Saadet Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş şu ifadeleri kullandı;
"Bugün burada, hem milli onurumuzu hem de toplumsal huzurumuzu derinden sarsan iki önemli meseleyi, Saadet Partimizin temel ilkesi olan “Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturuyla değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.
İlk olarak, şanlı bayrağımıza uzanan kirli elleri ve bunun arkasındaki jeopolitik gerçekleri ele almak istiyorum.
Geçtiğimiz günlerde Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, şanlı Türk bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırı; sadece bir bez parçasına değil, bir milletin bağımsızlığına, şehitlerimizin aziz hatırasına yapılmış açık bir provokasyondur. Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın da ifade ettiği gibi, bu olay basit bir sınır tacizi değildir.
Suriye’nin kuzeyinde Türk bayrağı indirilirken, Suriye’nin güneyinde İsrail bayrağı dikiliyor.
Bu tablo, bölgede yürütülen kirli planların ve Büyük İsrail Projesi’nin sinsi adımlarının açık bir göstergesidir. Bayrağımıza uzanan elleri şiddetle lanetliyor; bu provokasyonların asıl amacının, Türkiye’nin enerjisini iç meselelerle meşgul etmek ve sınır güvenliğimizi tartışmaya açmak olduğunun altını özellikle çiziyoruz.
Saadet Partisi olarak beklentimiz nettir: Devletimiz, bu saldırıya hukuk çerçevesinde, en sert ve en caydırıcı cevabı vermelidir.
Milli sınırlarımızı korumak ne kadar hayatiyse, o sınırların içindeki evlatlarımızı korumak da en az o kadar hayati bir beka meselesidir.
İstanbul Güngören’de, henüz 17 yaşındaki Atlas Çağlayan evladımızın, “yan bakma” gibi sudan bir sebeple, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından hayattan koparılması; hepimizin vicdanını kanatan, toplumsal bir çöküşün alarm zillerini çalan acı bir olaydır.
Bu cinayet, sadece bir asayiş olayı değildir. Bu cinayet; eğitimin, adaletin ve aile yapısının içine sürüklendiği derin krizin bir sonucudur. Suça sürüklenen çocuklar ve sokakları saran şiddet sarmalı, Saadet Partisi’nin yıllardır uyardığı manevi tahribatın somut bir yansımasıdır.
Biz Saadet Partisi olarak, bu acı olayları sadece kınamakla yetinmiyoruz. Milli Görüş vizyonuyla çözüm yollarımızı da kamuoyuyla açıkça paylaşıyoruz.
Birincisi; Manevi Kalkınma Hamlesi. “Önce Ahlak ve Maneviyat” bir slogan değil, bir devlet politikası haline getirilmelidir. Gençlerimize şiddeti meşru gösteren dizi, film ve sosyal medya içerikleri denetlenmeli; eğitim sistemi sınav odaklı değil, insan ve karakter odaklı bir yapıya kavuşturulmalıdır.
İkincisi; Caydırıcı Adalet Reformu. Suçlunun yanına kâr kalan bir düzen, yeni suçların davetiyesidir. Atlas evladımızın ailesine yönelik tehditler göstermektedir ki, suçlular adaletten korkmamaktadır. Cezalar hem ıslah edici hem de suça niyetlenenleri vazgeçirecek kadar caydırıcı ve tavizsiz olmalıdır.
Üçüncüsü; Güvenli Sokaklar. Mahalle kültürü ve bekçilik sistemi sadece kavram olarak kalmamalı; gençlerimizin, çocuklarımızın kafelerde ve sokaklarda güvenle vakit geçirebildiği bir huzur ortamı yeniden tesis edilmelidir.
Dördüncüsü; Aile Kurumunun Korunması. Ekonomik buhranların ve sosyal yozlaşmanın yıprattığı aile kurumunu güçlendirecek Aile Destek Programları hayata geçirilmelidir. Çünkü unutulmamalıdır ki; aile güçlüyse toplum güçlüdür.
Ne bayrağımızın yere düşmesine, ne de tek bir evladımızın daha feda edilmesine tahammülümüz vardır. Saadet Partisi olarak, hem sınır hattındaki provokasyonların hem de sokaklardaki şiddet sarmalının sonuna kadar takipçisi olacağız.
Unutulmamalıdır ki; Yaşanabilir Bir Türkiye ve Yeniden Büyük Türkiye, ancak adaletin ve ahlakın hâkim olduğu bir nizamla mümkündür. Bu nizam da ancak ve ancak Saadet Partisi ile mümkündür."





