Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı:
"Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak gerek ülkemiz gerek şehrimizde yaşananlarla alakalı tertip ettiğimiz bir basın açıklamamıza daha hepiniz hoş geldiniz. Basın açıklamamıza bugün 3. Lig’de play-off 2. turunu oynayacak Büyük Eskişehirspor'umuza başarılar dileyerek başlamak istiyorum. Malumunuz geçen hafta gerçekleşen deplasmanda istemediğimiz bir skorla sahadan ayrılmak zorunda kaldık ama biz Eskişehirsporlular olarak bunu adımız gibi biliyoruz ki bugün Eskişehirspor bu turu hakkıyla aşacak ve bir sonraki basamağa yani finale koşacak. Bizler de tribünde şanlı Eskişehirspor’u desteklemeye devam edeceğiz.
Bugün 4-5 konumuzu sizinle paylaşacağız ve Zafer Partisinin bu konular hakkındaki görüşlerini beyan edeceğiz. Önceliğimiz şu: Malumunuz Ekim 2024 tarihinden beri yaşanan, adı Terörsüz Türkiye fakat özünde bölünmeye, parçalanmaya yol açacak sistemin şu an topluma dayatmaya çalıştıkları ve gelinen noktada anlamsız bir şekilde her ne kadar İran savaşının etkisi bu süreci durdurmuş olsa da anlamsız bir şekilde MHP Lideri Bahçeli'nin hâlihazırda terörist başına statü araması. Yani bu statü Türk toplumu nezdinde net olarak bellidir. Bunu Eskişehir’den İstiklal Harbi’nin ana kaynağından tekrar beyan etmek istiyoruz. Narkoterör örgütü bebek katili PKK, terörizm dışında hiçbir faaliyete statü sahibi olacak bir oluşum olmamıştır ve bu fikirle mücadele eden, bu fikirle karşınıza çıkan kim varsa her alanda terörist olarak anılmaya devam edecektir ve devletimiz variyetini, gücünü bu unsurlar üzerinde her türlü göstermeye muktedirdir. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi, endişesi olmasın.
Şu an bu sürecin neden sekteye uğradığını beyan etmek istiyorum. Evet İran, yine kendisi gibi yani PKK gibi terörist unsur olan İsrail ile mücadele içerisinde ABD'nin desteği İsrail'i bu süreçte istediği sonuca ulaştıramıyor. İran direniyor ve bu direnç Anadolu'da da kendini gösteriyor ve görüyoruz ki dağ kadroları, PKK'nın dağ kadroları net olarak süreçten yana muzdaripliklerini bildiriyorlar Türk kamuoyuna. Geçmişte Türk devletine yön tayin etmeye çalıştıkları gibi bugün de sürecin durmasından muzdaripliklerini yansıtıyorlar. Bunu en son Karayılan'ın açıklamalarından net olarak görüyoruz ama velakin salı günü MHP Lideri Bahçeli çıktı yine Apo'ya statü diye parçaladı kendini. Enteresan bir şekilde parçaladı. Biz İstiklal Harbi’nin neticesinde kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti'ni ne şahıslara ne küresel güçlere ne de hiçbir mantığa esir etmeyecek ve Cumhuriyet'imizi mevcut süreçte ileriye taşıyacak bütün potansiyeli sevk ederek tekrar özgür, bağımsız, hür, müreffeh Cumhuriyet'i tayin edeceğiz. Bu konuda tekrar ediyorum kimsenin hiçbir şüphesi olmasın. Eğer bir süreç olacaksa binlerce şehide, on binlerce gaziye ve yüz binlerce yakınlarına olmak zorunda. Bunun lamı cimi yok. Eğer bir süreç olacaksa bunlara olmak zorunda, bunlara anlam yükleyerek olmak zorunda.
Bununla eş değer dün ve evvelsi gün Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yaşanan olaylara parmak basmak istiyoruz. Evet Orta Doğu Teknik Üniversitesi geçmiş dönemde de hâlihazırda da ülkemizin ciddi anlamda önemsediği bilimin, ilimin hat safhada yaşandığı bir üniversite olması yanında maalesef bu tip süreçlerde içerisinde bulunan hain odakların çok rahat hareket edebildiği bir evreye sevk olmuş durumda. Evvelsi gün yaşanan hadisede bir bahar şenliği konserinde açılan Türk bayrağına karşı atılan sloganlar, orada bölücü unsurların bugün çığlıklarının hissedildiği sportif faaliyetlere dahi konu olan adı Amedspor olan bir futbol takımının da taraftarlarının olduğu bir yapı maalesef Türk bayrağına hakaretlerle çeşitli faaliyetlere girişmeye kalkıştı. Biz Cumhuriyet'in sahipleri, bu ülkenin geleceği her daim Türk bayrağının, Cumhuriyet'in kurucu unsurlarının, kurucu yapının yanında yer almaya devam edeceğiz. Zaten dün de gerek genel merkezimiz gerek gençlik kollarımız ODTÜ kampüsünde gerekli açıklamaları yaptı. Bizler hatırlarsınız 25 Ocak'ta Eskişehir’de bir bayrak yürüyüşü yapmıştık. O yürüyüşün sebebi Türkiye dışında belli faktörlerin bayrağımıza yaptığı hakaretti ve bugün bunu net olarak görüyoruz, ülkemiz sınırları içerisinde hain odaklar mevcut sürecin verdiği öz güvenle maalesef kendi coğrafyamızda bu hadiselere sebebiyet vermeye başladı. Bunları da tek tek not alıyoruz. Bunların hepsi işte bahsettiğimiz Cumhuriyet'in tekrar tayin edildiği, tekrar tesis edildiği süreçte her türlü yaptırımla karşılaşacak ve ihanetin bedeli herkese tek tek ödetilecek hukuk önünde.
