Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı;
"Bir yıl daha geçti ve Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasına denk gelen 3D Gençlik Festivalimiz başlıyor. Ben, 5'incisini gerçekleştirdiğimiz bu festivalin gençlerimize, özellikle Eskişehirli gençlerimize ve Türkiyeli gençlerimize yararlı sonuçlar getirmesini diliyorum. 15, 16, 17 Mayıs günleri gerçekleştireceğimiz bu festivalin sağlıklı sonuçlar doğurmasını diliyorum. Artık bu festivalde ustalaştık, uzmanlaştık; o nedenle bir aksaklık olacağını düşünmüyorum ama Eskişehir'in kendini genç hisseden bütün hemşehrilerimizin katılacağını düşünüyorum, tahmin ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun."
Eskişehir Avrupa Birliği Derneği Başkanı Doç. Dr. Erhan Akdemir şu ifadeleri kullandı;
5'incisini düzenlediğimiz Uluslararası Odunpazarı Dinleme, Diyalog, Dayanışma 3D Gençlik Festivali'nin organizasyonlarını büyük ölçüde tamamladık. Ben size bugün 3D Gençlik Festivali'nin temel ruhunu, temel mantığını anlatacağım.
Eskişehir Avrupa Birliği Derneği olarak Odunpazarı Belediyesi ile kamu STK iş birliğinin önemli bir örneği olan 3D Gençlik Festivalimizin ilkini hatırladığımız zaman çok büyük bir heyecan, mutluluk ve tabii ki tedirginliklerle başlamıştık. Başkanım o zaman "Bunu bir hele 5'incisini bir yapalım da o zaman daha uzun süreli değerlendirmeler, daha kalıcı etkiler bırakabiliriz." demişti. Bugün 5'incisine eriştik.
Ben öncelikle sözümün başında tüm belediye çalışanlarına, belediyemizin Ceren Özdemir Gençlik Merkezi çalışanlarına, belediyemizin diğer müdürlükleri çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Gönüllülerine çok teşekkür ediyorum, Eskişehir Avrupa Birliği Derneği'nin gönüllülerine de teşekkür ediyorum. Şimdi bu işin mantığı nedir; biz niye böyle bir yola çıktık ve 5'inci yıla kavuştuk, ondan bahsedeyim. Biz Eskişehir Avrupa Birliği Derneği olarak 2019 yılından itibaren Eskişehir'de gençlik katılımını, gençlerin karar alma süreçlerinde yer almasını ve evrensel değerleri yani demokrasi, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı gibi değerlerin toplumda benimsetilmesi için çalışma gösteriyoruz, çaba gösteriyoruz. Yine derneğimiz olarak, Eskişehir Avrupa Birliği Derneği olarak Avrupa Birliği'nin etinden sütünden gençlerimiz nasıl faydalanır, bunu gençlerimize anlatmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla gençlerimize çeşitli fırsatlar sunmaya çalışıyoruz.
Bu fırsatların içerisinde de tabii ki gençlerimizin kendilerini gerçekleştirebilecekleri en önemli konu ve alan demokratik alandır. Demokrasi sadece sandığa gitmek değildir; demokrasi özgürlüklerin, siyasal katılımın ve katılım bilincinin en yüksek derecede hissedildiği ve pratiğe döküldüğü bir alanı da, bir durumu da işaret etmektedir. Dolayısıyla bu işin başı aslında demokrasiyi üç boyutlu hale getirebilmekti. Yani demokrasiyi sandığa giderek, oy vererek nasıl teneffüs ediyorsak bunu günlük yaşamımızda da pratik hale getirmemiz gerekir. Bu pratiğin içerisinde de gerek sivil toplum kuruluşları gerek baskı çıkar grupları ve gerekse de diğer yerel siyasal aktörlerin bir araya gelerek kentin ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel sorunlarına ortak çözümler üretmeleri gerektiği inancına dayanıyor.
Tabii burada ilk önce şunu tespit etmeye çalıştık: Eskişehir'de ve Türkiye'de fikir sorun değil aslında arkadaşlar. Türkiye'de herkesin fikri var ama Türkiye'deki en büyük sorun kimsenin kimseyi dinlememesi. Fikirler çok fazla, güzel fikirler var; bunlar tartışılmaya muhtaç fikirler ama kimse kimseyi dinlemiyor. Bunun temel bir nedeni var: Ötekileştirilme, toplumsal gruplaşma, suni sınırların çizilmesi. Dolayısıyla birbirimizi dinlemediğimiz hiçbir ortamda başta kentimiz olmak üzere bölgesel, küresel ve ulusal sorunların hiçbirine çözümler üretmek için bir araya gelemiyoruz. Dolayısıyla birbirimizi ilk önce dinlemeye ihtiyacımız var. Dinleyebilirsek birbirimizi aramızda bir diyalog mekanizması geliştirebiliriz. O yüzden ikinci D'yi diyalog olarak belirlemiştik.
Bir toplumda dinleme ve diyalog olursa üçüncü D yani dinleme ve diyaloğun üçüncü D'si dayanışma ortaya çıkar. Böylece biz de ortak sorunlarımızı keşfedebiliriz; sadece keşfetmekle kalmayız, çözümler de üretebiliriz. Dolayısıyla en önemli konu toplumsal dayanışmanın ortaya konulması. İşte festivalimizin temel amacı Eskişehir'deki ortak sorunlarımıza hem bu sorunların tespitini sağlamak hem bu sorunları konuşmak ve daha da önemlisi bu sorunlara çözümler üretmek. 3D olursa yani dinleme, diyalog, dayanışma olursa dördüncü D'yi yani demokrasiyi keşfedebiliriz; yani demokrasiyi üç boyutlu hale getirebiliriz. Dolayısıyla çıkış yolumuz 5 sene önce buydu; şimdi de bu yolda önemli mesafeler katettiğimizi düşünerek 5'incisini gerçekleştiriyoruz.
