Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da partisinin tarım vizyonunu tanıtan programa katıldı. Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, lansman programında çözüm önerilerini hazırlanan sunumla anlatırken, 81 ilden gelen coğrafi işaretli tarım ürünleri program sonrası konuklar tarafından ilgi gördü.

Tarım politikalarını ve partisinin hedeflerini aktaran Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ise özetle şunları söyledi:

SOFRAYA BEREKET OLMAYI HEDEFLİYORUZ!

“Milletin kalbine, ümide doğru, zengin bir Türkiye idealine doğru günümüzü günlere katmaktayız. Gecesi gündüzü uykusuz arkadaşlarımın; daha zengin bir Türkiye idealine yol bulma imkânı için devamlı çalışmaktayız. 1. yılımızı böyle geçirdik. 161. parti olarak kurulup şimdi ilk 5 parti arasında iktidara yürüyoruz. Önümüzdeki dönem şunun cevabı olduğumuzu biliyoruz. Türk milletine bakıyoruz; 85 milyona bakıyoruz. Milletimize mukaddes bir emanet gibi, devletimize çocuklarımızın altında huzurla yaşama teminatı gibi, insanca yaşama idealinin miğferi gibi bakıyoruz. Dolayısıyla bu 85 milyonu ailemiz gibi sarıp sarmalamaya söz veriyoruz. Üretenin hakkını vereceğiz derken kastımızın merkezine adaleti koyuyoruz. Ticaret yapacağız, ticaret yapanın hakkı olacağız derken; faizsiz, enflasyonsuz bir ülkenin, ticaretin bereketi, bolluğu olacağını biliyoruz. Duyan devleti, sorun çözebilen devleti, memleketin yaralarına, dertlerine derman olabilen devleti vazifemiz biliyoruz. Oy kazanmayı değil gönül kazanmayı; iktidar olmayı değil muktedir olup sofraya bereket olmayı hedefliyoruz.

ÇİFTÇİLİK YAŞI 59’A GELMİŞ…

Biz tartışırken, biz oy telaşındayken, biz rakip yenme hevesindeyken; topraklarımızın plansızlıktan avucumuzdan gittiğini, topraklarımızın zehirlendiğini, sularımızın bittiğini, niteliksiz gıda yediğimizi, sağlığımızın bozulduğunu, devletin asli vazifelerini yapmamasına bağlı olarak kaybettiğimizin, kaybettiğimiz yaşam konforumuzun evimizi, hanemizi, ticaretimizi bozduğunu biliyoruz. Emekle, alın teriyle yönetimin arası açılınca memlekette yaşam sevinci kalmamış evlatlarımızın yurdu terk etmek zorunda kaldığını biliyoruz. Değer setlerinin aşındığı bu memlekette siyaset kavgayla gün geçirirken; biz, madde bağımlılığının pençesinde evlatlarımızı yitirdiğimizi görüyoruz. 59 yaşına gelmiş çiftçilik yaşımız. Bir nesil daha böyle dönerse çiftçilik yapacak insanımız kalmayacak; buna tedbir almak zorundayız, biliyoruz. Plansızlık yüzünden, programsızlık yüzünden, bizim memleketimize kontrolsüz gelen bu göçe, bu sığınmacı yüküne bizi razı etmeye çalışan siyasetin; Afganlar olmazsa çobanlık yapacak kimse yoktur diyen siyasetçilerin yükünü yeniden planla, programla milletin üstünden kaldırmaya hazırlanıyoruz. Afgan olmazsa çoban olmaz, hayvancılık olmaz diyen beceriksiz siyaset yerine; çoban ihtiyacı varsa onu planlayacak, hayvan ihtiyacı varsa yurt dışından ithal etmek yerine memleketin yaylalarını, meralarını hayvancılıkla ayağa kaldıracak bir akıl için geliyoruz. Sınırlarınızı beklemiyorsunuz. Yerli üretimi desteklemiyorsunuz. Sınırlarınızı, gümrüklerinizi beklemiyorsunuz; gümrük tarifelerinizi beklemiyorsunuz. Siyasi zafiyetleriniz yüzünden razı olduğunuz gümrük tarife değişikliği yüzünden çiftçilerinizi öldürüyorsunuz. Yanlış destekleme programı yüzünden hayvancılık yapamaz hale getiriyorsunuz.

