Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı. Ancak bayramdan ziyade tatili konuşur hale gelmiş bulunmaktayız.

Acı bir gerçeğimiz var: Eskiden 7’den 77’ye büyük bir coşkuyla kutlanan bayramlar, bugün ne yazık ki tatil planlarının gölgesinde kalıyor. Artık 19 Mayıs’ın anlamını konuşmak yerine, onu başka tatillerle birleştirip plan yapanları konuşur hale geldik. Ne acı.

Özellikle 1980 ve 1990 doğumlu kuşak olarak bizler için bayramlar ekstra bir heyecan sağlıyordu. Stadyumda sahne alabilmek için adeta birbirimizle yarışırdık. Günümüzde ise kutlamaları masraf ve külfet olarak gören bilinçsiz ailelerin arasında, küçüklerimize Cumhuriyet ve Atatürk sevgisinin değerini anlatmaya çalışıyoruz.

Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kavramının, bizlere Atatürk’e olan sevgimizi ve gençlik bilincimizi üst seviyelerde tutmamız gerektiğini hatırlatması gerektiğini düşünen taraftayım. Fakat ne yazık ki günün anlam ve önemi, resmî tatil algısının ötesine geçemiyor.

23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi tarihlerin resmî tatilden ziyade daha çok birlik günü haline gelmesi gerekiyor. Stadyumlara sığmayalım. Caddeler şölen alanı olsun. Bayramlar tatil havasıyla değil, tören havasıyla geçsin.

Önümüzde 24 yıl sonra kavuştuğumuz Dünya Kupası heyecanı var. 19 Mayıs'ın spor aşkıyla, Türkiye Bayrağı altında, bu heyecana ortak olacak tüm olacak Türk milletinin Spor Bayramı olacağından da şüphem yok! Bu düşüncelerle, bugün, çocuğunun elinden tutup törenlere götüren aileleri can-ı gönülden tebrik ediyor, Aziz Türk Milleti’nin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.