Siyasi konularla alakalı, özellikle şehrimizde yaşanan madde bağımlılığı konusundan bahsetmek istiyoruz. Zafer Partisi belirli konularda hassasiyet güden ve bu hassasiyeti topluma buluşturmaya çalışan ciddi bir çalışma prensibi olan yegane partidir. Biz, "Tertemiz Türkiye" politikamızla zaten mevcut sürecin milyonlarca madde bağımlısının yol açtığı sıkıntıları toplumla buluşturmaya çalışıyoruz. Sadece sıkıntıları değil, beraberinde çözüm yollarını da toplumla paylaşıyoruz. Şehrimizde de maalesef madde kullanımı çok alt düzey yaşlara çekilmiş durumdadır. 10-11 yaşındaki genç kardeşlerimiz, evlatlarımız maalesef madde bağımlısı olması noktasında ilerliyor. Emniyetin yaptığı operasyonların, her ne kadar zaman zaman anlam ifade etmiş olsa da yetersiz olduğunu biliyoruz. Bunun gerekçesi ise ülkeye sokulmak istenen kara para trafiğidir.
Geldikleri günden beri "nereden olursa olsun ama gelsin" mantığıyla hareket eden yapılar içimize birçok çeteyi, birçok uyuşturucu kartelini sevk etti. Son 10 sene içerisinde, özellikle yurt dışı tandanslı onlarca çete lideri ülkemizin güzide noktalarında ele geçirildi. İstanbul'da, Antalya'da, İzmir'de birçok ilimizde bu karteller faaliyetlerini hızla gerçekleştiriyor. Ellerinde uyuşturucu ve sanal kumar ekonomisi bulunmaktadır. Bu ekonominin ortadan kalkması için Türk milletinin tekrar üretime sevk olması gerektiğini ve mevcut süreçle ciddi bir mücadele edilmesi gerektiğini biliyoruz. Türk toplumuna devlet olmanın kabiliyetinin ne olduğunu göstererek halkı aydınlatmaya çalışıyoruz. Eskişehir'de birçok mahallemizde uyuşturucuya ulaşım maalesef çok kolay hale gelmiş durumdadır. Okul çevrelerinde "torbacı" tabir ettiğimiz profiller cirit atıyor. Emniyetimiz gücü nispetinde gerekli yaptırımları sağlamaya çalışsa da sistem yukarıdan baskılanıyor. Güney Amerika ülkelerine benzememizi isteyen küresel bir güçle karşı karşıyayız. Buna müsaade etmemek için Cumhuriyetin kuruluş felsefesine ve üreten bir Türkiye'ye dönmek zorundayız. Zafer Partisi bu politikaları elinde tutan ve mağdur ailelerin acil tedavi görmesi için çalışan bir partidir.
Yeni dönemde yaşadığımız enflasyon verileri konusuna değinecek olursak; TÜİK ve ENAG nisan ayı enflasyon verilerini açıkladı. Nisan ayı enflasyon verileri TÜİK'e göre 4.18, ENAG'a göre ise 5.07'dir. Yıllık enflasyon ise TÜİK'e göre %32.37, ENAG'a göre %55.38 olarak belirlendi. Nisan ayında yaşanan ve mayıs ayında yansıyacağını bildiğimiz bir doğal gaz zammı mevcuttur. Eskişehir'deki bir hanenin nisan ve mayıs faturalarını paylaşarak söylem ile eylem arasındaki dengesizliği göstermek istiyorum. Bir hanenin nisan ayı faturasında 365 metreküp doğal gaz kullanımı için birim bedel 10.26 TL iken toplam fatura 4.678 TL'dir. %25 zamdan sonra aynı haneye gelen mayıs ayı faturasında ise kullanım 351 metreküpe düşmesine rağmen birim fiyat 21 TL'ye yükselmiş ve fatura 8.683 TL olmuştur. %25 zam denildiğinde faturanın dörtte bir oranında yükselmesi beklenirken, artış %100'ün üzerindedir. 2020 yılından beri "bulduk" dedikleri doğal gaz, hayatımıza %100 zamlarla yansımaktadır. Sürekli Gabar'da petrol, Karadeniz'de doğal gaz bulunduğu söyleniyor ancak faturalarımız sürekli artıyor. Bu geçim sıkıntısı içerisinde Türk milletinin irfan ve ferasetine güveniyoruz. Milletimiz ilk sandıkta gerekeni yapacak ve Cumhuriyetin kuruluş felsefesine dönüş sağlayacaktır."