BİZ BU ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ!

Anahtar Parti; daha iyisi mümkündür diyenlerin planı, doğru yaparsak 85 milyona değil 850 milyona yeteriz diyenlerin partisidir. Biz bu ülkeyi ayağa kaldıracağız sevgili arkadaşlar. Kaynaklarının verimli kullanılmadığına, imkânlarının doğru planla buluşturulmadığına inanıyoruz. Doğru planla buluşmamış, kaynakları doğru kullanılmamış memleketin bu hale geldiğine, bu dönemin örnek olduğuna inanıyoruz. 750 milyar dolar faiz ödemişsiniz. Kaynaklarını doğru yöneten bir ülke 750 milyar dolar faiz öder mi? Kaynaklarını doğru kullanabilen bir ülke 100 milyar dolar kur korumalı mevduata para kaybeder mi? Kaynaklarını doğru kullanan bir ülke bu kadar faize faiz öder mi? Kaynaklarını doğru kullanan, imkânlarını doğru kullanan bir ülke bu kadar beyin göçü verir mi? Kaynaklarını, imkanlarını doğru kullanan bir ülke bu kadar faiz, bu kadar enflasyon yaşar mı?

PARTİ KAVGASINA SON VERECEĞİZ!

Mezun olanlar da meslek enflasyonu altında eziliyor. Bu kadar plansız avukat, bu kadar plansız ziraat mühendisi, bu kadar plansız çevre mühendisi, bu kadar plansız meslekler. Ne diyorsanız hepsinde enflasyon var. Her branşta enflasyon var. Bir siyasetçi enflasyonu başladı. O yüzden biz; memleketi yeniden planla programla ayağa kaldıralım diye, bu parti kavgasına son verelim, sorunlarımızı doğru konuşalım diye, konuştuğumuz sorunları çözme iradesini milletimize daha yüksek standartlı yaşam kalitesine döndürelim diye yola çıktık. Yapacaklarımızı belli ettik. Ne iyiydi ne kötüydü, biliyoruz bunu. Hükümet de biliyor aslında. Ama onlara 600 vekil de verseniz yapamaz yerine geldiler. Çünkü her şeyi yapabilecek kudretleri varken memleketi bu hale getirdiler.

SİZDEN EMANETİMİZİ ALACAĞIZ!

Enflasyonu, faizi, işsizliği, tarımda plansızlığı, üretimde programsızlığı, ihracatta rekabette rekabet gücümüzü yükseltecek verimliliği, ithalat bağımlılığını, iyi eğitimi, nitelikli eğitimi, nitelikli tüketimi, iyi sağlık sistemini. Bütün bunlar sizin 2002'de çözün diye milletinizin umuduyla size verilmiş iktidar imkanına rağmen; bizim omuzlarımıza bıraktıklarınızdır. Cebinizden mi bakıyorsunuz milletinize? Size; cebinizden çalışın, kazandıklarınızdan bize bakın diye mi memleketi yönetimini size verdik? İmkân bizimdi, para bizimdi. Heba ettiğiniz kaynaklar bizimdi. Yurt dışından borçlanıp çarçur ettiğiniz para bizimdi. Heba ettiğiniz kaynaklar bizimdi. Yurt dışından borçlanıp çarçur ettiğiniz para bizimdi. Şimdi, torunlarımıza kadar sizin heba ettiklerinizi ödeyecek olan da biziz. Dolayısıyla biz şimdi; emanetimizi sizden alma iradesi, cesareti, kavli yetenleriz. Sizden emanetimizi alacağız.

