Eskişehirspor taraftarının son haftalarda en çok sorduğu soru belliydi: "Transferler neden açıklanmıyor?"
Tribünlerde, sosyal medyada, şehirde hemen herkes aynı merakı taşıyordu. Rakipler peş peşe imzaları açıklarken Eskişehirspor'un sessiz kalması bazı kesimlerde endişeye neden oldu. Ancak bugün gelinen noktada bu sessizliğin önemli bir gerekçesi olduğu daha net görülüyor.
Türkiye Futbol Federasyonu'nun TFF 3. Lig için açıkladığı yeni kontenjan kuralı, kulüplerin sezon planlamasını doğrudan değiştirecek nitelikte. Artık maç kadrosunda en fazla 8 kontenjan futbolcu yer alabilecek. Bunların en fazla 5'i ilk 11'de, 3'ü ise yedek kulübesinde bulunabilecek.
Bu düzenleme, sadece sahaya çıkacak kadroyu değil, transfer stratejisini de baştan aşağı etkiliyor.
Böyle bir süreçte aceleyle yapılan her imza, sezon içinde ciddi sıkıntılara yol açabilirdi. Bugün beğenerek kadroya kattığınız bir oyuncu, yarın kontenjan nedeniyle tribünde oturmak zorunda kalabilirdi. Bu da hem kulübün bütçesini hem de takım içi dengeleri olumsuz etkileyebilirdi.
İşte tam da bu nedenle Eskişehirspor yönetiminin beklemeyi tercih etmesi, eleştirilecek değil, anlaşılması gereken bir yönetim refleksi olarak değerlendirilmeli.
Futbolda başarı yalnızca iyi oyuncular almakla gelmiyor. Doğru zamanda, doğru planlamayla kurulan kadrolar uzun maratonda her zaman avantaj sağlıyor. Sezon 90 dakikadan ibaret olmadığı gibi, transfer dönemi de birkaç günde tamamlanacak bir süreç değil.
Şimdi kurallar netleşti. Teknik heyet hangi profilde kaç oyuncuya ihtiyaç duyduğunu daha sağlıklı hesaplayabilecek. Yönetim de bütçesini ve kontenjanını riske atmadan hamlelerini yapabilecek.
Elbette taraftar heyecan ister, isim duymak ister, transfer açıklamalarını görmek ister. Bu beklenti son derece doğal. Ancak bazen en doğru hamle, beklemeyi bilmektir.
Eskişehirspor'un önünde uzun ve zorlu bir sezon var. Bu sezonu doğru planlamayla geçirmek, birkaç gün erken transfer açıklamaktan çok daha değerli olabilir. Çünkü futbolda hızlı davranan değil, doğru karar veren kulüpler kazanmaya daha yakındır. Bazen sabır, yapılan en önemli transferdir.