlara yapılan açıklamaların neden tek kanal ve kalıp cümleler üzerinden kabul edildiğini merak ediyorum.

Bu arada üniversitede her atamanın ardında olan, her türlü yönetsel sürece müdahil olan ve torpili çok seven sendika, yaptığı açıklamada şartları kabul etmeyen taraf bankaymış gibi ifadeler kullanmıştır. Bu tamamen durumun gerçek sorumlusunu kurtarmaya yönelik bir açıklama ve yönetime her zamanki gibi şirin görünme, yaranma atraksiyonudur.

Bu bağlamda, muhatap bankanın konu hakkındaki suskunluğu kendisine zarar vermekte; birilerinin yaptığı hatayı örtmek için “vur abalıya” anlayışıyla bankayı hedef gösterme çabası açıkça görülmektedir.

Ben gerek sendikacılık sürecimde gerekse sonraki siyaset sürecimde, ilgi alanımızda ve genelde daima liyakat ve adaleti ısrarla savundum. Bu uğurda tehditler aldık, kavga da ettik, mücadele ettik ve asla geri adım atmadık.

İşte bugün, o günlerde yaptığım itirazların ve ikazların haklılığı 4 bin 333 kişiyi mağdur eden, sorumsuzca ya da kasten yapılan hesaplamalar, bilgi aktarımları ve üst makamların yanıltılmasıyla ortaya çıkmıştır.

Muhatapların boşa düşürülmesinin temelinde “Bizim adamımız, bizim elemanımız, davanın adamı” düşüncesiyle çapsız kişilere yol açmak adına bilgi birikimi olanların görevlendirilmemesi, hak edenlerin haklarının yenilmesi ve gelmesi gereken makamların “bizden diri” diye düşük kalibreli kişilere teslim edilmesi yatmaktadır.

Tüm itiraz ve ikazlara rağmen bugünün yaşanması “müstehaktır” diyeceğim ama dilim varmıyor.

Üzüldüğüm husus; her mevki ve pozisyondan arayan, görüştüğüm güzel insanların yaşadığı mağduriyettir. Onların sözlerinin boşa çıkması, planlarının bozulması; her saat ayrı bir söylemle ve muhatapsızlıkla adeta kendileriyle alay edilerek düşürüldükleri durumu anlatmalarını dinledikçe, gerçekten çok daha keskin cümleler kurmak gerekiyor.

Ancak ben “bir musibet bin nasihatten iyidir” diyerek; Eskişehir’deki diğer rektörlere, irade sahibi yerel ve genel siyasetçilere, yöneticilere, kurum amirlerine, başkanlara, sesimin ulaşabildiği herkese sesleniyorum:

Lütfen Rabbimizin Nisa Suresi 58. ayetindeki emri doğrultusunda; emaneti ehline teslim edin ve insanlar arasında adaletle hükmedin. Anadolu Üniversitesinde olduğu gibi binlerce insanın vebalini almayın.

Bu vebal; olayın sorumlularını hak etmedikleri makamlara atayan, atatan ve orada tutanlarındır. Aldıkları beddualar ve ahlar yakalarındadır. Hak ile, hukuk ile, liyakat ile ve vicdanınızla kalın."