Büyük Aile Platformu, Reşadiye Camii bahçesinde ekranların genç ve çocuklara olumsuz etkilerine dikkat geçmek amacıyla açıklama gerçekleştirdi.
Platform adına açıklamayı Eğitim Bir Sen Eskişehir Şube Başkanı İbrahim Akar şu ifadeleri kullandı;
"Ülkemizin önde gelen sivil toplum platformları 81 ilimizde bu ortak açıklamayı hep beraber yapıyor. Bugün 15 Mayıs.
Emperyalist devletler ve uşakları tarafından 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali üzerine Anadolu’nun dört bir yanında bir milletin bağımsızlık mücadelesi başladı. Günümüzde ise kültürel emperyalizm işgal girişimi ile karşı karşıyayız. Artık tehlike ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var.
Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile aile zayıflatılmakta, çocuklarımızın zihinleri ve kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet ise sistematik biçimde aşındırılmaktadır.
Bu mesele ne yalnızca bir yayıncılık tercihi ne de basit bir reyting yarışı meselesidir. Bu mesele toplumsal yapının çözülmesi ve nesillerin kaybedilmesi meselesidir. Bu mesele milli güvenlik meselesidir.
Şiddetin, suçun ve mafyanın özendirilmesini istemiyoruz. Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımları istemiyoruz. Aileyi değersizleştiren senaryoları istemiyoruz. Mahremiyeti ihlal eden televizyon programlarını istemiyoruz. Reyting uğruna değerlerimizin ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyen içerikleri istemiyoruz.
Başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve, yayıncı kuruluşları da sağduyuya ve kültürel işgale geçit vermemeye davet ediyoruz.
Gazze’de soykırım uygulayan İsrail’i desteklediği için boykot ettiğimiz firmalar var. Bu firmalar çok yüksek reklam bütçelerine sahip. Sırf reklam bütçeleri yüksek diye yayıncı kuruluşlar bu firmalara teslim olmamalıdır. Medya ve sosyal medyayı savaş cephesi ilan eden İsrail’in, boykot ettiğimiz firmaların reklam bütçeleriyle yayın kuruluşlarımız üzerinde kurduğu baskı zinciri kırılmalıdır. Sorumlu ve sağduyulu diğer reklamverenler de bu konuda boykot ettiğimiz firmaların dümen suyundan çıkmalıdır.
Reytingi ve reklam gelirini tek ölçüt olmaktan çıkaran düzenlemeler artık yapılmalıdır. Zararlı içeriklere karşı daha etkin denetim mekanizmaları işletilmelidir. Aile ve çocuk dostu içerikler en güçlü şekilde teşvik edilmelidir.
Temiz Ekran Hareketi sorumlu yayıncılık çağrısıdır. Toplum mühendisliğine geçit vermeme kararlılığıdır. Aileyi, nesilleri ve milletimizin geleceğini koruma iradesidir.
Son sözümüz şudur. Ecdadımız dün işgale kalkışanlarla azimle mücadele etti. Bize bu cennet vatanı emanet etti. Bugün ekranlar üzerinden kültürel işgale yeltenenler var. Bunlarla da bizler aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu sorumluluk hepimizindir. Ne tek bir karış toprağımızı ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz.
Bu akşam sosyal medya üzerinden sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri, oyuncular, yapımcılar, senaristler, kanaat önderleri ve münevverler “Temiz ekran hareketi” manifestosunu paylaşacak. Tüm vatandaşlarımızı bu manifestoyu paylaşmaya ve destek vermeye davet ediyoruz."





