Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu şu ifadeleri kullandı;
"Anahtar Parti, hukukun yanında duruyor. Anahtar Parti, millet iradesinin yanında duruyor. Anahtar Parti, demokrasinin yanında duruyor. Dolayısıyla kararı yanlış bulduğumuzu açıkladık. Yani verilen bu mutlak butlan kararı bunu yanlış bulduğumuzu açıkladık. Burada durduğumuz yer CHP'nin yanı değil. Durduğumuz yer hukukun yanı, demokrasinin yanı, devletin kurumsal varlığının yanı. Devlet kendi koyduğu kuralları kendi tanımaz hale gelmemeli, seçmen iradesi boşa düşmemeli. Efendim Yüksek Seçim Kurulu ile ilgili anayasal güvence altında olan kararlar bu şekilde tartışma konusu edilmemelidir. Buna bağlı olarak doğan sonuçlar memleketin huzur getirmiyorsa, memleketin hukukunu haleldar ediyorsa, itibarına ziyan ettiriyorsa dolayısıyla memlekete zarardır. Şimdi Fethi Bey'in açıklamasını da izledim, bizim de aynı hassasiyetlerimiz var. Bu mahkemeler arasındaki yetki karmaşasının sebep olduğu bu savrulmadır bu, giderilmesi lazım, düzeltsinler. Düzeltsinler efendim, yani bu yanlış. Ha, efendim bu şu anlama gelmiyor; eğer suistimal varsa, iradeyi ifsat edecek kongrelerde birtakım delegeler ayartılmışsa, bununla ilgili de çalışacak hukuki mekanizmalar çalışmalıdır. Yani ceza hukukunun konusudur çalışsın, ne gerekiyorsa yapılsın ama bu delege iradesini bu şekilde gölgede bırakmak, bu şekilde süreci yönetmek, yargının eliyle siyasetin dizaynı gibi bir eleştiriye konu yapar. Yargının siyasete böyle gölgesinin düşmesinden hiç memleket huzur bulmamıştır, hiç. Bunun bir örneği yoktur. Yani yargı müdahale etmiş millet iradesine de efendim memleket huzur bulmuş. Tayyip Bey'e de Milli Görüş geleneğinde, Refah geleneğinde, rahmetli Erbakan Hoca'nın hayatında da vardır örnekleri, Tayyip Bey'in de hayatında vardır örnekleri. Yargı yoluyla siyaset mühendisliği yahut dizaynı yahut siyasete bu tür müdahaleler anlamına gelecek her şeyin millet sinesinde bir karşılığı vardır ve o karşılık yargının istediği gibi olmamaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm mensuplarının, bütün yöneticilerinin bayramını tebrik ediyoruz efendim. Bir an önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin ahengini oluşabileceği bir iklim diliyoruz efendim. Bir an önce inşallah bu türbülansından bir an önce çıkarlar. O zamana kadar CHP'nin bu iç ahenginde hiç kimseye hürmetsizlik olmasın diye bu süreci dışarıdan bu iyi niyet dileklerimizde göğüslemeye karar verdik efendim. Böyle yapacağız efendim.
9 gün çok uzun bir bayram tatili olduğu için bunu vesile etmiş herkes sıla-i rahim yapayım, ailemizi görelim, mezarlarımıza gelelim, topraklarımıza gelelim diye buralardalar, yoldalar. Lütfen dikkat. Yani bayramda duymaktan en çok milletin korktuğu şey, bayrama geliyorlardı, kavuşamadılar. Bunu duymak memleketin en, bayramlarda en acı tarafı oluyor, en acı dolu tarafımız burası oluyor. O yüzden buna dikkat etmemiz lazım. Bayramını tebrik ediyoruz bütün milletimizin. Bayramda bu siyasi münakaşadan yorulmuş milletimize, bu geçim zorluğu darlığı içerisinde zorlanan milletimize, bu evlatlarının işsizliğine darlanan milletimize, bu alım gücü kalmamış da bayram tadında efendim mutlaka böyle bir huzursuzluk yaşamış milletimize esenlik diliyoruz efendim. İnşallah güzel günler yaşayacağımız, güçlü geleceğimize, bereketli günlerimize gayret edeceğiz, söz veriyoruz efendim. Hiç ayırmadan, kayırmadan kendi bu topraklara kalbiyle bağlı, ben bu toprakların evladıyım diyen herkesin bayramını tebrik ediyoruz. Büyüklerin ellerinden öpüyoruz. Gençlerimiz bizi bağışlasınlar, o bayrama mahzun girmelerine sebep olan kabahatlerimiz için özür diliyoruz. Çocuklarımız bizi bağışlasınlar, böyle güvenle, huzurla gidemedikleri okullar için, bolluk bereket içinde yapamadığımız bir memleket için. Esnafımız bizi bağışlasın efendim, yani bu kadar altüst edildi memleket, siftah problemi yaşadı esnafımız. Alım gücü düşmüş bu kadar memlekette borcun harcın içerisinde bir bayram geçiriyorlar, bizi bağışlasınlar.
