Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı şu ifadeleri kullandı:
“Yangınlarla mücadelede ilk müdahale ekiplerinin önemi çok büyük. Şu anda yangınlara ortalama müdahale süremiz 11 dakika. Bunun 10 dakikaya indirilmesi bile çok ciddi bir alanın, çok ciddi bir bölgenin tehlikeden korunmasına vesile olabilecek bir süredir. Belki 1 dakika çok önemli gibi görünmeyebilir ama hayati olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla bu yılki hedefimiz, müdahale süresini 10 dakikaya indirmektir. Bu ilk müdahale binası da işte bu 1 dakikaya sahip olma adına bizim için önemli bir etken olacak.
Şu anda bu mücadeleyi yürüten, bugün itibarıyla alevlerin karşısında yorulmayan, dinlenmeyen, acıkmayan, susamayan bir düşmana karşı mücadele eden Orman Teşkilatındaki kardeşlerime de başarılar diliyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Elbette vatanımızın müdafaası için karada, havada ve denizde mücadele eden bütün şehitlerimizi de buradan rahmet ve minnetle anıyorum.
Rüzgarların çok şiddetli bir periyoda girdiğini 1 hafta öncesinden her türlü iletişim kanalını kullanarak kamuoyumuzla paylaşmıştık. Sadece bizler değil, aynı zamanda Meteoroloji Genel Müdürlüğü, AFAD ve diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşları da şiddetli rüzgarın getirebileceği riskleri kamuoyuyla paylaşmıştı.
29 Temmuz’da başlayan şiddetli rüzgarların ardından son 3 günde ülkemiz genelinde 138’i orman dışı olmak üzere toplam 218 yangına müdahale edildi. Tekrar ediyorum; son 3 günde müdahale edilen yangın sayısı 218, bunların 138’i orman dışı alanda meydana geldi.
Bu yangınların 213’ü tamamen kontrol altına alındı. Halen devam eden 5 yangın var. Balıkesir Gömeç, Antalya Alanya ve Mersin Gülnar’daki yangınlarda büyük ölçüde kontrol sağlandı. Şu anda bu alanlarda, işin doğasında bulunan tütmeler dışında tehlike arz eden bir durum görünmüyor.
Aydın’ın Çine ilçesinde ise dün öğleden sonra şiddetli rüzgarla birlikte bir yangın başladı. Özellikle rüzgarın, sadece orman yangınlarında değil yapılan her işte çok ciddi olumsuz bir etken olduğunu hepimiz görüyoruz. Arkadaşlarımız büyük ölçüde kontrol sağlamış olsalar da rüzgarın etkisiyle zaman zaman kısmi parlamalar yaşanıyor. Bu nedenle tamamen kontrol sağlandığını söylemeden herhangi bir sonuç açıklamayacağız. Ekiplerimiz son derece hassas bir şekilde bu parlamalara müdahale ediyor.
Bugün Balıkesir’in Susurluk ilçesinde başlayan yangına ise saatte 50 kilometrenin üzerindeki rüzgara rağmen ekiplerimiz müdahale ediyor. Kısa sürede müdahaleye başlandı ancak rüzgar burada da en büyük engel.
Rüzgar kaynaklı yangın riski önümüzdeki haftaya kadar devam edecek gibi görünüyor. Bu nedenle Türkiye’nin her noktasındaki ilgili kurumlara ve özellikle vatandaşlarımıza azami dikkat göstermeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.
Bir hususun daha altını çizmek istiyorum. Konunun uzmanı olmayan kişilerin yangın alanlarındaki kısmi tütmeleri, yangın yeniden başlamış gibi değerlendirmeleri söz konusu olabiliyor. Bu bilgiyi düzeltelim. Arkadaşlarımız tedbiri elden bırakmadan, hiçbir gevşekliğe meydan vermeden, artık hiçbir risk kalmayıncaya kadar alandan ayrılmayacaklar.
Bugün hava sıcaklığı ve rüzgar hızının yüksek değerlere ulaşacağına ilişkin uyarılarımız da devam ediyor. Bu yıl ilk kez uyguladığımız bir yöntemi de hayata geçirdik. Riskli illerde SMS bilgilendirmelerine başladık. Baz istasyonlarından sinyal alan tüm telefonlara Bakanlığımız tarafından risk durumuna ilişkin bilgilendirme mesajları gönderildi. Bu vesileyle Ulaştırma Bakanlığımıza teşekkür ediyorum.
