Son günlerde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye geçişiyle ilgili özellikle ulusal basın üzerinden farklı bir algı oluşturulmaya çalışıldığını görüyorum.

Israrla, Ayşe Ünlüce’nin YENİ Parti’ye kendi iradesiyle geçmediği, büyük bir baskı altında kaldığı ve istemeyerek bu kararı aldığı iddia ediliyor. Hatta bu iddialar bazı ulusal basın mensupları üzerinden kamuoyuna taşınıyor.

Son olarak Barış Yarkadaş, tv100 ekranlarında Ayşe Ünlüce ile ilgili, “Ayşe Ünlüce gitmek istemiyordu. Öyle bir siyasi operasyon yapıldı ki içi kan ağlayarak gitti” şeklinde bir değerlendirmede bulundu.

Ben gazeteciyim. Benim işim duyduğumu tekrar etmek değil, mümkün olduğunca doğrudan kaynağına sormaktır.

Afet Koordinasyon ve Lojistik Merkezi ile Sofra 26 Yemek Fabrikası’nın açılış töreninde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile çok kısa da olsa görüşme imkânı buldum. Gazetecilik tabiriyle “off the record” bir sohbet gerçekleştirdik.

Kendisine tek bir soru yönelttim.

“YENİ Parti’ye baskıyla geçtiğiniz söyleniyor, doğru mu?” diye sordum.

Ayşe Ünlüce bu iddiayı açık bir şekilde yalanladı. YENİ Parti’ye gönül rahatlığıyla, severek ve isteyerek geçtiğini ifade etti.

Sohbetimizin “off the record” olması nedeniyle burada konuşmanın ayrıntılarını paylaşmıyorum. Ancak bugün kamuoyunda ortaya atılan “baskıyla geçti” iddiasının doğru olup olmadığını doğrudan kendisine sorduğumu ve aldığım cevabın bu iddiayı doğrulamadığını söylemek gazetecilik açısından önemlidir.

Kaldı ki Ayşe Ünlüce’nin kamuoyuna yaptığı açıklamalar da ortada.

Ayşe Ünlüce birkaç gün önce yaptığı açıklamada taktığı rozetin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’e, adalete, demokrasiye, işçiye, çiftçiye, esnafa, gençlere, çocuklara, kadınlara, Eskişehirlilere ve tüm vatandaşlara verilmiş bir söz olduğunu ifade etti. Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde belediyecilik çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.

Burada başka bir gerçeği daha hatırlatmak gerekiyor.

Ayşe Ünlüce’nin YENİ Parti’ye geçeceği zaten son dakikada ortaya çıkmış bir konu değildi. Bu kararın Eylül ayındaki Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısından önce hayata geçirileceği konuşuluyordu. Nitekim beklenen geçiş, söylenen tarihten yaklaşık 20 gün önce gerçekleşti.

Dolayısıyla bugün çıkıp hâlâ “Baskıyla geçtiler, istemeden gittiler” demek, yaşanan siyasi süreci açıklamaktan çok başka bir siyasi anlatı oluşturmaya benziyor.

CHP’den YENİ Parti’ye yönelik geçişlerin bu söylemlerle yavaşlatılabileceği düşünülüyor olabilir. Ancak görünen köy kılavuz istemez.

YENİ Parti’nin Türkiye genelindeki üye sayısının 500 bini geçtiği açıklandı. Eskişehir’de de üye sayısının 6 binin üzerine çıktığı ifade ediliyor. Bunlar siyasi açıdan dikkate alınması gereken rakamlardır.

Eskişehir cephesinde ise benim özellikle dikkatimi çeken başka bir durum var.

CHP Eskişehir İl Başkanı bugüne kadar basın mensuplarıyla bir buluşma gerçekleştirip yaşanan süreci kamuoyuna anlatmadı. Eskişehir’de siyasetin dengeleri değişirken, belediye başkanlarının ve parti üyelerinin YENİ Parti’ye geçişleri tartışılırken CHP Eskişehir örgütünün bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği hâlâ önemli bir soru olarak önümüzde duruyor.

Ulusal televizyonlardan “Ayşe Ünlüce istemiyordu”, “baskıyla gitti”, “içi kan ağlayarak geçti” demek kolay.

Ben ise Eskişehir’de, Ayşe Ünlüce’nin karşısında durup bu iddiayı doğrudan kendisine sordum.

Verdiği cevap netti.

Baskıyla geçmediğini söyledi.

Gönül rahatlığıyla, severek ve isteyerek geçtiğini ifade etti.

Bundan sonrası siyasi partilerin kendi mücadelesidir. CHP bu geçişleri nasıl durduracak, YENİ Parti Eskişehir’de ne kadar büyüyecek, önümüzdeki günlerde başka geçişler olacak mı; bunları hep birlikte izleyip göreceğiz.

Ancak bir iddia kamuoyuna gerçekmiş gibi anlatılacaksa, önce o iddianın muhatabına sorulması gerekir.

Ben sordum.

Aldığım cevap da ortada.