CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer şu ifadeleri kullandı;
"Gazetecilik, hayatlarımızda maddi getirisi hiçbir zaman olmayan ama manevi getirisi ve tatmini belki de meslekler arasında en fazla olanlardan biridir. Ben yaparken hep bunu hissettim. Attığımız bir manşet, yaptığımız bir etki, bir yanlışlığın düzeltilmesine sağladığımız katkı, o gün bizi adeta ayaklarımız yerden kesilmiş gibi hissettirir. “Ben bunu yaptım, halk adına, kamu adına bunu sorguladım, bunu yaptırdım” diyebilmek, bizler için büyük zenginliklerin çok ötesinde bir zenginliktir. Bu yüzden iyi ki gazeteciler var, iyi ki gazetecilik var.
Az önce Yılmaz Karaca Başkan kendi yazısından bahsetti. Çok güzel bir yazı, içinde çok değerli metinler var. Sevgili meslektaşım Sinan’ın yazısını okumanızı tavsiye ederim. “Biz bu 75. yılda bunları konuşmamalıydık” diyor. Çok haklı. Yazısını okuyun. Ben o konulara girmeyeceğim, bunun için gelmedim. Ancak mesleğimiz zor bir dönemden geçiyor. Her açıdan zor bir dönem yaşanıyor.
Sadece siyasi kutuplaşma değil; yaşanan soruşturmalar, tutukluluklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin katkısıyla çıkarılan kanunların gazeteciler aleyhine kullanılması nedeniyle ortaya çıkan mahrumiyetleri biliyorsunuz. Bunun ötesinde, Anadolu basını da çok zor koşullarda ayakta kalmaya çalışıyor. Bunu size anlatmam doğru olmaz ancak Anadolu basınının yaşaması gerekir. Çünkü siz Anadolu’nun sesisiniz. Milyonların sesisiniz.
İnsanlar seslerini sizler sayesinde Ankara’ya duyurmaya çalışıyor. Bu nedenle Anadolu basınının yaşaması için yazılı, görsel ve yeni teknolojilerle gelişen dijital basının birlikte ve uyum içinde varlığını sürdürebilmesi gerekir. Hepimizin bu konuda el ele vermesi gerekir. Siyaset kurumunun da muhalefet ya da iktidar ayrımı yapmadan, parti farkı gözetmeden Anadolu basınını yaşatmayı vatandaşımıza karşı temel bir sorumluluk olarak görmesi gerekir.
Detaylara girmeyeceğim ancak gazetecilerin özgür olduğu; gazetelerin, televizyonların, internet sitelerinin ve bireysel gazetecilik yapan meslektaşlarımızın hem hukuki hem de maddi açıdan özgür şekilde mesleklerini icra edebildiği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağımıza inanıyorum. Bu sürecin sizlerin katkılarıyla mümkün olacağını düşünüyorum.
Bugüne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisinde sizlerin sesi, gözü ve kulağı olmaya çalıştım. Bundan sonra da yine sizlerin kılavuzluğunda görevimizi sürdürmeye devam edeceğiz. 75. yılımız kutlu olsun. 70. Başkanlar Kurulu’nuz kutlu olsun. Bugünkü toplantıda ve akşamki gala yemeğinde bizleri bir araya getirdiğiniz için teşekkür ediyorum. Şu an göremedim ancak akşam burada olacak olan sevgili Hüsnü ağabeyimiz, cemiyetimizin en önemli dayanaklarından biridir. Onun şahsında Eskişehir Gazeteciler Cemiyetimizin değerli üyelerine ve Anadolu’nun dört bir yanından gelen sizlere saygılarımı sunuyorum. Sıkıntısız, özgür ve rahatça konuşup tartışabileceğimiz bir basın ortamını hep birlikte koruyalım ve yaşatalım diyorum."