Endüstriyel futbol diye tarif edilmeye çalışılan; kumar, şike, menajerlik sistemi, bahis kirliliği, anormal rakamlarla kulüplerin borçlandırılması ve siyasi müdahaleler gibi birçok kirli unsurun bulunduğu, üretimin ve hizmetin olmadığı bir alanda “endüstriyel futbol” tabirini kullanmanın doğru olmadığını ifade ediyorum.

Eskişehirspor'un son yıllarda yaşadığı olumsuz süreç ve içinde bulunduğumuz durum bunun en güzel göstergesi. Bahsettiğim tüm bu olumsuzluklara, kirlenmişliğe rağmen olumlu bir şey yok mu derseniz, elbette var. O da Eskişehirspor’umuzun fedakâr, cefakâr taraftarı.

Sistemin kirliliği ve yanlış yönetimler nedeniyle Bölgesel Amatör Lig'e kadar düşen Eskişehirspor’umuz hiçbir zaman yalnız bırakılmadı. Seyirci ortalaması 10.000’in altına düşmediği gibi amatör ligde dünya seyirci rekorunu da eline geçirdi.

Bu hafta Kütahyaspor ile maçımız var ve iki gün önceden 34.500 kapasiteli stadımız tamamen doldu. Puan durumuna göre şampiyonluğun en büyük favorisi olan Kütahyaspor, belki de tarihinde ilk kez böyle bir taraftarın önüne çıkacak. Şampiyonluğa oynayan Kütahyaspor’un stadı 7.000 kişi kapasiteli olup çoğu zaman boş tribünlere oynuyor. Marka değeri ve tarihsel geçmişi itibarıyla Eskişehirspor ile boy ölçüşemeyecek durumda olan rakibimizin bu sezonki serüvenini yaşıyoruz. Oyun kalitesi açısından aramızdaki farkı pazar günü tüm Türkiye görecek.

Kütahya’nın takımıyla dostça bir maç olmasını, Kütahya’dan gelecek misafir taraftarın kazasız belasız bir yolculuk yapmasını, Eskişehirspor taraftarının tribün şovunu keyifle izlemelerini ve komşuluk hukukuna zarar verecek davranışlarda bulunmamalarını diliyorum. Dostluk kazansın, Eskişehirspor kazansın.