Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Bölge Temsilcisi de olan Zeynep Kaya şu ifadeleri kullandı;
“Bugün burada, Eskişehir’de, işçi kenti bir yerde buluştuk. Hepimizin ortak derdi var: Emeğimizin karşılığını alamıyoruz, haklarımız gasp ediliyor, özgürlüğümüz daraltılıyor. Her alanda adalete ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Gelirde, vergide, ülkede adalet için mücadele ediyoruz. Ve biliyoruz ki sorunlarımızın çözümü, taleplerimizin karşılanması ancak yan yana gelmekten, birleşmekten geçiyor.
Bugün Türkiye’de;
Asgari ücret açlık sınırının altında, emeği ile geçinenler ay sonunu getirmek için çabalarken fon zenginleri zenginliklerini katlıyor.
Taşeron, kısa süreli sözleşmeler, esnek çalışma... İşçiyi köleleştiren yöntemler yaygınlaşıyor.
Her gün en az 4-5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Daha 2 gün önce Soma’da madencilerin haberini takip ederken Torbalı’da fabrika patlaması haberini aldık.
Örgütlenmek isteyen işçiler işten atılıyor, sendikal haklar engelleniyor.
Kadın emeği görünmez kılınıyor. Evde yüklendiğimiz bakım emeğinin devlet nezdinde bir karşılığı yok, bir de kadınları daha da güvencesiz hale getirecek nafaka düzenlemeleri gündemde...
Gençlerimiz, çocuklarımız, gelecek kaygısı içinde, düşük ücretle ve güvencesiz koşullarda çalışıyor. Öğrenci kenti olan Eskişehir’de her yerde öğrenci işçilere rastlamak mümkün...
Emekliler hayatta kalabilmek için asgari ücretin altında aldıkları ücretle geçinmek zorunda kalıyor.
Eskişehir’de nadir elementlerin peşkeş çekildiği, doğa talanının devam ettiği bir süreci yaşıyoruz.
Bu sorunlara karşı yaşayabilmek için yan yana gelmek zorundayız.
İşçiyi, kadını, genci, doğayı ayrı ayrı mücadeleye zorlayan düzen, bizi parçalayarak güçsüz bırakıyor. İşçi sınıfı örgütlü ve birleşik olduğunda karşısında hiçbir iktidar duramaz.
Grevdeki işçiye, direnen kadına, doğasını savunan köylüye omuz vermek, hepimizin ortak geleceğini savunmaktır.
Bizim mücadelemiz yalnızca ücret için değil; insanca yaşam için, özgürlük için, eşitlik için, demokrasi için bir mücadeledir.
Bugün burada buluşmamız, Eskişehir’in mücadele geleneğini büyütmek anlamına gelir.
Sevgili dostlar, biz yan yana geldiğimizde yalnızca bugünü değil, yarını da kazanırız. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca haklarımızı değil, onurumuzu da savunuruz. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca ekmeğimizi değil, özgürlüğümüzü de büyütürüz.
Bugün demokrasimizi ve anayasal düzenimizi hedefe alan akıl almaz kötülükle karşı karşıyayız.
Bu ülkede en temel kazanım şartları, demokrasiyi, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışan bu politikalara asla ama asla teslim olmayacağız.
Kendi iktidarlarına güvencesini baskıda, zulümde görenler bilsinler ki bu ülkenin tüm güzelliklerini üreten işçilerden, emekçilerden, kadınlardan, gençlerden yani halktan daha büyük bir güç yoktur.
Birleşmekten başka çaremiz yoktur.”





