Eskişehir’e yıllardır “spor kenti” deniliyor. Peki gerçekten öyle miyiz? Futbol sahası sayısında Türkiye’nin son sıralarında yer alan bir şehirden söz ediyoruz.
Bir dönem tüm şehirler arasında son sıraya kadar gerileyen Eskişehir’in bugün de tablonun dibinden kurtulamadığı ifade ediliyor. Futbol potansiyeli olan, onlarca amatör kulübün yaşadığı bir şehir için bu tablo kabul edilebilir değil.
Üstelik mesele sadece futbol sahası da değil. Bu şehrin üst düzey liglerde mücadele eden basketbol takımı yok. Voleybolda şehri peşinden sürükleyen bir takım yok. Takım sporlarında neredeyse görünmez durumdayız. Bireysel branşlarda zaman zaman önemli başarılar geliyor ama yıllardır beklediğimiz büyük çıkışı ve sürekliliği göremiyoruz.
Buna rağmen dışarıdan bakıldığında Eskişehir hâlâ güçlü bir spor şehri gibi görünüyor. Bunun en büyük nedeni Eskişehirspor. Eskişehirspor’un tarihi, taraftarı ve Türkiye’nin dört bir yanında bilinen güçlü kimliği şehrin spor alanındaki eksiklerini adeta örtüyor. Ama perdeyi kaldırınca manzara pek öyle değil.
Bana göre kırılma noktalarından biri eski Atatürk Stadyumu’nun ortadan kaldırılmasıydı. Atatürk Caddesi’ndeki eski stat yalnızca futbol oynanan bir yer değildi. Altında güreş, judo, jimnastik, masa tenisi gibi branşların salonları vardı. Yanında Atatürk Spor Salonu, biraz ileride yüzme havuzu bulunuyordu. Futbolcu, basketbolcu, voleybolcu, güreşçi, halterci aynı bölgede buluşuyordu.
Üstelik şehrin merkezindeydi. Emek’ten çıkan da Çamlıca’dan gelen de tramvaya binip ulaşabiliyordu. Eskişehir’in spor kalbi orada atıyordu.
Biz o kalbi yerinden söktük ve parçalarını şehrin farklı noktalarına dağıttık. Stadyum Sazova'ya yapıldı. Yenikent'e kapalı spor salonu yapıldı gibi. Eski stat yıkıldığından beri de bana göre sportif başarılar konusunda her yıl biraz daha geriye gidiyoruz.
Önümüzde tutulması gereken ve almış olduğumuz bir söz var. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, yaklaşık 8 ay önce Eskişehir’de yaptığı konuşmada dört amatör futbol sahasının kente kazandırılacağı sözünü verdi.
Amatör kulüpler bekliyor. Futbolcular bekliyor. Futbolseverler bekliyor. Umarım o dört saha sözde kalmaz. Çünkü Eskişehir’in artık “spor kenti” sözünü tekrar etmekten çok, gerçekten spor kenti olmaya ihtiyacı var.