Şanlıurfa’da bir liseye girerek rastgele ateş açan 2007 doğumlu bir zanlı, 16 kişiyi yaraladıktan sonra kendi yaşamına son verdi. Yaralılardan 3’ünün durumu ağır olmak üzere 9 kişinin tedavisi sürüyor.

Bu olayın üzerinden henüz bir gün geçmişken, Kahramanmaraş’ta bir okulda gerçekleşen silahlı saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti, 6’sı ağır 13 kişi yaralandı. Hayatını kaybedenlerin 8’inin öğrenci, 1’inin öğretmen olduğu açıklandı. Aynı gün Mersin’in Tarsus ilçesinde lise son sınıf öğrencisinin okulda tabanca ile yakalanması ise tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Artık herkesin aklında aynı sorular var. Bu kadar silah ile okullara nasıl girilebiliyor? Bu saldırılar neden önlenemiyor? Bu sorulara verilecek net ve tatmin edici cevaplar olmadan toplum vicdanı rahatlamayacaktır.

Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü, öğretmenin toplumdaki yerini en açık şekilde anlatır. Ancak bugün geldiğimiz noktada öğretmenlerimiz hayatını kaybediyor, öğrencilerimiz yaralanıyor. Eğitim yuvalarından silah sesleri yükseliyorsa, çocuklarımız korku içinde yaşıyorsa ortada çok ciddi bir güvenlik sorunu vardır.

Memleketin evlatlarının güvenliğini tehdit eden hangi unsur varsa vakit kaybetmeden ortadan kaldırılmalıdır. Okul, bir çocuğun ailesi tarafından emanet edildiği en güvenli alan olmak zorundadır. Bu güvenliği sağlamak ise devletin asli görevidir. Bu nedenle her okula istisnasız en az bir silahlı güvenlik görevlisinin devlet tarafından görevlendirilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. Bu mesele okul aile birliklerinin omuzlarına bırakılabilecek bir konu değildir.

Türkiye genelinde yaklaşık 28 bin bekçi ve 75 bin civarında okul bulunmakta. Mevcut imkanlarla dahi kısa sürede her üç okuldan birine güvenlik görevlisi yerleştirmek mümkün. Bu adım atılması gereken ilk ve en temel adımdır.

Çocuklarımız korkuyla değil umutla büyümelidir. Okullarımız şiddet haberleriyle değil başarı hikayeleriyle anılmalıdır. Bu konuda sorumluluk başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumların üzerindedir. Gecikmeden somut ve etkili adımlar atılmalıdır.