Eskişehir Esnaf Odaları Birliği Başkanı Adnan Karamanlı şu ifadeleri kullandı;
14 Eylül’de yeni eğitim öğretim yılımız başlıyor. Öncelikle gençlerimize ve çocuklarımıza zihin açıklığı diliyorum. Yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını temenni ediyorum. Gençlerimize de özellikle, “Derslerinize iyi çalışın” diyorum. Çünkü eğitim gerçekten çok önemli.
Tabii zincir marketler uzun zamandır en fazla esnaf ve sanatkârımızı olumsuz etkiliyor. Bu marketlerin kuruluş amaçları belli. Meyve ve gıda üzerine açılıyorlar ancak baktığınız zaman neredeyse her şeyi satıyorlar. Okulların açılmasına birkaç ay kala defter getiriyorlar, kalem getiriyorlar, kırtasiye ürünleri satmaya başlıyorlar. Hatta zaman zaman ürünlerin markasının, kalitesinin ne olduğu da belli değil. Fiyatı düşük tutuyorlar, vatandaş da doğal olarak gidip oradan alışveriş yapıyor.
Bence zincir marketlerin kendi esas faaliyet alanlarının dışına bu kadar çıkmaması gerekiyor. Hangi işi yapmak için açılmışlarsa ağırlıklı olarak o işi yapmaları lazım. Bunun mutlaka bir kontrol altına alınması gerekiyor ancak bugüne kadar maalesef yeterince önüne geçilemedi. Bu durum esnafımızı ciddi anlamda zorluyor.
Okulların açılmasıyla birlikte vatandaşlarımız çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş yapacak. Fiyatların çok yüksek olduğuna yönelik değerlendirmeler de duyuyoruz ancak bizim yaptığımız araştırmalara göre geçen yılın fiyatlarıyla karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 10-15 civarında bir fark bulunuyor. Bu nedenle vatandaşlarımızdan özellikle kırtasiye ve eğitim malzemelerini mümkün olduğu kadar zincir marketlerden değil, yerel esnafımızdan almalarını istiyoruz. Kırtasiyecimizden, küçük esnafımızdan, tuhafiye esnafımızdan alışveriş yapsınlar.
Bu yıl okul kıyafetleri konusunda da yeni bir uygulama var. Özellikle arma ve amblem uygulaması gündeme geldi. Bence bu uygulama bir yönüyle iyi oldu. Milli Eğitim Bakanı’nın da bu konuda açıklamaları var. Görünen o ki okul kıyafetleri konusunda belirli bir standart oluşturulacak.
Eskiden hatırlarsınız, ortaokula ve liseye giden öğrencilerimiz takım elbise giyer, kravat takardı. Öğrencinin öğrenci olduğu belli olurdu. Sanat okullarında bile böyle bir düzen vardı. Ben de sanat okulu mezunuyum. Biz de kravat takar, belirlenen kıyafetlerle okula giderdik. Daha sonra bu uygulamalar kaldırıldı. Herkes farklı tişört, gömlek veya kıyafetlerle okula gitmeye başladı.
Bu yıl arma ve amblem uygulaması getirildi. Üstelik bu uygulama her öğrenci için yeni kıyafet alınmasını zorunlu hale getirmiyor. Örneğin birinci sınıfa başlayacak öğrenci, okulun belirlediği kıyafeti armasıyla birlikte alacak. Ancak ikinci sınıfa geçen bir öğrencinin kıyafeti kullanılabilir durumdaysa yeniden kıyafet almasına gerek yok. Mevcut tişörtüne veya kıyafetine okulun armasını yaptırarak kullanmaya devam edebilir.
Tabii velilerimiz, “Benim çocuğumun kıyafeti neden diğer öğrencilerden farklı renkte olsun?” diye düşünerek yeni kıyafet almak isteyebilir. Bana göre ailelerimizin imkânı varsa okulun belirlediği renk ve armaya uygun kıyafetleri tercih etmeleri güzel olur. Çünkü alınan bu kıyafetler zaten birkaç yıl kullanılabilecek.
Beşinci sınıfa başlayan öğrencilerimiz açısından da durum normal. Yeni bir okula veya eğitim kademesine başladığı için zaten okul kıyafeti alınacak. Bu kıyafet de üç-dört yıl boyunca kullanılabilir.
Burada bizim asıl üzerinde durduğumuz konu, velilerimizin alışverişlerini yerel esnaftan yapmasıdır. Zincir marketler zaman zaman bazı ürünlerde fiyatı özellikle düşük tutabiliyor. Örneğin bir defteri 10 lira daha ucuza satabiliyor. Fakat bunu ne kadar süre yapıyor? Genellikle okulların açılmasına iki-üç ay kala bu ürünleri getiriyorlar. Yerel esnafımız ise yıl boyunca burada.
Yerel esnafımızın fiyatlarının çok yüksek olduğunu da düşünmüyorum. Biz bunun araştırmasını yaptık. Esnafımız yaklaşık yüzde 10-15 civarında bir kâr payıyla ürününü satıyor. Sonuçta bu esnafın da ayakta kalması gerekiyor. Her ürünün bir maliyeti var.
Çocuğumuz okula gidiyorsa okulun belirlediği sisteme ve kıyafet düzenine de uyacak. Ailelerimizin çocuklarına okul kıyafetlerini almalarını istiyoruz. Bunların da söylendiği kadar yüksek fiyatlarda olmadığını düşünüyorum. İlkokul ve ortaokula giden öğrencilerimizin okul kıyafetleri ortalama 1000 ile 1500 lira arasında değişiyor. Liseye giden öğrencilerimizde rakam biraz daha farklı olabilir ancak benim tahminime göre 2 bin lirayı aşmıyor.
Velilerimiz imkânları ölçüsünde bu kıyafetleri alsınlar, çocuklarımız da sınıflarında kendilerini kötü hissetmesinler. İlkokul birinci sınıfa başlayan bir öğrencinin kıyafeti ve arması belli olacak. Bu kıyafeti birkaç yıl kullanabilir. Beşinci sınıfa başlayan öğrencimiz de aynı şekilde kıyafetini birkaç yıl kullanabilir. Liseye başlayan öğrencilerimiz için de benzer bir durum söz konusu.
Bizim velilerimizden özellikle istediğimiz, bu alışverişleri yerel esnafımızdan yapmalarıdır. Yerel esnafımızın sattığı ürünler kaliteli. Esnafımızın büyük bölümünü tanıyoruz ve biliyoruz. Bu insanlar istihdam sağlıyorlar, vergilerini ödüyorlar ve gerektiğinde okullarımıza da destek oluyorlar.
Biz de oda ve birlik olarak esnafımızın yanında duruyoruz. Yeni eğitim öğretim yılının bütün çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Öğrencilerimize başarılı bir eğitim öğretim yılı temenni ediyorum.