MADEM İYİ YAPIYORSUNUZ

24 yıldır iktidardasınız. Madem siz her şeyi iyi yaptınız; madem kürsülere gelince, size mikrofon sunulunca siz kendinize verilen iktidar emanetini çok iyi kullandığınızı, milletinizin derdine derman olduğunuzu, milletinizi ayağa kaldırdığınızı söylüyorsunuz. Enflasyonu 2011 yılındaki standartlara indirmeyi niye vaat ediyorsunuz? Madem her şeyi iyi yaptınız; üniversiteyi bitiren çocuklarımızdan her 3 kişiden 2 kişi niye işsiz? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; biz dünyanın en yüksek enflasyonuyla niçin yaşamak zorundayız? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; bu kadar faiz yükü altında niçin kıvranıyor insanımız? Bu kadar faiz yükü altında niçin kıvranıyor insanımız? Madem siz her şeyi iyi yaptınız; 20 bin lira para nasıl veriyorsunuz emeklinize, asgari ücretlerinize? En düşük kiralar 22 bin lira. 22 bin liraya, 23 bin liraya, 25 bin liraya bulduğunuz ev; ev değil, depo gibi bir şeydir. Burada yaşasın diye insanlara verdiğiniz ücret evin kirasına yetmiyor. Emeklileriniz otellerde kalıyorlar, haberlere konu oluyorlar. Madem siz her şeyi iyi yaptınız; bu emeklinin hali ne? Madem siz 24 yıllık iktidar emanetini elinizde tuttunuz; bu paranın değersizliği ne? Madem siz her şeyi doğru yaptınız; bu adaletin haline, bu sokakların haline ne? Bu çocuklarımızın sokak ortasında katledilmesine sebep olan cüretkarlık ne? Madem siz memleketinizi bu kadar iyi yönetiyorsunuz; madde bağımlılığının pençesinde bu kadar evladınız niçin var? Madem siz memleketinizi bu kadar iyi yönetiyorsunuz; madde bağımlılığının pençesinde bu kadar evladınız niçin var? Madem siz memleketinizi çok iyi yönettiniz; emanet sizdeydi ve bu emaneti 24 yıldır layıkıyla taşıdığınızı söyleyip milletinizin karşısına çıkıyorsunuz. Bu karne kimin karnesi?

SİZ SEBEP OLDUNUZ BİZ DÜZELTECEĞİZ

Melek gibi çocuklar sokak ortalarında katledilecekler. Sonra siz cezaevleri çok doldu diye çıkaracaksınız. Cezaevleri niçin doluyor diye tedbir almayıp cezaevleri çok doldu diye boşaltacaksınız. Dışarı çıkardıklarınız çıkar çıkmaz ya anasını ya eşini ya babasını ya birini öldürecek. Utanmayacaksınız yani. Adalet sistemi de düzelecek. Hâkim güvencesi, HSK'nın yapısı, Anayasa Mahkemesi'nin durumu, hakimlerin yetiştirilmesi, adalet bürokrasisi düzelecek! 2025 yılında bu memleketin karnesini, sebep olduğunuz bu kadar sorunu niçin çözemediğinizi de dahil her şeyi biliyoruz. Bu memleketin karnesine razı değiliz! Bu bizim kaderimiz değildi; o yüzden çözeceğiz. Enflasyon, para yediniz diye oldu. Faiz, hesapsız harcadınız diye oldu. İşsizlik, doğru üretim bandını planlamadınız diye oldu. Üniversitelerin canını çıkardınız diye eğitimin kalitesi bozuldu. Siz sebep oldunuz, biz düzelteceğiz. Liyakatle düzelteceğiz. Atom parçalamayacağız! Bir de şöyle bir ukalalık var: 24 yıldır iktidarda tutuyoruz sizi. 24 yıldır her şeyi yapma imkânı veriyoruz size. Bir de şöyle bir ukalalık var, bize dönüp diyorlar ki: Nasıl yapacaksınız? Sizin yaptıklarınızı yapmayacağız, düzelteceğiz! Hani zannedersiniz ki atom parçalıyorlar. Yani memleketi emanet gibi alıp; bu kadar faize, bu kadar israfa, bu kadar yolsuzluğa, bu kadar yoksulluğa düşüremeyiz. Sizin yaptığınızı yapamayız! Ama sizin yaptıklarınıza bakıp ne yapmayacağımıza karar verip memleketi ayağa kaldıracağız.

