Yunus Emre İlim Kültür ve Araştırma Merkezi Derneği Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadeleri kullandı:
“Toplumumuzun kalbi olan aileyi konuşmak üzere bir aradayız. Hepinizin malumu olduğu üzere, son yıllarda neredeyse tüm dünyada açıkça görülen toplumsal çözülmelerin en önemli sebeplerinden birisi kuşkusuz aile kurumunda yaşanan çözülmedir. Amerika’dan Çin’e, Avrupa’dan Asya’ya tüm dünyada bu problemle yüzleşilmiş ve bir reçete arayışına girilmiştir. Birçok ülke, içinde bulunduğu bu durumdan çıkabilmek için yasal düzenlemelerden çeşitli kampanyalara, teşviklerden farkındalık projelerine kadar kendilerince ürettikleri çözüm yollarına başvurmaktadır.
Ancak unutulmamalıdır ki modern dünya düzeninin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu sorunu, modern dünyanın araçlarına başvurarak çözmeye çalışmak çok da mümkün değildir. Belki de meselenin asıl kaynağı, onlarca yıldır insanı kimliksizleştirerek asli benliğinden koparan, yerinden eden her şeye seyirci kalmamızdır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yıllar öncesinden dünyanın içinde bulunduğu bu durumu görmüş ve defalarca bu konuyu yüksek sesle dile getirmiştir. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde geçtiğimiz yıl Aile ve Nüfus Yılı ilan edilerek devletimizin tüm kurumları bu konuda sorumluluk üstlenmiştir.
80’li ve 90’lı yılların Türkiye’sinde gerçekleştirilen toplum mühendisliği yüzünden maalesef ülkemizde de aile kurumu zedelenmiş, zarar görmüştür. Bugün yıllar geçse de etkisini gösteren bu toplum mühendisliği girişimleri, yakın yıllarda da defalarca aile ve toplum yapımızı hedef alan girişimlerde bulunmuş, ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek feraseti ve iradesi sayesinde karşılık bulamamıştır.
Bugün ülkemizde özellikle 90’lı yıllarda yaşananların olumsuz etkilerini hep birlikte tecrübe etsek de hamdolsun Türk aile yapısı, güçlü mayası sayesinde özünü korumaktadır. Milletimizin her ferdi için en kıymetli varlık ailedir. Çünkü aile bizim için bir kimlik, bir hafıza, bir aidiyet unsurudur.
Biraz önce de ifade ettiğim gibi, insanı koruyamazsanız aileyi de koruyamazsınız. Biz Türk milleti olarak insanı ‘Hazreti İnsan’ olarak gören bir medeniyetin mensubuyuz. Bu mensubiyetin bir neticesi olarak da yaklaşımlarımızı, ilke ve prensiplerimizi insan merkezli olarak şekillendiriyoruz.
İçerisinde bulunduğumuz dijital çağ, tüketimden günlük yaşama, toplumsal ilişkilerimizden şehirleşmeye kadar pek çok alışkanlığımızı değiştirse de kıymet algımızın değişmeyeceğini açık yüreklilikle söyleyebilirim. Ancak dünyanın içinde bulunduğu bu sancılı durumu da görmezden gelemeyiz.
Öncelikle kendimize haksızlık etmemeli, sonrasında ise sürekli kötüyü ve kötü olanı dillendirmekten vazgeçmeliyiz. İyiyi ve güzeli gündemimizde tutarak sorumluluk almalıyız. Unutmayalım ki neyi gösterirsek, neyi dillendirirsek onu çoğaltırız. İyi olanı, güzel olanı çoğaltmak için onu görünür kılmamız gerekiyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız başta olmak üzere Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi ve Yunus Emre Derneği olarak şehrimizde sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği hâlinde, bugün açılışını yapmış olduğumuz Eskişehir Aile Zirvesi’ni yıl sonuna kadar çeşitli etkinlik ve çalıştaylarla sürdüreceğiz inşallah."





