Eskişehir’de uzun süredir sabırsızlıkla beklenen çok önemli bir proje var: Kızılinler Jeotermal Projesi.
Belki bugün yeterince farkında değiliz ama jeotermal sağlık turizmi dünya açısından son derece önemli bir alan. Üstelik jeotermal kaynaklarını sağlık turizmiyle birleştirebilen şehirlerin sayısı da öyle çok fazla değil.
Eskişehir’e bu konuda çok büyük bir nimet verilmiş. Ayağımızın altında böylesine önemli bir kaynak var. Fakat biz bunu yıllardır istediğimiz ölçüde değerlendiremiyoruz.
Kızılinler Jeotermal Projesi tam da bu noktada Eskişehir’in kaderini değiştirebilecek bir proje.
Bu proje hayata geçtiğinde Eskişehir’e yalnızca Türkiye’nin farklı şehirlerinden insanlar gelmeyecek. İsveç’ten, Hollanda’dan, Finlandiya’dan, İsviçre’den, Norveç’ten, Danimarka’dan, Rusya’dan, Polonya’dan, Almanya’dan ve Avrupa’nın daha birçok ülkesinden insanlar bu tesislere gelerek sağlık ve termal turizm imkânlarından yararlanabilecek.
Bunun Eskişehir ekonomisine sağlayacağı katkıyı düşünün.
Şehre euro, dolar, sterlin girecek. Oteller kazanacak, esnaf kazanacak, restoranlar kazanacak, ulaşım sektörü kazanacak. Yeni yatırımlar gelecek, yeni istihdam alanları oluşacak. Eskişehir’in turizmdeki marka değeri yükselecek.
Böylesine büyük bir ekonomik potansiyel ortadayken insan ister istemez şu soruyu soruyor. Bu proje neden hâlâ bekliyor?
Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği, yaklaşık 500 milyon liralık bir bütçeyle bu projenin hayata geçirilmesi için gece gündüz çalıştı.
Toplanması gereken evraklar toplandı. Alınması gereken raporlar alındı. Gerekli izin süreçleri tamamlandı.
Üstelik bunun için ciddi bir para da harcandı. Yaklaşık 60 milyon liralık harcama yapıldı ve ortaya yaklaşık 370 sayfalık kapsamlı bir rapor çıktı. Yaklaşık 40 kurumun görüşünün bulunduğu bu raporda projeyi engelleyecek herhangi bir olumsuzluk olmadığı ifade ediliyor.
Şimdi gelinen noktada anlatılan tablo şu. Eskişehir’de bir bürokratın imzası gerekiyor. O imza atılacak, dosya Ankara’ya gönderilecek. Üstelik aldığımız bilgilere göre işin Ankara tarafında da önemli bir engel bulunmuyor. Dosyanın Ankara’ya ulaşmasının ardından işlemlerin kısa sürede tamamlanması ve projenin Resmî Gazete’de yayımlanmasının önü açılacak.
İnsanın bunları dinlerken gerçekten aklı almıyor. Evrak tamamsa, raporlar tamamsa, kurum görüşleri alınmışsa ve projeyle ilgili teknik bir olumsuzluk yoksa bu dosya neden masada bekliyor?
Eskişehir neden bekletiliyor? Bu sorunun artık açık bir şekilde cevaplandırılması gerekiyor.
Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce de düzenlediği basın toplantısıyla konuyu kamuoyunun gündemine taşıdı. Açıklamalar televizyonlarda yayınlandı, internet medyasında geniş yer buldu ve konunun yazılı basında da geniş şekilde yer bulacağını düşünüyorum.
Biz de gazeteciyiz. Doğal olarak araştırıyoruz, soruyoruz, konuşuyoruz.
Bu projenin ilerlemesinin önünde engel oluşturduğu iddia edilen üç farklı ismi biz de duyduk.
Bunlardan iki tanesine doğrudan proje hakkındaki düşüncelerini sordum.
Birinci isim, “Süreç kendi içerisinde ilerliyor” demenin ötesine geçmedi.
İkinci isim ise çok daha dikkat çekici bir cevap verdi; “Bildiklerim var ama bu soruya yanıt veremem. Rüştü Şentuna’ya sorun.”
Üçüncü isme ise Eskişehir’de görev yapan bir basın mensubunun ulaşması neredeyse imkânsız.
Burada özellikle altını çiziyorum. Biz kimseyi peşinen suçlamıyoruz. Duyduğumuz iddiaları gerçekmiş gibi kamuoyuna sunmuyoruz. Ama gazeteci olarak soru sormak zorundayız. Yaklaşık 500 milyon liralık bir yatırımdan bahsediyoruz. 60 milyon liralık hazırlık ve çalışma sürecinden bahsediyoruz. Yaklaşık 370 sayfalık bir rapordan, 40'a yakın kurumun görüşünden bahsediyoruz. Ve hepsinden önemlisi Eskişehir’in geleceğinden bahsediyoruz.
O zaman birileri Eskişehir kamuoyuna açıkça anlatsın:
Dosyalar şu anda nerede? Hangi imza bekleniyor? İmza neden atılmıyor? Teknik bir eksiklik mi var? Hukuki bir engel mi var? Kurumların olumsuz bir görüşü mü bulunuyor? Yoksa kamuoyunun bilmediği başka bir mesele mi var? Bunların hiçbirisi yoksa proje neden bekliyor? Eskişehir’in geleceği için bu soruların cevabını öğrenmek zorundayız.
Eskişehir’in gerçek anlamda bir turizm şehri olabilmesi için bu proje desteklenmeli. Eskişehir ekonomisinin yeni bir gelir kapısı kazanması için desteklenmeli.
Jeotermal tesislerden yararlanmak ve şifa bulmak amacıyla Eskişehir’e gelecek insanlar için desteklenmeli.
Şehrin önüne böylesine büyük bir fırsat gelmişken bunun bürokratik masalarda kaybolmasına izin verilmemeli.
Ben buradan Eskişehir Valisi Sayın Erdinç Yılmaz’a da seslenmek istiyorum.
Sayın Valim, Lütfen Kızılinler Jeotermal Projesi ile bizzat ilgilenin.
Dosya hangi kurumda, hangi aşamada, hangi gerekçeyle bekliyor, bunu bir öğrenin.
Ortada giderilmesi gereken bir eksiklik varsa giderilsin.
Hukuki veya teknik bir engel varsa Eskişehir kamuoyu bunu bilsin.
Ama hiçbir engel yoksa, yalnızca bir imza bekleniyorsa o zaman bu sürecin neden ilerlemediğinin de ortaya çıkarılması gerekiyor.
Sayın Valim bu düğümü çözebilecek makamların başında siz geliyorsunuz.
Eskişehir adına sizden bu konuya el atmanızı bekliyoruz.
Çünkü mesele artık yalnızca Kızılinler meselesi değil.
Mesele, Eskişehir’in elindeki büyük bir fırsatı değerlendirip değerlendiremeyeceği meselesidir.
Ve Eskişehir’in artık bekleyecek zamanı yok.