ANAHTAR PARTİ’Yİ TÜRK SİYASETİNİN MERKEZİNE GETİRECEĞİZ

Her rengiyle memleket bizim. Çocuklarımıza bulduğumuzdan daha iyi bir memleket bırakmak için; adaletle yaşanabilir bir memleket, adil paylaşılabilir bir memleket, iyi üretimle ayağa kaldırılabilir bir memleket, üretenin baş tacı edileceği, bilenlere sorulan, bilenlerin dediğinin yapılacağı bir memleket. Liyakatin esas alınacağı; torpilin, kayırmacılığın, adam arayarak yaşamak zorunda kaldığımız bu berbat iklimin sonu olacak bir sistem inşa edilecek. Hep beraber oraya yürüyoruz. Şu anda bütün anket ortalamalarının ilk 5 içinde gösterdiği partiyiz. 1. yılımız. Şimdi baraj hattından çıkıp Anahtar Parti'yi Türk siyasetinin yeni çekim yönetim merkezi haline getireceğiz. Önümüzdeki dönem bu yarışta biz varız, bu hizmet kervanında biz de varız diye planlayacağız. AK Parti'nin ‘bize oy vermezseniz CHP geliyor ha’ demesine de CHP'nin ‘bize oy vermezseniz AK Parti kalıyor ha’ demesine de şöyle itiraz ediyoruz. Gelir ha ile kalır ha arasına sıkışmış memlekete müjde veriyoruz! Plan geliyor, program geliyor, nezaket geliyor, saygı geliyor, hukuk geliyor, adalet geliyor, terbiye geliyor; memleketini ayırmadan, kayırmadan sarıp sarmalama asaleti geliyor. Partililiğe son verecek, bu memlekete ait herkesi mukaddes emanet bilecek ciddiyet geliyor. Tasarruf geliyor; memlekette ayırmadan bütün imkânları milleti için yönetebilecek ciddiyet geliyor. Anahtar Parti geliyor.”

HASAN HÜSEYİN DEMİRÖZ: ANAHTAR PARTİ BÜTÜNE BAKIYOR!

Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz ise yaptığı sunumda, Türkiye için çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Demiröz, özetle şu ifadeleri kullandı:

“Yıllardır bu ülkenin tarımın başına tarım bakanları geldi. Herkes iyi niyetle bir şey yapmaya çalıştı. Sonradan aklımıza geldi. Tarımın birbirinden bağımsız hiçbir sorunu yoktur. Biz bütüne bakamadık. Bütünü yönetemedik. Sonra ‘Hollanda nasıl bunu yapıyor Konya kadar?’ dedik. Bütünü yönetemedik, bütüne bakamadık. Anahtar Parti çok farklı, yeni, uçuk, kaçık bir şey söylemiyor. Bütüne bakıyor, bütünden bakıyor.

SERMAYE BİZDEN ÜRETİM SİZDEN

Üreticiyi, tüketiciyi, sanayiciyi, perakendeciyi, hazinemizi koruyan ve geliştiren bir tarım politikası açıklıyoruz. Sermaye bizden, üretim sizden çiftçi kardeşlerim. Danışmanlık bizden, verim artışı sizden. Sigorta prim desteği bizden, köyde kalmak sizden. Afet, gelir kayıp güvencesi bizden, kaygısız üretim sizden. Gençlere iş garantisi bizden, aile kurmak, çocuk sahibi olmak sizden. Doğal gıda mevzuatı bizden, sağlıklı yaşamak sizden. Ürün arge desteği bizden, katma değerli ürün sizden. Yurt dışında satış ofisleri kurmak bizden, ihracatı arttırmak sizden. Nasıl yapacağız? Değiştir. Birlikte yapacağız, birlikte planlayacağız.

TOPRAKTAN BAŞLAYACAĞIZ

Birlikte yöneteceğiz. Çok çalışacağız. En baştan başlayacağız. Sürdürülebilir tarım istiyorsak topraktan başlayacağız. Sağlıklı gıda istiyorsak topraktan başlayacağız. Dünya ile rekabet etmek istiyorsak topraktan başlayacağız. Dünya ile rekabet etmek istiyorsak topraktan başlayacağız. Ürünlerimizi ürettiğimizi satmak istiyorsak topraktan başlayacağız. Hayvancılığımızı büyütmek istiyorsak topraktan başlayacağız.”

Programa konuk olan çiftçiler Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’na teşekkür ederken; Ağıralioğlu da 81 ilden gelen coğrafi işaretli tarım ürünleri stantlarını tek tek gezerek sohbet etti.