Ben yıllardır müteahhitlik yapıyorum. Bu işin temelinde yalnızca bina yapmak, para kazanmak ya da ticaret yapmak yok.

Her şeyden önce insanın yaptığı işin arkasında durması gerekiyor. Çünkü bana göre ahlaksızlık da kul hakkına girer. Bir insanın parasını almak, ona söz vermek ama karşılığında hakkıyla iş yapmamak büyük bir sorumluluktur.

Bugün sektörümüzde en fazla karşılaştığımız sorunlardan biri, aldığı paranın hakkını vermeyen ustalardır. Elbette işini layıkıyla yapan, emeğinin hakkını veren çok kıymetli ustalarımız var. Ancak bunun yanında işi sürekli hileyle, hurdayla çözmeye çalışanlar da var. Malzemeden kaçırmak, yapılması gereken işi eksik bırakmak, hatayı gizlemek ya da bugün yapılması gereken işi yarına ertelemek doğru değildir.

Benim için ustalık yalnızca el becerisi değildir. Ustalık aynı zamanda ahlaktır, sözdür ve güvendir. Bir insan “Ben bu işi böyle yapacağım” diyorsa, yaptığı iş de verdiği sözle örtüşmelidir. Söylediği başka, ortaya çıkardığı iş başka olan bir insanla uzun süre yol yürümek mümkün değildir.

İnşaat sektöründe yapılan yanlışın telafisi bazen çok ağır oluyor. Çünkü yaptığımız şey insanların yıllarca çalışıp biriktirdiği parayla aldığı yuvalardır. İnsanlar bize güveniyor ve ciddi bedeller ödüyor. Bizim de bu güvenin karşılığını vermemiz gerekiyor.

Ben kendi işlerimde şuna dikkat ediyorum: Bir iş nasıl yapılması gerekiyorsa öyle yapılmalı. Kısa yoldan kazanç elde etmek için kaliteden taviz verilmemeli. Bugün üç kuruş fazla kazanmak uğruna yarın insanların karşısında mahcup olmanın hiçbir anlamı yok. Para yeniden kazanılır ama kaybedilen güveni yeniden kazanmak çok daha zordur.