3D Gençlik Festivali'nin en önemli özelliği bunun kamu STK iş birliği örneği olmasıdır ki bu kamu STK iş birliği de geçtiğimiz haftalarda Türkiye Belediyeler Birliği tarafından onurlandırılarak örnek proje olarak kabul edilmiş oldu. Bizim ikinci önceliğimiz yerel demokrasinin gelişimidir. Yerel demokrasi siyasal aktör olmadan gelişmez. Siyasal aktör gençlerdir, siyasal aktör vatandaştır, siyasal aktör STK'dır, siyasi partidir, bürokrasidir, medyadır. Dolayısıyla yerel demokrasinin gelişimi için yerel siyasal aktörlerin bir araya gelerek birlikte çalışması, birlikte fikir üretmesi, birlikte tartışması ve birbirini dinleyebilmesi gerekir. Dolayısıyla 3D Gençlik Platformu böyle bir rol oynamakta.
Bir diğer önemli özelliğimiz gençlik katılımına imkan sağlamasıdır. Yani öğrenci kulüplerinin, sivil toplum kuruluşlarının, bireysel olarak gençlerin ve yereldeki kurum ve kuruluşların, gençlik çalışanlarının ve gençlikle ilgili birimlerinin ve gençlerin bu platformda, 3D Gençlik Festivali'nde bir araya gelerek sorunlarını keşfetmeye çalışması, çözümler üretmesi bizim açımızdan gençlik katılımını, dolayısıyla da demokrasinin işleyen bir yapıya dönüşmesi için önemli bir mekanizma görevi görmektedir. Tabii bu siyasal aktörlerin bir araya gelerek birlikte hareket etmesi, başta Odunpazarı Belediyesi ve Eskişehir Avrupa Birliği Derneği olmak üzere önemli bir konuyu daha bizim gözler önüne seriyor; o da yönetişim. Ülkemizde belediyeler yönetiyor, ulusal iktidarlar yönetiyor ama bu yönetimde kalmamalı, yönetişime geçmeli. Yönetişim için de birden fazla siyasal aktörün bir araya gelerek ortak çıkarlar konusunda iş birliği yapması ve ortak çıkarlar doğrultusunda birbirleriyle kavga etmeden ortak paydayı ve faydayı bulabilmesi lazım.
3D Gençlik Festivali, sadece gençlerin bir araya gelerek eğlendiği bir ortam değil; kamu-STK iş birliğinin tartışıldığı, konuşulduğu, gençlikle ilgili toplumsal sorunların ele alındığı, çözümler üretildiği bir dayanışma platformu.
Bizim festivalimizde 3D diyoruz, dinle-diyalog-dayanışma diyoruz ama bütün bunları gerçekleştirirken dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da şu: 3D var bizim festivalimizde, 3P yok. O da partizanlık, provokasyon ve propaganda. Biz burada 5 sene önce yola çıkarken, biraz önce söylediğim gibi, demokrasinin sadece sandığa gitmek olmadığı bilincini topluma yerleştirmemiz gerektiği üzerineydi; özellikle de genç nüfus üzerinde.
Bir de tabii ki 'neden olmasın' dedik. Neden olmasın derken; neden yerel yönetişim hayata geçmesin? Neden gençlik katılımı şehrimizde gerçekleşmesin? Neden kamu-STK iş birliği önemli bir örnek olarak yerel demokraside yerini almasın dedik? O yüzden 'neden olmasın'dan 'nasıl oldu'ya ve 'ne güzel oldu'ya geldik. O yüzden ben öncelikle Sayın Başkanımıza bir kez daha demokrasiye sahip çıktığı için, yerel yönetime katkı verdiği için, gençlerin siyasal katılım bilincinin yükselmesine ve bu konuda farkındalığın artmasına destek olduğu için çok teşekkür ediyorum."
Eskişehir Avrupa Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Sarı şu ifadeleri kullandı;
"Cuma günü "Demokrasi ve Gençlik Katılımı" ana temamız. Cumartesi günü "Yönetişim ve Gençlik Katılımı", pazar günü de "Gençlik Dayanışması". Bu biraz önce hocamın aktardığı içerikler bu 3 ana temanın içerisinde yer alıyor. Dolayısıyla 3D’yi de bu anlamda ana temalarımız olarak hayata geçirmek istiyoruz.
Bir önemli nokta da bunları sadece bir değerlendirme olarak düşünmeyin lütfen. Buradan çıkan sonuçları biz, sonuçta Eskişehir Avrupa Birliği Derneği olarak karar alıcı değiliz. Biz karar alıcı üzerinde baskı oluşturmaya çalışan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Gençlerin görüşlerini, fikirlerini ve ihtiyaçlarını bir kanal olarak karar alıcıya eriştirmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bugüne kadar 5 yılda birçok çalışmaya önayak olduğumuz için çok mutluyuz. Dolayısıyla buradaki konuşmaları, buradaki dile getirilen konuları sadece dile getiriyor olarak düşünmeyin. Hayata geçirilmesi, bunun takibi olarak da değerlendirmek lazım. Yani biz burada sadece dile getirmiyoruz, bir yandan da çözüm üretiyoruz."