Emeklilerimiz bizi bağışlasınlar, 20.000 lira emekli aylığı almışlar da bayram benim neyime duygusu yaşıyorlar, bizi bağışlasınlar. İşsiz çocuklarımız bizi bağışlasınlar. Ne bileyim memleket bugün bayram sadece bu kadar derdin içerisinde yaşanmasına sebep olduğumuz için biz siyasetçiler için özür dileriz, milletimizden özür dileriz. Daha iyisi olsun diye gayret edeceğiz. İnşallah güzel günlerimiz olur. Her günümüzü bayram tadında yaşayacağımız güzel günlerimiz için çalışıyoruz. Gece gündüz yollardayız. İnşallah güzel günlerde bir arada olacağız. Ben isterim ki memlekette tek dert ölümden olsun, memlekete dert kalmasın. Olursa bir dert ölümden olsun, o da Allah'ın emridir. O yüzden memleketimizi ölüm hariç her derde kavuşabilecek bir coşkuya taşımak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
Hengâmeyle göremiyorum. Genellikle böyle şeyler olunca seçim konuşulur ama Türkiye zamanında bile yapılsa seçime 1.5 sene var. Elim ayağım, gözüm kulağım deyinceye kadar bu 1.5 sene geçer. Seçim sathına girdik. Anahtar Parti 14 Haziran'da İzmir'de seçim otobüsüne biniyor efendim.
Yani biz 14 Haziran'da seçim otobüsümüze biniyoruz. Bizim için artık zamanında bile yapılacak seçim erkendir. Artık seçim sathına girilmiştir. Biz bu seçim sathına girildiğimiz, girdiğimiz bu hengâmeyi memleket için şuna dönüştüreceğiz. Hükûmete, bu kadar gücünüz varken niçin yapamadığınızı soracağız. Neyiniz eksikti de memleketi bu şartlarda, bu zorlukla karşı karşıya bıraktığınızı soracağız. Muhalefete, bu kadar sorun vardı da nasıl iktidar olamadınız diye soracağız. Biz bunların etrafında memlekete nasıl bir hayal, nasıl bir gelecek, nasıl bir imkân sunacağımızı anlatacağız. Bunun için mevcut zaman bize ancak yeter. Erken yaparlarsa baş üstüne, zamanında yaparlarsa çok kararlı bir şekilde mücadele yapacağız.
Biz önümüzdeki dönemin sürprizi olacağız. Allah nasip ederse Anahtar Parti'yi göreceksiniz. Hem Trabzon'un medarıiftiharı olacak hem Türk milletinin umudu olacak. Önümüzdeki dönem memleket nöbetini mevcut yönetimden alacak Allah nasip ederse. Cumhurbaşkanımızdan, Devlet Bey'imizden, hükûmetlerse hükûmetlerinden, koalisyonsa koalisyonlarından memleket yönetim nöbetini devralmak için gece gündüz koşturacağız. Anahtar Parti, önümüzdeki dönem Türk milletinin iktidar namzeti olacak, olacağız, yürüyeceğiz. Biz seçim otobüsüne 14 Haziran'da İzmir'de biniyoruz efendim.
