GÜNDEM

Yavuz Ağıralioğlu uyardı "Süreci doğru yönetmek gerekiyor"

Yavuz Ağıralioğlu, Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmanın titizlikle yürütülmesi gerektiğini belirterek kurumlara duyulan güvenin korunmasının önemine dikkat çekti.

Abone Ol

Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma konuşan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu şu ifadeleri kullandı;

"Soruşturmanın tamamlanması gerekiyor. Uzun zamandır yaşadığımız bu tür olaylar, vatandaşların devletin yardım kuruluşlarına, yurtlara, vakıflara ve güven duyulan diğer kurumlara olan inancını aşındırıyor. Güvenin temel olduğu kurumlarda yaşanan suistimaller, toplum açısından ciddi sonuçlar doğuruyor.

Bizim vatandaşımız çok merhametlidir. İyilik yapacağını söyleyen herkesin arkasından gider. Yeter ki bunun samimi olduğuna inansın, yaptığı yardımın gerçekten yerine ulaştığını görsün. Yardımının ihtiyaç sahibine ulaştığını gördüğü anda bu milletin fedakârlığının sınırı olmaz. Bunu deprem dönemlerinde de gördük, bağış kampanyalarında da gördük. Milletimiz, yaptığı yardımın doğru yere ulaştığına inanırsa elindekini paylaşmaktan çekinmeyen, merhametli ve cömert bir millettir. Ancak bu tür suistimaller, vatandaşın kurumlara olan güvenini zedeliyor.

Bunun sonucunda insanlar yardım edemez hâle geliyor. Peki bunun bedeli ne oluyor? Gerçekten yardıma ihtiyaç duyan insanlara ulaşmak zorlaşıyor. Toplumun dayanışma mekanizması zarar görüyor. Yardım kuruluşlarında, vakıflarda, derneklerde ya da insan hakları alanında faaliyet gösteren yapılarda yaşanan suistimaller, insanların yardıma, hakka ve ihtiyaç sahiplerine bile şüpheyle yaklaşmasına neden oluyor. İnsan, yardım yaparken bile "Acaba yerine ulaşıyor mu?" diye tereddüt ediyor.

Bu suistimallerin önüne geçebilmenin yolu ise denetim mekanizmalarının eksiksiz ve sağlıklı işlemesidir. Aksi takdirde kurumları kaybederiz. Bir kurumu yeniden kurabilirsiniz ama insanların güvenini kaybettikten sonra onu geri kazanmak çok daha zordur.

Kızılay'ın itibarının zarar gördüğünü gördük. İşte Akın Bey'in "Oraya bağışlayacağım" demesi de aslında zedelenen itibarı onarma, güveni yeniden tesis etme çabası olarak okunabilir. "Burada sorun yaşandı ama bu kurumu ayağa kaldıracağız" demeye çalışıyor. Ancak bunun yolu yardım kampanyaları değil; güven, şeffaflık, hesap verebilirlik, ilke ve ölçüyle hareket etmekten geçiyor.

Kurumların asli görevlerini, belirlenmiş ilkeler doğrultusunda yerine getirebilmesi gerekir. Üstelik bu ilkeler herkes için eşit uygulanmalıdır. Devlet bu tür suistimallere kesinlikle müsaade etmemeli. Bunun yanında, konunun magazinleştirilmesine ya da farklı zararlar doğuracak siyasi propagandalara dönüştürülmesine de izin verilmemelidir.

Çünkü bütün bu tartışmaların arasında gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmış çok sayıda yardım da var. Bu da bize şunu gösteriyor: Devletin ulaşmakta zorlandığı pek çok insana bu tür sivil yapılar ulaşabiliyor. Muhafazakârı var, seküleri var, dernekleri var, vakıfları var, uluslararası organizasyonları var. Türkiye'de bu alanda faaliyet gösteren çok sayıda yapı bulunuyor. Bunların önemli bir kısmı gerçekten ihtiyaç sahibi insanlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla bu yardım hattını koparmadan, süreci doğru yönetmek gerekiyor. Çok dikkatli olunmalı.

Vatandaş bir güven bunalımına sürüklenirse bunun sonuçları ağır olur. Devletin tek başına ulaşamadığı birçok yere bu organizasyonlar ulaşıyor. Bu nedenle suistimallerin önünü kesin şekilde kapatmak gerekir. Asla müsaade edilmemelidir. Çünkü ortaya çıkan tabloya bakıldığında, bu paralarla yapılan bazı işlemler gerçekten kabul edilemez görünüyor. İnsanlar yaptıklarını anlatırken bile utanıyorsa, ortada bir suistimal olduğu zaten anlaşılıyor. Nitekim bunu kendileri de ifade ediyor.

Benim asıl korkum ise bu olayların milletimizin merhamet duygusunu zedelemesi. Bu son derece rahatsız edici bir ihtimal. Daha önce bazı okullarda, yurtlarda ve devlet kurumlarında da benzer olaylar yaşandı. Her biri toplumda bir güven bunalımı oluşturdu. Bu nedenle konu son derece hassas ve büyük bir özenle ele alınmalı.

Soruşturma sağlıklı bir şekilde tamamlanmalı, nerede suistimal varsa ortaya çıkarılmalı ve önüne geçilmeli. Çünkü yeni suistimallerin yaşanmaması için vatandaşın kurumlara olan güvenini korumak zorundayız. Bu milletin merhametini güvenilmeyen bir alana yönlendirirsek bunun telafisi çok zor olur. Bu nedenle süreci dikkatle izliyoruz. Bakalım soruşturmanın sonunda nasıl bir tablo ortaya çıkacak."