Günümüzde birçok anlaşma, borç ilişkisi, iş görüşmesi hatta ticari pazarlık WhatsApp üzerinden yürütülüyor. Peki taraflar arasında uyuşmazlık çıktığında bu yazışmalar mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?

Bu soruya doğrudan “evet” ya da “hayır” demek doğru olmaz. WhatsApp yazışmalarının hukuki değeri, mesajların nasıl elde edildiğine ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi, elektronik ortamdaki verileri de “belge” kapsamında değerlendiriyor. Dolayısıyla WhatsApp mesajları hukuk yargılamasında tamamen değersiz değildir. Bir alacak, anlaşma, ödeme taahhüdü veya taraflar arasındaki ilişkinin ortaya konulmasında yazışmalar önem taşıyabilir.

Ancak burada kritik nokta mesajların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmasıdır. Kişinin tarafı olduğu bir WhatsApp konuşmasını mahkemeye sunması ile başka bir kişinin telefonuna izinsiz girerek özel yazışmalarını ele geçirmesi aynı şey değildir. Anayasa’nın 38. maddesi uyarınca kanuna aykırı elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu da hukuka aykırı elde edilen delillerin mahkeme tarafından dikkate alınamayacağını düzenlemektedir.

Bir başka önemli mesele ise ekran görüntüleridir. Tek başına ekran görüntüsü her durumda tartışmayı sona erdirmez. Karşı taraf mesajları inkâr edebilir, görüntünün değiştirildiğini ileri sürebilir veya yazışmanın bütünlüğüne itiraz edebilir. Böyle durumlarda mesajların doğruluğu ve kime ait olduğu ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle önemli bir hukuki ilişkinin yalnızca WhatsApp yazışmalarına bırakılması risklidir. Özellikle yüksek tutarlı borçlarda, ticari anlaşmalarda ve önemli taahhütlerde usulüne uygun yazılı sözleşme yapılması çok daha güvenli bir yoldur.

Kısacası WhatsApp mesajı mahkemede işe yarayabilir. Ancak telefonda görünen her mesaj, kendiliğinden kesin ve tartışmasız bir delile dönüşmez.