"Adayları erken açıklamanın avantajı vardır, dezavantajı vardır." diye konuşurlar. Bizim dezavantajımız yoktur. Biz yıpratılacak bir parti değiliz. Adayları yıpratılacak bir parti de değiliz. Biz tertemiz, kalbiyle bu millete bağlı, hiçbir gölgenin altında kalmayacak, milletinden başka hiç kimseye eyvallah etmeyecek bir partiyiz. Meşruiyet dilenmeyiz. Devlet millet düşmanlarıyla yürümeyiz. Devlet millet düşmanlarına gülmeyiz. Milletimizi utandırmayız. Haram yemeyiz, yedirmeyiz. Yiyenle yol yürümeyiz, yollarımızı kesiştirmeyiz. Dolayısıyla bizim adaylarımızın erkeni geçi yoktur. Anahtar Parti'nin bütün evlatları her şekilde memleketin teslim edileceği evlatlardır. Vatan bilirler, dil bilirler, din bilirler, iman bilirler, toprak bilirler, töre bilirler, düğün bilirler, dernek bilirler, büyük bilirler, küçük bilirler. Dolayısıyla Anahtar Parti'nin her evladına güvenebilirler.
İsimlerimizi açıklamak istediğimiz vardır. Bazılarına şöyle diyoruz, "Şehir konuşsunlar." Belediye başkanlarımızı da açıklayalım. Onlar çalışsınlar, şehri konuşsunlar. Şehrin nefes almasını, imkân bulmasını, sorunlarını konuşabilsinler, çözümleri de konuşabilsinler. Milletleriyle buluşabilsinler. Hiç değilse şuna hizmet ederler, seslerini duyururlarsa mevcut belediye başkanımıza sorunları duyururlar. Onlar belediyeyi kaybetmemek için sorunları çözebilirler, Trabzon'a faydası olur. Çözemezlerse "Biz hazırız." diye nöbetteyiz, yine Trabzon'a fayda sağlamış olurlar. Dolayısıyla biz adaylarımızın açıklanmasıyla ilgili "Efendim yıpranırlar, yıpratılırlar." diye bir tereddüt taşımayan partiyiz. Bizim adaylarımız yıpranmaz. Biz parti olarak yıpranmayız efendim. Erkenden başladık, geç kaldık falan diye bir gündemimiz olmaz. Biz gece gündüz zaten milletimiz için çalışıyoruz. Adaylarımızla ilgili bir süreci de başlatacağız.
Bayrak yarışı gibi görürüm ben siyaseti. Kavgayla, kinle işimiz yok. Nezaketsizlik yapmayız kimseye. Siyaseti bir terbiye hattında yapıyoruz. Bu türlüsünün de mümkün olduğunu göstereceğiz. Yani terbiyeli siyasetin, nezaketli siyasetin, eleştiri olacak, saygı da olacak. Efendim tenkit olacak, çözüm de olacak. Efendim bazen çok sert eleştiriler de olacak ama asla saygısızlık olmayacak, bunu göstereceğiz. Memlekette siyasetin böyle de yapılabileceğini göstereceğiz inşallah. Memlekete iyi geleceğiz. Trabzon'dan çıkardığımız irade, ben bazen şöyle diyorum, bizim irademiz itirazla birleşir. Trabzon itiraz şehridir, öyledir. Trabzon'da, Sultan Selim'in şehzadelik şehridir biliyorsunuz burası, Selim'in itirazı onu Yavuz yapmıştır. Benim adım Yavuz. Ben Selim'in itirazla Yavuz olduğu şehirdeyim. Dolayısıyla ben, 2026 yılında bu karneye razı değiliz. AK Parti'yi 24 yıl desteklemiş bir şehrin hissesine düşmüş fakirliğe razı değilim. AK Parti'nin arkasında 24 yıl durmuş bir milletin hissesine düşmüş bu kadar soruna razı değilim. O yüzden itirazımızın bize yakıştığı yerdeniz biz. İtiraz ediyoruz, itirazımıza bir de çözüm kavuşturacağız inşallah. Önümüzdeki dönem Türk milletinin umudu biz olacağız. Kilitlenmiş sorunların anahtarı olacağız inşallah."