İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı;
"Süreci ve şehir siyasetinde ortaya çıkan tabloyu değerlendirdiğimizde şunu görüyoruz: Mevcut iktidar partisinin ve yeni kurulan siyasi partinin il başkanları üzerinden, “Sen şurada program yaptın, parasını ödedin mi?”, “Sen burada program yapıyorsun, burayı nereden aldın?” şeklinde bir tartışma yürütülüyor. Oysa vatandaşın gerçek dertleri ve sorunları var. Ekonomik sıkıntılar yaşanırken, tencereler kaynamazken Eskişehir’de de ülke siyasetinde olduğu gibi magazinsel bir siyaset anlayışı üzerinden tartışmalar devam ediyor.
Dede Korkut Parkı kamuya ait bir alan. Aynı şekilde Atatürk Kongre Kültür Merkezi de belediye bünyesinde olsa dahi kamuya ait bir alan. Gerekli izinler alındıktan ve gerekli tedbirler sağlandıktan sonra bütün siyasi partilerin bu alanlarda rahatlıkla program yapabilmesi gerekir.
Ancak bugün baktığımızda mevcut iktidar ile yeni kurulan parti, siyaseti adeta futbol takımı tutar gibi kendi taraftarları üzerinden yürütüyor. Kendilerinden olanları yanlarında, kendilerinden olmayanları ise karşılarında görüyorlar. Hatta kendilerinden olmayanlara başka bir takımın taraftarıymış gibi yaklaşıyorlar. Bu anlayışla Eskişehirlilerin aklıyla dalga geçiliyor.
Bugün bizim gerçek gündemimiz, AK Parti’nin Dede Korkut Parkı’nda siyasi faaliyet veya program yapması değildir. Aynı şekilde Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde hangi etkinliğin düzenlendiği ya da bunların ödemelerinin nasıl yapıldığı da vatandaşın öncelikli gündemi değildir. Asıl gündem, emeklinin torununa veremediği harçlıktır.
Diğer tarafta işçinin alamadığı emeğinin karşılığı, madencinin Ankara’da günlerdir çektiği çile var. Şehitlerimiz ve gazilerimizle ilgili yaşananlar var. Anayasaya aykırı olduğunu düşündüğümüz, içi boş bir çerçeve yasanın Meclis’e getirilmesi ve içeriğinin ne olduğu tam olarak ortaya konulmadan milletin oylarıyla seçilen milletvekilleri tarafından kabul edilmesine karşı vatandaşın tabanda gösterdiği tepki var.
Bugün Cumhuriyet değerleriyle ve ulusal kimliğimizle oynanırken, Türkiye’yi ulus devlet yapısından uzaklaştırmaya yönelik adımlar atılırken mevcut iktidarın ve kendisini iktidarın karşısında ana muhalefet olarak konumlandıran partinin yaptığı tartışma tamamen bir kayıkçı kavgasıdır. Millet, “Dede Korkut Parkı’nda kim ne yaptı, Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde kim hangi programı düzenledi?” diye bakmıyor. Sokağa çıktığımızda sokaktaki yangını hepimiz çok net görüyoruz.
Bugün Dede Korkut Parkı’nı kendi yerleri gibi görebilirler. Yarın ihtiyaç olması halinde biz de talep ederiz. Atatürk Kongre Kültür Merkezi de Dede Korkut Parkı da kamuya ait diğer alanlar da herkesindir. İYİ Parti olarak talepte bulunduğumuzda bu alanlar bize verilmezse o zaman gerekli ve net cevabı veririz.
Çünkü buralar kamunun malıdır. Bir belediyenin belirli bir siyasi partide olması, kamuya ait alanları o partinin malı haline getirmez. Aynı şekilde mevcut iktidarın da “Biz iktidarız” diyerek kamunun malını sahiplenmesi ya da devlet makamlarını siyasi bir pozisyonun parçası haline getirmesi bizim açımızdan kabul edilebilir bir durum değildir.”





