2014 yılından bu yana Eskişehir’de haber muhabirliği yapıyorum. Meslek hayatımda ilk kez bir röportaj girişimimin başka bir kişi tarafından engellenmesi başıma geldi.
Eskişehir’de görev yapan muhabirler olarak bir habere gittiğimizde, alanda bulunan farklı isimlerle de röportaj yaparak o gün ürettiğimiz haber sayısını artırmaya çalışırız. Belediye başkanları, milletvekilleri, il ve ilçe başkanları, oda başkanları ve sivil toplum örgütlerinin Eskişehir il temsilcileri de bu çalışma düzenini çok iyi bilir. Bizim için bir röportajın mutlaka başkanın makamında yapılması gibi bir zorunluluk yoktur. Gündemdeki bir konunun muhatabıyla kamuya açık bir alanda karşılaşırsak ve kendisinin de rızası varsa, röportajımızı orada gerçekleştiririz.
Bugün Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın, Hamamyolu Caddesi üzerindeki Yediler Parkı’nda bir basın açıklaması vardı. Açıklamayı Eskişehir’den yedi farklı basın kuruluşu takip ediyordu. Açıklama öncesinde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a, basın açıklamasının ardından bir röportaj yapıp yapamayacağımızı sordum. Kendisi de bunu kabul etti.
Rahmi Çınar’ın basın açıklaması sona erdi, kameralar kapandı. Toplu fotoğraf çekiminin ardından Kazım Kurt, alanda bulunan tüm medya kuruluşlarına ortak bir röportaj verecekti. Muhabirler de bu bilgiyle hareket ediyordu. Toplu fotoğraf çekimi tamamlandıktan sonra mikrofonlarımızla Kazım Kurt’a yöneldik. Ancak bu sırada, Kazım Başkan’ın hemen yanında bulunan Rahmi Çınar’dan beklemediğim bir tepkiyle karşılaştım. “Başkan istemiyor. Benim yaptığım açıklama gölgede kalıyor” gibi ifadelerle röportajı engellemeye çalıştı.
Röportaj teklifimizi kabul eden ve hazır olan Kazım Kurt da partisinin ilçe başkanını zor durumda bırakmamak adına duruşunu korudu. Ancak Rahmi Çınar’ın üslubu o kadar rahatsız ediciydi ki, ben de röportajı gerçekleştirmekten vazgeçtim. Keşke bu yaklaşıma rağmen röportajı iptal etmeyip Kazım Başkan’a sorularımızı yöneltseydik. Pişman olduğum tek konu da budur. Bu nedenle Kazım Kurt’tan özür diliyorum.
Daha sonra sosyal medya hesabımdan şu paylaşımı yaptım:
Gazeteciler, belediye başkanlarından; talep ettikleri yer ve zamanda, ilgili belediye başkanının rızası bulunması hâlinde röportaj yapma hakkına sahiptir. Bu hak, basın özgürlüğünün ve halkın doğru bilgi alma hakkının doğal bir sonucudur.
Hiçbir siyasi partinin ilçe başkanı ya da herhangi bir siyasi temsilci, “Yaptığım açıklama gölgede kalıyor” gibi gerekçelerle gazetecilerin görevini yapmasına engel olamaz. Bu tür müdahaleler kabul edilemez olup, basın özgürlüğüne açık bir müdahale niteliği taşımaktadır.
CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın, Belediye Başkanı Kazım Kurt ile gerçekleştirmek istediğimiz röportaj girişimini engellemesi yetki ve haddini aşan bir tutumdur. Bununla birlikte, görevini yapan gazetecilere bağırarak hitap etmesi de ciddi bir saygısızlık ve yanlışlıktır.
Yaşanan bu olumsuz tutum ve davranışlar nedeniyle Rahmi Çınar’ın gazetecilerden kamuoyu önünde özür dilemesini talep ediyoruz.
Basın özgürlüğüne ve gazetecilerin görevlerini serbestçe yapma hakkına yönelik her türlü müdahalenin karşısında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Bu paylaşımın ardından çok sayıda telefon aldım. Arayanları üç grupta toplayabilirim: Olayı öğrenmeye çalışanlar, arabuluculuk yapmak isteyenler ve Rahmi Çınar’dan hiç hoşlanmadığını açıkça dile getirenler.
Hayatta aklıma gelmeyecek bir olay bugün başıma geldi. CHP ile en ufak bir sorunum yok. CHP haberlerini yapmaya aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Rahmi Çınar’ın engellemesi nedeniyle Kazım Kurt’a soramadığım soruları da ilk fırsatta soracağım. Kazım Başkan’ın bu soruları en güzel şekilde yanıtlayacağına da eminim.
Rahmi Çınar konusunda ise kinci bir tavır içinde olmayacağım. Sadece bir özür bekliyorum. O özür gelene kadar da basın açıklamalarını görmezden geliriz, olur biter.