Odunpazarı Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Berke Akyel şu ifadeleri kullandı:
"Önümüzde 2027 yılı katı atık tarifesi var. Fakat daha konuşmaya başlamadan kürsüden verilecek cevapları şimdiden biliyorum. 'Enflasyon arttı, akaryakıttan geldi, personel maliyeti yükseldi.' Olur mu öyle şey?
Peki, bu söyledikleriniz köprünün diğer yakasına uymuyor mu? Çöp kamyonu Tepebaşı'ndan Odunpazarı'na geçerken köprüde mazotu daha mı pahalı tüketiyor? Tepebaşı Belediyesi daha ekonomik koşullarda mı işçi çalıştırıyor?
Aynı şehir, aynı çöp, aynı kamyon, aynı yol, aynı ekonomi. Arada sadece bir köprü var. O yüzden bugün bu kürsüden 'enflasyon' bahanesini kabul etmiyoruz. Çünkü köprünün öbür yakası, aynı enflasyon koşullarında bambaşka bir tablo ortaya koymuştur.
Köprünün öbür yakası hatayı kabul etmiştir. Tepebaşı Belediye Meclisi'nde şu an, tam şu an, temizlik işleri kadrosunda görünüp fiilen başka müdürlüklerde çalışan personelin maliyeti katı atık bedelinden düşülmektedir.
Listede temizlik işlerinde görünüp sahada bambaşka müdürlüklerde, temizlikle hiçbir ilgisi olmayan işlerde çalıştırılan personelin maaşı vatandaşın çöp faturasından çıkarılmaktadır. Tepebaşı açıkça 'Biz yanlış yapmışız, düzeltiyoruz' demektedir.
Peki, köprünün bu yakasında ne oluyor? Bizde hesap biraz daha pratik yapılıyor. Önce zammın oranına karar veriliyor, sonra gerekçesi aranıyor.
Listeye bakmak, kimin nerede çalıştığını saymak, maliyeti ayıklamak zahmetli işler olduğundan, yüzde 61 yazmak daha kolay gelmiş ve belediye kolay olanı seçmiştir.
Şimdi rakamlara bakalım.
Tepebaşı'nda 2026 yılında 272 milyon lira olan tutar, 2027 yılında 365 milyon liraya çıkmaktadır. Artış oranı yüzde 34'tür.
Odunpazarı'nda ise 2026 yılında 371 milyon lira olan tutar, 2027 yılında 435 milyon liraya çıkmaktadır. Artış oranı yüzde 61'dir.
İki belediye de aynı ekonomik şartlarla yola çıkmışken, biri yüzde 34 artırırken diğeri neden yüzde 61 artırmıştır? Neredeyse iki katı. Odunpazarı'nın çöpüne Tepebaşı'nın çöpünden neden iki kat daha fazla zam gelmektedir?
Enflasyon ve akaryakıt herkes için aynıdır. Önümüzdeki yüzde 61'lik oran henüz temizlenmemiş bir rakamdır.
Eğer bizim listede var olup sahada olmayan personelimiz de bu bedelin içindeyse ve tarifeden düşülürse bu oran kaça iner? Vatandaştan kaç milyon lira fazladan istenmektedir? Bu tablonun hiçbir izahı yoktur.
Bu farkın nereden kaynaklandığına bakalım. Bu bedel temizlik hizmetinin maliyetine göre hesaplanmaktadır ve maliyetin en büyük kalemi personeldir.
Temizlik hizmetiyle hiçbir ilgisi olmayan, başka bir müdürlüğün işini yapan personelin maaşını vatandaşa 'çöp parası' diye yansıtmak düpedüz haksızlıktır.
Bu, bir hizmet bedeli değil, belediyenin diğer birimlerinin maaşını vatandaşın cebinden ödetmektir. Adı konulmamış bir vergidir.
Tepebaşı bunu gördü ve geri adım attı. Üstelik aynı siyasi anlayışa sahipsiniz. Hakkındaki bunca eleştiriye rağmen dilerseniz Ahmet Ataç gelsin de bu tarifenin nasıl hesaplanacağını size anlatsın.
Buradan Sayın Başkan'a soruyorum ve meclis kayıtlarına geçmesini istiyorum.
Odunpazarı Belediyesi'nde temizlik işleri kadrosunda görünüp başka birimlerde çalıştırılan kaç personel vardır?
Bu personelin maaşları 2027 katı atık bedelinin içinde midir?
İçindeyse, Odunpazarı halkı kaç milyon lirayı boşa ödemektedir?
Eğer bu soruların cevabı yoksa listeyi getirin, rakamlarla ispat edin. Cevap var ise komşunuzun yaptığını yapın, bu maliyeti tarifeden düşün ve bedeli yeniden hesaplayın.
Bu konuda üçüncü bir yol yoktur. Üstelik bu personelin maaşı yıllardır katı atık bedelinin içinde ise bu sorun yalnızca 2027'nin sorunu değildir.
Geçmiş yıllarda vatandaştan ve esnaftan fazladan alınan her kuruşun hesabı çıkarılmalı ve iade edilmelidir. Hatayı düzeltmek yetmez, hatanın bedelini kim ödüyorsa ona geri verilmelidir. Ne zamandır bu paranın alındığını da gayet iyi biliyorsunuz.
Bu soruların cevabını sözlü olarak bekliyoruz ama bununla da yetinmiyor, bugün bu meclise yazılı soru önergesi veriyoruz.
2027 katı atık maliyetine dahil edilen personel kimlerdir? Her birinin fiilen çalıştığı birim ve görev tanımı nedir? Tek tek, isim isim cevap istiyoruz.
Şimdi esnafa gelelim.
Konutlarda iki belediye birbirine yakın bir seyir izlemiş ve yaklaşık yüzde 30 artış yapılmıştır. Ancak iş esnafa gelince tablo tamamen değişmektedir.
Tepebaşı'nda iş yeri bedelleri yüzde 32 artarken, Odunpazarı'nda yüzde 93 artmaktadır.
Bakkalın, kahvehanenin, eczanenin, terzinin ödeyeceği bedel 53 milyondan 114 milyona çıkmaktadır. Restoran, kafe ve marketlere yüzde 72'ye varan zamlar gelmektedir.
Köprünün bu yakasında esnafın kapısına kara bulutlar çökmüştür. Nedir bu Odunpazarı Belediyesi'nin esnafa kesmeye çalıştığı fatura?
Esnafa bir yılda yüzde 93 zam yapmanın hangi hesabı, hangi vicdanı vardır? Bu belediye bütçe açığını esnafın sırtından mı kapatmaya çalışmaktadır?
Sayın Başkan, çöp iki yakada da aynı çöp, ancak fatura bu yakada iki kat kabarık gelmektedir.
Odunpazarı halkı almadığı hizmetin parasını ödememelidir. Esnafımız bu belediyenin 'arpalığı' veya bütçe açığını kapama kapısı değildir.
Bu tarifeye bu haliyle 'evet' demiyoruz. Hesabı düzeltelim, fazlasını iade edelim. Odunpazarı halkı bu belediyeden bir lütuf değil, hakkını istemektedir.”





