Son günlerde adım adım genel seçimlere giderken, bir tarafta milletvekili olmak isteyenler; diğer yanda yıllardır kendilerini temsil edecek milletvekillerini belirleme şansı yakalayamayan parti emekçilerinin, kendi adaylarını kendilerinin belirlemek istemesiyle ön seçim talebi, artık her türden engelleme girişimine rağmen yüksek sesle dillendiriliyor.
Bir kesim de var ki lafta yıllardır ön seçim söyleminde bulunup, pratikte kendi istedikleri olmadığında acele çark ederek çeşitli gerekçelerle ön seçim karşıtı olabiliyor. Bu konuda yıllardır süren kafa karışıklığını ve demagojik söylemleri ortadan kaldırmak gerekiyor.
Öncelikli olarak, ön seçim olabilmesi için seçimlerin; üyenin sandığa gidip özgür iradesiyle oy kullanmasıyla yapılması gerekir. Gücü elinde bulunduranların hazırladığı anahtar listeler seçimi sakatlar, bloke eder; üyenin özgür iradesine açık bir müdahaledir.
Gelelim diğer boyuta: Hâkim huzurunda yapılmadığında hukuki boyutu olmaz. Yani üyenin iradesi o anda tecelli etmez; değiştirilmeye ve müdahaleye açık olur.
Örgüt inisiyatifinde yapılan uygulamalar ön seçim olmaz. Çünkü sonuç itibarıyla sandık sonuçları resmileşmez; son karar parti meclisindedir. “Örgüt denetiminde ön seçim” diyen ya bu konuda zır cahildir ya da ön seçim karşıtıdır.
Partide aday belirleme yönteminin üç biçimi vardır:
Üyeye dayalı, hâkim huzurunda yapılan ön seçim.
Delegelerin belirlediği aday yoklaması ile adaylaşmaların oluşması.
Merkez yoklaması; yani adayların parti meclisi dediğimiz üst organ tarafından belirlenmesi.
Hâkim huzurunda yapılmayan her türlü seçimde belirleyici olan parti meclisidir. Kimse kimseyi kandırmasın.
Üyeye dayalı, hukuki güvencesi olan bir ön seçim partiye dinamizm katar; parti içi demokrasi işler. İnsanların daha çok güven duyduğu, destek verdiği bir parti hâline gelir. Ön seçimden korkanlar kesinlikle partiye katkı koyamazlar.
Ön seçimde projeler yarışır. Daha çok insanın aday adayı olacağı bir demokrasi şölenini tüm ülkeye yaşatmış oluruz. Kendi içinde demokrasiyi yaşamayanlar, ülkeye demokrasi getireceğiz söyleminde inandırıcı olamaz.
Partinin daha çok büyümesi ve iktidar olması için üyenin iradesine güvenmeliyiz. Üye; bilgisi ve emeği olanları, kendilerini temsil edecek yerlere taşır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Saygılarımla.