Orman yangınlarıyla mücadeledeki en büyük başarı, yangının hiç çıkmamasıdır. Biz bunun için mücadele ediyor ve etmeye devam edeceğiz. Ancak bir yangın meydana geldiğinde en önemli husus, en kısa sürede müdahale etmektir.
Başlangıç aşamasında gerçekleştirilen hızlı müdahaleler sayesinde, biraz önce bahsettiğim 200’ün üzerindeki yangının büyük bölümü kamuoyunun gündemine gelmeden kontrol altına alınmış oldu. Bu nedenle yangın riski taşıyan stratejik bölgelerde konuşlandırılmış ekiplerimiz ilk müdahaleyi gerçekleştirmek adına çok önemli bir görev üstleniyor ve 7 gün 24 saat görevlerinin başında bulunuyor.
İlk müdahale ekip binaları sadece yangınlarda değil, sonraki dönemlerde de önemli bir koordinasyon merkezi olarak hizmet verecek. Bunun yanında ağaçlandırma projeleri başta olmak üzere birçok faaliyette de kullanılacak.
Orman Genel Müdürlüğümüzün Türkiye genelinde 1600 ilk müdahale noktası bulunuyor. Arkadaşlarımız bu noktalarda konuşlandırılmış durumda. Ayrıca yangın riski taşıyan bölgelerde toplam 882 orman ilk müdahale ekip binası hizmet veriyor.
Ancak bütün dünyanın da kabul ettiği başarımızın en önemli göstergelerinden biri, yangına müdahale süresini daha da aşağı çekmektir. Tekrar ifade ediyorum; hedefimiz 11 dakikalık ortalamayı 10 dakikaya indirmektir.
Bugün hizmete alacağımız bu binanın farklı bir yönü var. Kendisine biçilen görevin de ötesinde hizmet verebilecek özellik ve kabiliyetlere sahip. Eskişehir’in önemli sanayi kuruluşlarından Eti Gıda’nın, Orman Genel Müdürlüğümüzle birlikte bu binanın ve sahip olduğu imkânların hayata geçirilmesindeki iş birliği dolayısıyla teşekkür ediyorum.
Sadece bina değil, içerisindeki arazöz ve ilk müdahale aracı da son derece önemli. Firuzhan Bey’in de ifade ettiği gibi buna bir de su tankeri ilave edilecek.
Burası Eskişehir ile Kütahya arasında çok kritik bir noktada bulunuyor. İhtiyaç halinde Bilecik dahil olmak üzere üç ile birden hizmet verebilecek konumda. Özel sektör tarafından böyle bir projenin hayata geçirilmesi son derece kıymetli. Çevreye duyarlılığın, toplumsal sorumluluğun ve en önemlisi Yeşil Vatan’a bağlılığın bundan daha güzel bir göstergesi olamazdı. Bu katkılarından dolayı Eti Gıda’ya ve Firuzhan Bey’e teşekkür ediyorum.
Firuzhan Bey konuşmasının sonunda eğitim konusuna da değindi. Küçük çocuklarımıza ilkokuldan itibaren eğitim verilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konuda kendisini rahatlatmak isterim. Geçtiğimiz eğitim öğretim yılının ana teması Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından ‘Yeşil Vatan’ olarak belirlendi. Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımıza da teşekkür ediyorum. Yeşil Vatan konusu artık müfredatta önemli bir yer tutuyor.
Ancak bunu sadece çocuklarımızın eğitimi olarak değerlendirmemeliyiz. Yangınla mücadele ve ormanların korunması hepimiz için önemli bir sorumluluktur. Yeşil Vatan’ın ne anlama geldiğini, aslında vatanın ne ifade ettiğini ebeveynler olarak çocuklarımıza her fırsatta anlatmamız gerektiğine inanıyorum.
Bugün buradan, sahada yangınla mücadele eden bütün kardeşlerime ve arkadaşlarıma kolaylıklar ve başarılar diliyorum. Allah onları her türlü kazadan ve beladan korusun. Yeşil Vatanımızı ve güzel ülkemizi her türlü afetten muhafaza etsin.
Tekrar Firuzhan Bey’e ve şahsında Eti Grubu’na teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.”





